Süleyman Demirel'in anatomisi

Süleyman Demirel in anatomisi
03 Şubat 2010 Çarsamba, 02:53 Türk siyaset arenasının ünlü ismi Süleyman Demirel'in yaşamındaki kilometre taşları; Güniz sokak, Zincirbozan, "Doğru Yol" ve Çankaya'ya uzanan tırmanışın unutulmayan kısa öyküsü..

İlk adı: Dolaksızoğlu Süleyman Sami Gündoğdu...


1 Kasım 1924 yılında İsparta'nın Atabey ilçesine bağlı İslamköy'de doğdu. Ümmühan ve Yahya çiftinin ikinci çocuğuydu. İlk önce Afife doğdu, ablayı kendisi, Şevket ve Ali takip etti. Dedelerini anımsamıyor. Arnavutluk'tan göç ettikleri tahmin ediliyor. Anne ve babası köyde yaşıyorlar, geçimlerini tarlada çalışarak sağlıyorlardı. Ekonomik durumları çok iyi değildi. O tarihlerde köylerinde diğer köylerde olduğu gibi elektrik yoktu, suya ancak yağmur yağarsa kavuşuyorlardı.

1930 yılında İslamköy'de ilkokula başladı. Ortaokul öğrenimine İsparta'da devam etti. İlk radyoyu 12 yaşında gördü. Şaşırdı.. Adını değiştirdi: Süleyman Demirel oldu. Ortaokul ikinci sınıfta parasız yatılı okuma hakkı kazandı. Bundan sonra öğrenimi Muğla ve Afyon'da sürdü. 1941 yılında Afyon Lisesi'nden mezun olunca İstanbul Teknik Üniversitesi (O dönemdeki adı Yüksek Mühendis Mektebi)'ni parasız yatılı öğrenci olarak kazandı. İstanbul'a geldi ve ilk kez deniz gördü. Motor bölümündeydi. Bir an önce para kazanıp ailesine yardım etmek için ikinci sınıfta inşaat bölümüne geçiş yaptı. Okul bitince uzaktan akrabası, köylüsü, kız sanat enstitüsü mezunu Nazmiye Şener ile 12 Aralık 1948 tarihinde evlendi.

1949 yılında üniversitenin Su Bölümü'nden Yüksek İnşaat Mühendisi olarak mezun oldu. Stajını, bir müteahhidin yanında, Burdur'da yaptı. Staj bitince İstanbul Sular İdaresi'nde işe başladı. 1949 yılında Amerika'ya gitti ve Bureau of Reclamatien (Su İşleri Teşkilatı)'nda görev aldı.

1950 yılında Türkiye'ye döndü. ve Elektrik İşleri Etüd İdaresi (EİEİ) Umum Müdürlüğü'nde mühendis olarak göreve başladı. Süleyman Demirel'in ailesi çocuklarını ancak burslu okutabilmişlerdi. Bu nedenle Süleyman Demirel bir kamu kuruluşuna girerek bursunu ödemek zorundaydı. EİEİ'de göreve başladı. 1952 yılında Seyhan Barajı inşaatı nedeniyle Seyhan Büro Amirliği'ne; daha sonra da Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde Barajlar Dairesi Reisliği'ne atandı.

1954 yılında E.E.F (Eisenhower Exchange Fellowships) bursu ile tekrar Amerika'ya gitti. Bu kez yanında Nazmiye Demirel de vardı. Standart Oil Of California-First National City Bank- İsrail Electric Co. gibi Amerika ve İsrail büyük şirketlerinin desteklediği EEF bursu, Az gelişmiş ülkelerdeki önemli mevkilere gelmeye aday (veya getirilmeye aday) kişilere veriliyordu. Bir yıllık ABD seyahati Demirellere çok yaradı. Nazmiye hanım biraz İngilizce öğrendi, otomobil kullanmaya başladı. Yeni kıyafetler aldı, bol bol.. Süleyman Demirel, Amerika'da Sulama ve elektrifikasyon üzerine çalışmalarda bulundu. Bursun amacı doğrultusunda yeni dostlar edindi.

1955'te yine Devlet Su İşleri'nde bu kez Genel Müdür olarak göreve başladı. 27 Mayıs 1960 askeri harekatından sonra görevinden alındı. Başta Celal Bayar ve Adnan Menderes olmak üzere DP'li bakanların, milletvekillerinin ve bürokratların yargılandığı Yassıada'ya götürüleceğinden çok korkuyordu. Şansı yardım etti. Devlet Su İşleri Müdürlüğü yaparken dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel'le yakın ilişki kurmuştu. 27 Mayıs harekatının lideri Cemal Gürsel, Demirel'i koruyarak Yassıada'ya göndermedi.

13 Temmuz 1960 yılında asker oldu. Askerliğini Ordu donatım Okulu'nda yaptı. Yedek subaydı. Yıllardır kendisinin emrinde çalışan Turgut Özal, Süleyman Demirel'in amiriydi. Çünkü demirel asker kaçağı durumuna düşecek kadar geç askerliğe başlamıştı. Aynı yerde Kenan Evren de okulun Kurmay Başkanı'ydı. 1960 yılının sonunda askerliğine Devlet Planlama Teşkilatı'nda devam etti. Askerlikten sonra Amerikan Morrison Şirketi'nin Türkiye temsilcisi oldu. Morrison firması Ereğli Demir ve Çelik Fabrikası'nın yapımını üstlenmişti. O yıllarda Demirel dur-durak bilmeden çalışıyordu. Ortadoğu Üniversitesi'nde öğretim görevliliği de yapıyordu. Bu arada Ortadoğu Üniversitesi'nin su şebekesi yapımını üstlendi.

9 Eylül 1975 tarihinde CHP Genel Sekreteri Mustafa Üstündağ, Meclis kürsüsünde şöyle diyordu: "Sayın Demirel politikaya girmeden önce ODTÜ'de hocalık, aynı zamanda müteahhitlik yapıyordu. Bu dönemde Demirel, bazı verileri saklayarak ODTÜ'de su ihalesine girmiş diğer müteahhitlerden daha fazla kırarak ihaleyi almıştır. Dışarıdan getirilecek malzemelerde, devletin üniversiteye tanıdığı gümrük bağışıklığını  hocası olarak çalıştığı üniversite yönetiminden saklayarak ihaleyi kendi üzerine almış, üniversitenin hakkı olan bağışıklığı kendi üzerinde kullanarak büyük çıkar sağlamıştır"

Ortadoğu Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nde mühendislik dersleri 1964 yılına kadar sürdü. Süleyman Demirel, AP Genel Başkanı olmadan önce, o yıllardaki siyasi gelişmelere kısaca göz atmak gerekiyor; 11 şubat 1961 tarihinde  Adalet Partisi kuruldu. Genel Başkanı ise emekli General Ragıp Gümüşpala oldu. 25 Ekim 1961'de genel seçimler yapıldı. Demokrat Parti'nin devamı olduğunu söyleyen merkez sağ Adalet Partisi, yüzde 34.7 oy alarak 158 milletvekili çıkardı. 10 Kasım 1961 yılında CHP ile AP, koalisyon hükümeti kurdular.

İsmet İnönü hükümete başkanlık etti. Ancak hükümet altı ay gibi kısa bir süre iktidarda kalabildi, sonra dağıldı. 30 Mayıs 1962'de CHP-CKMP (Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi) ve YTP (Yeni Türkiye Partisi) ortak hükümeti kuruldu. 30 Kasım 1962 tarihinde yapılan AP büyük kongresinde Ragıp Gümüşpala Genel Başkan olurken, Süleyman Demirel Genel İdare Kurulu Üyeliği'ne ve Genel Başkan Yardımcılığı'na seçildi. Ancak kısa bir süre sonra bu görevlerinden istifa etti.

Demirel'in istifasına yol açan olay şuydu: DP'nin Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Yassıada Mahkemeleri'nde yaşlı olduğu gerekçesiyle Menderes-Zorlu-Polatkan gibi asılmamış, müebbete mahkum edilmişti. Cezasını Kayseri Cezaevi'nde çekiyordu. AP seçimlerden başarı ile çıkınca, Celal Bayar'ın serbest bırakılması için kampanya başlattı. Sonuçta Bayar, 22 Mart 1963 yılında serbest bırakıldı. AP, bu zaferini gövde gösterilerine dönüştürdü. Bayar, Kayseri'den Ankara'ya konvoyla getirildi. Ankara'da miting yapıldı, 27 Mayıs aleyhine sloganlar atıldı. 24 Mart günü ise durum tersine döndü. Bu kez sokakta CHP'liler vardı. Protesto mitingi saldırıya dönüştü. AP yanlısı Yeni İstanbul Gazetesi'nin Ankara Bürosu ve AP Genel Merkezi saldırıya uğradı. İşte bu saldırı sırasında partide bulunan Süleyman Demirel, "Bu ülkede politika yapılmaz" diyerek şapkasını bile almadan arka pencereden kaçıp gitti. Sonra da partiye hiç uğramadı ve görevlerinden affını istedi.

17 Kasım 1963'te yerel seçimler yapıldı. AP aldığı yüzde 45.8 oyla seçimden zaferle çıktı. AP, yüzde 36.9 oy alan CHP'yi geride bırakmıştı. İsmet İnönü'nün başbakanlık koltuğunda oturduğu koalisyon hükümeti, ancak bağımsızların desteğiyle görevine devam etti. 6 Haziran 1964 yılında AP Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala kalp krizi geçirdi ve öldü. AP yeni genel başkanını seçmek için delegeleri Ankara'ya çağırdı. O günlerin gazetelerinin çoğunun birinci sayfasında Süleyman Demirel'in fotoğrafı vardı. Basın, Demirel'i, Amerika ve Batı'nın istediğini yazıyordu. Demirel'in ABD Başkanı Johnson ile çekilmiş fotoğrafları elden ele dolaşıyordu. Verilmek istenen mesaj, Amerika, Demirel'in arkasındaydı!.. Parti içindeki muhafazakar kanadın temsilcisi Sadettin Bilgiç, kongreye 30 gün kala genel başkanlığı çantada keklik görüyordu. Çünkü biliyordu ki teşkilata hakimdi. Ancak kongreye bir kaç gün kala, olan biteni şaşkınlıkla izlemey başladı. Şaşırmıştı, kendi kendine soruyordu; "Neler oluyor?"

AP Genel Başkanlığı'na aday Demirel için masonluk iddiası ortaya atıldı. Üstelik iddia belgeliydi. Belge, Bilgi Locası'nın 1959 senesi albümünde Süleyman Demirel'in yer aldığı 15'inci sayfanın fotokopisiydi. Belgeye göre, Demirel'in Bilgi Locası'na kayıt numarası 48; sıra yani üye numarası 43'tü. Aynı sayfada Dr. Şekur Okten ile Dişişleri görevlisi Rasim Fenmen'in de fotoğrafları ve fotoğraflarının altında kayıt-üye numaraları vardı. Demirel ile aynı sayfayı paylaşanlar hep sustular. Ancak Dr. Şekur Okten vefat edince Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası 2 Haziran 1976 tarihinde Milliyet Gazetesi'ne vefat ilanı verdi. 4 Mayıs 1988 tarihinde Hürriyet Gazetesi'nde anılarını yayınlayan Erol Simavi, Dekirel'in mason hem de üstad mason olduğunu ifade etti. Ancak, mason derneğinin üstadı Necdet Egeran bu iddiayı çürüterek Demirel'in cemiyetlerine üye olmadığını söyledi. Türk Yükseltme Cemiyeti, 14 Kasım 1964 tarihli, "Süleyman Demirel, isteğinize uyarak yapılan tetkiklere göre, cemiyetimizde kaydınızın bulunmadığı anlaşılmıştır. Saygılarımla." 2. Başkan yazısıyla, Demirel'i zor durumdan kurtardı.

Ancak, aynı zamanda Amerikan petrol devi Mobil'in Türkiye temsilcisi olan Egeran'ın bu açıklaması mason cemiyetini böldü. Aralarında büyük tartışmalar çıktı ve sonunda Egeran'ın istifası istendi. Masonlar, kendi içlerindeki tartışmayı sürdürürken, Süleyman Demirel, 29 Kasım 1964 günü yapılan kongrede Genel Başkan seçildi.

Demirel, delegelerin 1062 oyunu alarak seçilmişti. Diğer adayların oyları şöyleydi: Sadettin Bilgiç 552 oy, Tekin Arıburun 39 oy... AP'nin bu kongresinde, Türk siyasi yaşamında, bir ilke imza atıldı. İlk kez taşradan gelen delegeler lüks otellerde ağırlandı; yedirilip içirildi, ünlü eğlence merkezlerine götürüldü. 13 Şubat 1965 yılında Başbakan İsmet İnönü, kendi hükümeti tarafından hazırlanan  önergede, red oyu alınca istifa etti. 20 Şubat 1965 tarihinde AP, CKMP; YTP bir araya gelerek koalisyon hükümeti kurdular. Suat Hayri Ürgüplü, Başbakan oldu; Süleyman Demirel ise Başbakan Yardımcısı... 10 Ekim 1965 seçimleri Adalet Partisi'nin zaferi ile sonuçlandı. Adalet Partisi yüzde 52.9 oy alarak, 240 sandalye ile tek başına hükümet oldu. 27 Ekim 1965 tarihinde Süleyman Demirel artık Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanıydı.

Devleti, milleti sevdiği için politikayla ilgilendiğini söylüyordu. "Şunu söyleyeyim ki on sene içinde Türkiye'nin sayılı işadamı olacaktım. Bakın görün bir sene sonra bana fakir diyecekler" 12 Ekim 1969 seçimlerinden de zaferle çıktılar. Yüzde 46.6 oyla Meclise 256 milletvekili sokmuşlardı. AP oyu azalmıştı. ama aldığı oy yine tek başına hükümet olmaya yeterliydi. 3 Kasım 1969 tarihinde yeniden hükümeti kurdular.

Bu dönem Demirel için hayli zor geçti. Parti içindeki muhalif kanat Bilgiç gurubu, muhalefet partileriyle ortak hareket etme noktasına gelmişti. Demirel'i o günlerde en çok yıpratan olay ise kardeşleri hakkında basında çıkan yolsuzluk iddialarıydı. İddiaya göre, Demirel siyasi nüfuzunu kullanarak kardeşlerine krediler verilmesini sağlamıştı. Demirel özellikle kendisi ve Şevket Demirel'in okuması için köyde kalarak babalarına yardım eden küçük kardeşi Ali'ye çok zayıftı. Demirel belki de yaşamının en zor günlerini yaşıyordu. Başta Sadettin Bilgiç olmak üzere partinin 6 ağır topu istifa ettiler. 11 Ocak 1979 tarihinde Demirel'in Meclise sunduğu bütçe 41 AP'linin de karşı oyuyla reddedildi. Demirel istifasını Cumhurbaşkanı'na sundu. AP kaynıyordu. Parti içi muhalefet Demirel'in kellesini istiyordu. Muhalefetin en önemli kozu Demirel kardeşlerin kredi işleriydi. Demirellerin mal varlığı Meclis gündeminden hiç düşmüyordu. Muhalefet, Meclis Araştırma Komisyonu'nun kurulmasını istiyordu. Demirel, 15 Ocak 1979 tarihinde basın toplantısı yaparak iddialara açıklamalar getirdi. Kardeşlerinin kendi nüfuzunu kullanarak çeşitli bankalardan 26 milyon liralık (2 milyon dolar ya da 1500 adet apartman dairesi) kredi aldıkları iddiası yalanlandı. Kardeşleri 26 milyon değil, 19 milyon liralık (1 milyon 460 bin dolar) kredi kullanmışlardı!.. Baba Yahya Demirel, bile tartışmalara katılmıştı. Meclise gönderdiği açıklamada şöyle diyordu: "1925 yılından 1948 yılına kadar ticaret ve ziraatla iştigal ettim. Bu müddet içinde altın ve para olarak biriktirmiş olduğum 2.5 milyon lirayı sermaye yapması için oğlum Ali Demirel'e uzun vadeli borç olarak verdim" O yıllardaki 2.5 milyon lirayı siz hesaplayın, bu parayla neler neler yapılacağını? Bir apartman bile 10 bin lira olduğu düşünülürse o parayla hangi hacimde yatırımlar yapılırdı?

Türk siyaseti benzer bir olayı da 1998 yılında yaşayacaktı. DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, zenginliğinin kaynağı olarak annesinin çıkınındaki altınları gösterecekti. O tarihlerde devletin bütçesinin sadece bir kaç on milyondan ibaret olduğu düşünülürse Yahya Demirel'in Türkiye'nin en zenginlerinden biri olması gerekiyordu. Ancak düne kadar herkes Demirelleri yoksul biliyordu. Bizzat Demirel'in kendisi, babasının 42 lira olan yol vergisini ödeyemediği için yol yapımında çalıştığını söylemişti. Kendisi ve kardeşi şevket yoksulluk nedeniyle hep yatılı okumuşlardı. Meğer, Çoban Sülü zenginmiş!..

Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, kendisine istifasını sunan Demirel'e tekrar hükümeti kurma görevini verdi. Demirel özellikle Yeni Türkiye Partisi'nden bazı milletvekillerini transfer ederek yeterli desteği buldu. Mebus Pazarı sözü siyasi terminolojimize bu yıllarda girdi. Bu güvenoyunun yüz binlerce lira rüşvete mal olduğu söylendi. Süleyman Demirel bu en güç durumdan yine kellesini koruyarak kurtulmuştu. Ancak, bir yıl sonra, 9 Aralık 1970 tarihinde kardeşlerine kredi sağlanmasıyla ilgili Soruşturma Hazırlık Komisyonu, hazırladığı raporu milletvekillerine dağıttı. 16 Aralık'ta Meclis'te konuyla ilgili görüşmeler başladı. Yapılan oylamada, önerge 276'ya karşı 309 oyla reddedildi. Demirel, Yüce Divan yolundan kurtulmuştu.

Meclis, Demirellerin mal varlığını soruşturmayı reddetmişti, ancak araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu işin peşini bırakmayı düşünmüyordu.  Ziraat Bankası Disiplin Kurulu Hacı Ali Demirel'in ortağı bulunduğu şirketlere, 124/160 sayılı senet karşılığı avans hesabı usulsüz paralar verdi; 1 Temmuz 1967/14 Kasım 1968 tarihleri arasında 2 milyon TL, 14 Kasım 1968/24 Ocak 1969 tarihleri arasında 3 milyon 609 bin TL, 24 Kasım 1969/30 Eylül 1970 tarihleri arasında 7 milyon 509 bin TL... Usul ve yasaya aykırı olarak verildiği saptanmıştır Verilen kredilerin büyüklüğü Doların o günkü değeri göz önüne alındığında ortaya çıkıyor. Dolar o günlerde 14 TL Örneğin 7 milyon 509 bin TL'nin 1998 yılındaki karşılığı 536 bin Dolar. Uğur Mumcu o günlerde sık sık soruyordu: Hacı Ali Demirel'in Ankara Kavaklıdere'de; 2538 ada, 14 parsel; 2539 ada, 5 parsel; 2538 ada, 13 parselde gayri menkulleri var mıdır? Yenimahalle Orman Çiftliği 2104 ada 35 parsel; 2104 ada 36 parsel; 2104 ada 29 parsel... Ankara Balgat semtinde 1819 ada 200 parseldeki sahip olduğu toprakların satış bedeli ne kadardır? Bu gayri menkuller Hacı Ali Demirel tarafından hangi tarihte, kaç liraya satın alınmıştır? Maltepe, Eti mahallesi, 7377 ada, 1 parseldeki gayri menkulle, 7377 sayılı parseldekinin şimdiki satış bedeli ile alış bedeli açıklanabilir mi? Gazeteci Burhan Cenkçi, Gene mi Demirel? isimli kitabında o dönemi şöyle anlatıyor: Devlet Demir yolları Genel Müdürlüğü'nün Ankara'da arsaları var. İsmi arsa ama, arsalar Ankara'nın en güzel yerinde. Arsalar altın değerinde. Demirel kardeşler öncelikle bu arsaları gözlerine kestirmişler. Kaşla göz arasında arsalar yok fiyatına Demirel kardeşlerin oluverdi Yazarın belirttiği 2 bin metre karelik topraklar, 33 bin metre kare üzerinde kurulu bulunan Hacı Ali Demirel'in Özel Yükseliş Koleji'nin arazisine katıldı. Şevket Demirel ile Hacı Ali Demirel ilk olarak Terakki Koll. Şirketi7ni kurmuşlardı. O zamanlar Türkiye'de henüz kimse gümrük indiriminin ne olduğunu bilmiyor. Teşvik tedbirleri diye bir olaydan haberdar değil. Terakki Koll. Şirketi için ilk kez; yüzde 60 yatırım indirimi, yüzde 70 gümrük muafiyeti, geliştirme fonundan yararlanma, teşvik fonundan yararlanma, döviz kredilerinden yararlanma... Yani fabrika hemen hemen gümrüksüz olarak Türkiye'ye sokuluyor. Hiç bir vergi verilmiyor. Sermayeyi bankalar karşılıyor.. Yani bedavadan fabrika! Diğer şirketleri Orma. Orma 500 bin TL sermaye ile kurulmuş bir şirketti. Bu şirkete verilen 1 milyon 200 bin Amerikan Doları kredi, şirket sermayesinin 24 katıdır. Bu kredi Türkiye Cumhuriyeti'nin kefaletiyle Avrupa Yatırım Bankası'ndan sağlanmıştır. Bu tam anlamıyla yağlı börektir. Çünkü Avrupa Yatırım Bankası'nın verdiği kredinin faizi yok denecek seviyededir.. Yıllık yüzde 5'e ulaşmaktadır Romanya'dan 20 bin adet traktör ithaline izin verildi. Bu özel izin Hacı Ali Demirel için verildi. Bu traktörlerin alış fiyatı 60 bin liradır. Köylüye satış fiyatı da 120 bin lira... Köy-Koop tüzel kişiliği olan bir kuruluştur. Romanya'dan traktör ithali için hükümete ilk başvuruyu da Köy-Koop yapmıştır. Tüm direnmelere karşın, Hükümet Köy-Koop'a Romanya'dan traktör alımı için ithal iznini vermemiştir. Böylece Demirel kardeşlerin servetlerine servet katılacaktır Süleyman Demirel, bu güç dönemlerden hep Meclis'teki çoğunluğu ile sıyrıldı. Ancak 12 Mart 1971 tarihinde ordunun verdiği muhtıra sonucu Başbakanlık'tan istifa etti.

Ama yeni kurulan hükümetlere AP'den milletvekili verdi. Darbeye sadece kendisini iktidar koltuğundan ettiği için karşıydı. Demirel hükümete geldiği ilk günden itibaren 1961 Anayasası'na karşıydı ve her zaman değiştirilmesi için çalıştı. Fakat, Mecliste Anayasayı değiştirecek çoğunluğa hiç ulaşamadı. Oysa 12 Mart darbe hükümeti Demirel'in istediği değişiklikleri hem de çok kısa bir sürede Meclisten geçirerek çıkardı. 12 Mart hükümetlerinden; (Nihat Erim, Ferit Melen ve Naim Talu) sonra 14 Ekim 1973 yılında genel seçimler yapıldı. Süleyman Demirel'in Genel Başkanlığı'ndaki AP ilk kez sandıktan ikinci parti olarak çıktı. Birinci parti, Bülent Ecevit başkanlığındaki CHP'ydi.  AP 3 milyon 200 bin, CHP 3 milyon 400 bin oy almıştı. CHP 186, AP 149 milletvekili çıkarmıştı. 26 Ocak 1974 tarihinde CHP-MHP Koalisyon Hükümeti kuruldu ve güvenoyu aldı. Süleyman Demirel artık ana muhalefet partisi lideriydi. 19 Ekim 1974 tarihinde Başbakan Bülent Ecevit istifa etti.

Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, hükümet kurma görevini önce Sadi Irmak'a verdi ama Irmak, hükümeti kuramadı. O zaman Süleyman Demirel'e görev verildi. 31 Mart 1975 tarihihnde koalisyon hükümeti (Birinci Milli Cephe Hükümeti, bazılarına göre ise Birinci Milliyetçi Cephe) kuruldu. Koalisyonu oluşturanlar AP, MSP, MHP, CGP ve DP'den ayrılan 9 bağımsız milletvekiliydi. Süleyman Demirel kısa bir aradan sonra bir kez daha Başbakanlık koltuğuna oturdu.

Demirel ailesi ile ilgili haberler yine gazete gazete manşetlerine çıkmaya başladı. Bu kez haberler Hacı Ali Demirel'in oğlu Yahya Demirel ile ilgiliydi. Yahya Demirel Ankara'da Kavaklıdere'de Rıza Şah Pehlevi Caddesi No:13/12'de Orman Ürünleri'nin yurtdışına satışlarıyla ilgili özel şirketin başında Libya, İtalya, ve Kıbrıs'a mobilya ihracatı yapmaktadır. Yahya Demirel firmasının Libya'ya 200 takım ceviz kaplama yatak odası takımı ile İtalya'ya 400 takım yemek odası ihraç istemleri Ticaret Bakanlığı'nca 22 Kasım 1974 tarihinde 2182 ve 2183 sayılarla tescil edilmiştir. 24 Nisan 1973 gün ve 7/6270 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi'ne göre yurtdışına mobilya ihracatı yapan firmalara yüzde 75 oranında vergi iadesi sağlanmaktadır. Yahya Demirel'in birden bire mobilya ihracatına merak sarması Ticaret Bakanlığı'nın bazı bürokratlarınca endişeyle karşılanmış ve Bakanlık İhracat Müdürlüğü 25 Kasım 1974 gün ve 14680 sayılı yazı ile Gümrük ve Tekel Bakanlığı'na başvurarak; Bu işlerde büyük oranda kar sağlanmıyor. Gümrük çıkışlarına dikkat edilsin Gümrük ve Tekel Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürü Recai Erk imzası ve 2 Şubat 1975 gün ve 35602 sayılı yazı ile Yahya Demirel'in mobilya ihracatını Karadeniz Ereğlisi'nde yaptığı gümrük çıkışlarında incelemelerin titizlikle sürdürüldüğü bildirilmiştir.

Yahya Demirel'in yurtdışına sattığı mobilya satış tutarını 27 milyon 377 bin 394 TL olarak göstermiş, bundan, 20 milyon 530 bin 455 TL (1 milyon 464 bin dolar) vergi iadesi sağlamıştı. Libya'ya 940 adet yemek odası takımı ihraç etmek istemişti. Bundan sağlanacak kazanç ise 16 milyon 820 bin 27 Türk Lirasıydı. (1 milyon 200 bin dolar) İhracat yapsın vergi iadesi alsın kimse bir şey demiyordu. Ancak ceviz kaplama olarak gösterilen mobilyalar uyduruk suntalardı. Zaten Ankara'daki mobilyacılardan topladığı kırık dökük mobilyalarla da hayli ilgi çekmişti. Mobilyacılar yeğen Yahya'nın bu işe yaramaz mobilyaları neden topladığı önce anlayamamışlardı. O günkü gazete manşetlerinde bu tür haberler sürüp gidiyor.

İşin özü şuydu: Başbakan Demirel'in yeğeni Yahya Demirel, İsviçre'de üç firma aracılığıyla İtalya, Libya ve Kıbrıs'a mobilya ihraç ettiğini ileri sürerek Merkez Bankası'ndan toplam 20.5 milyon lira (1 milyon 464 bin dolar) para almıştı. Yani Hayali İhracatın mucidi Yahya Demirel idi. Bu milliyetçi-muhafazakar gencin ortağı ise Mıgırdıç Şellefyan adında bir Ermeni'ydi! Yolsuzluğu ortaya çıkaran Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Şeref Durugönül'ün evine dinamit atıldı. Zaten Birinci MC Hükümeti göreve başlar başlamaz görevden aldıkları ilk bürokrat Şeref Durugönül oldu. 1976 yılının Şubat ayında Ereğli Sulh Ceza Mahkemesi, Yahya Demirel hakkında tutuklama kararı çıkardı. Yahya Demirel İsviçre'ye kaçtı.

Yahya Demirel'in kaçtığı İsviçre'de de başı belaya girdi. Yakın arkadaşı yeraltı dünyasının ünlü ismi Enis Karaduman'la arası açıldı. Enis Karaduman'ın, Yahya Demirel'den 720 bin dolar alacağı vardı. Alacağını alamayınca Başbakan'ın yeğenini kaçırdı. İddiaya göre, Enis Karaduman, yeğen Yahya'nın uygunsuz fotoğraflarını çekip Türkiye'ye babası Hacı Ali Demirel'e göndererek, "Ya paramı verirsiniz ya da fotoğrafları basına veririm" dedi. Araya Behçet Cantürk gibi yeraltı dünyasının ünlü isimleri girdi. İş tatlıya bağlandı.

Yahya Demirel ile Behçet Cantürk'ün dostluğu İsviçre'de başladı. Yeğen İsviçre'ye kaçtı ama amca Meclis'te sık sık, Yahya nerede? sorularına muhatap oldu. Bir gün dayanamayıp Meclis kürsüsünden bağırdı: "Başınıza Yahya kadar taş düşsün!"

Başbakan Demirel nefes alamıyordu. Ailesiyle ilgili sorunun biri bitiyor diğeri başlıyordu. 1970-74 döneminde ailesine verilen kredilerin toplamı 84 milyon 744 bin 34 Türk Lirasıydı (6 milyon dolar): Garanti Bankası'ndan 1 milyon 179 bin TL; Emlak Kredi Bankası'ndan 375 bin TL; Vakıflar Bankası'ndan 5 milyon 200 bin TL; Türk Ticaret Bankası'ndan 7 milyon 650 bin 856 TL; Öğretmenler Bankası'ndan 500 bin TL; Pamukbank'tan 1 milyon TL; Türkiye İş Bankası'ndan 200 bin TL; Yapı Kredi Bankası'ndan 3 milyon 526 bin 378 TL; Ziraat Bankası'ndan 24 milyon 500 bin TL; Akbank'tan 2 milyon 907 bin TL; Türkiye Sanayi Bankası'ndan 26 milyon Türk Lirası... Ziraat Bankası Disiplin Kurulu 3 Kasım 1972/92 E., 1974/39 K. sayısı dosya ile vermiş bulunduğu kararda, Hacı Ali Demirel'e dağıtılmış bulunan kredilerde usulsüzlük saptayarak, banka memurlarını cezalandırdı.

Cezalandırılan memurlardan, Ankara Yenişehir Şubesi Müdür Muavini Rafet Gürsel, daha sonra Hacı Ali Demirel ile iş ortaklığı kurmuştur.

Basın, Demirel Ailesi'nin usulsüz krediler, hayali ihracat sonrası gelen vergi iadeleri gibi -özellikle 70'li yılların toplumunda yüz kızartıcı olarak gösterilen- bu şaibeli işlemleri hep yazdı. Ancak Demireller  ildikleri doğru yoldan hiç ayrılmadı. Ailesinin sahibi olduğu Orma Orman Mamulleri Entegre Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan 2 Temmuz 1976 gün ve 1747-a sayı ile 88 milyon 831 bin TL'lik (5 milyon 900 bin dolar) teşvik belgesi aldı. Ne kadarı ailesinin kaybettirdiği oylardır bilinmez, 5 Haziran 1977 seçimlerinde de AP ikinci parti olarak çıktı. CHP oy patlaması yapmıştı.

Ecevit, hükümeti kurdu ama güvenoyu alamadı. Demirel başkanlığındaki İkinci MC, 21 Temmuz 1977 tarihinde kuruldu. Ömrü 5 ay sürdü. CHP, hükümeti kurup güvenoyu aldı. Bu hükümetin ömrü 22 ay oldu. 12 Kasım 1979 tarihinde Demirel7in başkanlığında AP azınlık hükümeti kuruldu. 12 Eylül 1980 Cuma günü sabahı askeri darbe yapıldı.

Aynı saatlerde, Demirel'in Ankara Güniz Sokak'taki evinin kapısı çalındı ve Demirel'e bir mektup verildi. Mektupta; Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ülke yönetimine el koyduğu, parlamento ve hükümetin feshedildiği, siyasi faaliyetlerin durdurulduğu yazılıydı. Hazırlanması istendi. Süleyman Demirel ile birlikte Nazmiye Demirel de hazırlandı. Etimesgut Havaalanı'na götürüldüler. Havaalanında CHP Lideri Bülent Ecevit eşiyle, MSP Lideri Necmettin Erbakan da eşi ve çocuklarıyla birlikteydiler. Erbakan ve ailesi İzmir'de ayrıldı. Demirel ve Ecevit, Çanakkale'ye doğru yeniden havalandılar. Demireller ilk önce Çanakkale'de Hamzaköy Askeri Tesisleri'nde bir ay kadar kaldılar. 11 Ekim 1980 günü serbest bırakılınca, Demirel de diğer liderler gibi evine döndü.

24 Nisan 1983 tarihinde Siyasi Partiler Kanunu, Resmi Gazete'de yayınlandı. 20 Mayıs 1983 günü kanundaki şartları yerine getirir getirmez eski Adalet Partililer tarafından Ali Ferit Esener'in başkanlığında Büyük Türkiye Partisi kuruldu. Bildirisi İçişleri Bakanlığı'na verildi. Kapatılan Adalet Partisi'nin bir çok eski bakan ve milletvekilleri hızla partiye katılıyorlardı. Ancak sevinç uzun sürmemişti, Büyük Türkiye Partisi kapatıldı. 31 Mayıs 1983 tarihinde Süleyman Demirel yeniden Milli Güvenlik Konseyi'nin kararıyla Çanakkale'de mecburi ikametgaha tabi tutuldu.

2 Haziran 1983 günü Güniz Sokak'taki evinde Nazmiye Demirel ile vedalaştı. Seyahat bu kez otomobille yapıldı. Süleyman Demirel önceden Radar Üssü olan, Çanakkale Zincirbozan'a geldi. Yolda arkadaşlarına, "Yılmayın, yeni bir parti kurun adı da tıpkı bu yol gibi 'Doğru Yol' olsun" dedi.

Zincirbozan'da 121 gün kaldı. 1 Ekim 1983 tarihinde verilen Milli Güvenlik Kurulu Kararı ile zorunlu ikamet bitti. 23 Haziran 1983 günü kapatılan Adalet Partisi Bakanları'ndan Ahmet Nusret Tuna DYP'yi kurdu ve Genel Başkanlığı'na seçildi.

6 Kasım 1983 tarihinde yapılan seçimlere DYP katılamadı. 25 Mart 1984 tarihinde yapılan mahalli seçimlerde DYP yüzde 13 oy oranıyla üçüncü parti oldu. 14 Mayıs 1985 tarihinde 1. Büyük Kongre'ye gidildi. Süleyman Demirel'in kongredeki genel başkan adaylarından Hüsamettin Cindoruk'u desteklediği dedikoduları yayılmıştı. Yasaklı olduğu için, basın, Demirel'den 'Bir Bilen' diye bahsediyordu. Tartışmasız DYP'nin doğal lideriydi. Kongreyi emanetçi Cindoruk kazandı. Emanetin gerçek sahibi Demirel ise yasakların kalkacağı günü bekliyordu. 28 Eylül 1986 tarihinde milletvekilleri ara seçimleri yapıldı. 6 Eylül 1987 tarihinde siyasi yasakların kaldırılması referanduma sunuldu ve yüzde 50.25 oy ile yasakların kalkması kararı çıktı. Yasağı kalkan Süleyman Demirel, Cindoruk tarafından kendisine bırakılan başkanlık görevini 8 Eylül 1987 tarihinde devralarak, DYP Genel Başkanı seçildi.

Özal, eski tüfeklerin toparlanmasına fırsat vermeden Meclis çoğunluğuna erken seçim kararı aldırdı. Özellikle DYP hızla oylarını arttırıyordu. Erken seçimler Özal'ın istediği sonucu yapıldıysa da, bir kaç yıl içinde DYP birinci parti oldu. 29 Kasım 1987 erken genel seçimlerinde DYP yüzde 19.1 oy aldı. Daha bir buçuk yıl geçmişti ki bu kez 26 Mart 1989 tarihinde yapılan yerel seçiminde oyu daha da arttı ve yüzde 25.5 oy aldı ve artık SHP'nin arkasından ikinci partiydi. 20 Ekim 1991 tarihinde yapılan erken seçimlerde DYP yüzde 27.3 oy alarak birinci parti oldu. DYP ancak SHP ile koalisyon yaparak hükümeti kurdu.

Süleyman Demirel 7'inci kez Başbakan oldu. Erdal İnönü Başbakan Yardımcısıydı. Demirel'in Başbakanlığıyla birlikte dedikodular da yayılmaya başladı. Ailesine devlet kadrolarını arpalık olarak dağıttığı söyleniyordu. Başbakan Süleyman Demirel'in kuzeni Doğan Çelik, Sümerbank Genel Müdürü yapıldı. Demirel'in kayınçosu Ali Şener'in kayınpederi Hüsamettin Dinçer, Türk Ticaret Bankası Yönetim Kurulu Üyeliği'ne getirildi. TURBAN Genel Müdürlüğü'ne Başbakan Demirel'in köylüsü, Hacı Ali Demirel'in iş ortağı Ömer Bilgin atandı. Muhalefet yıllarında Süleyman Demirel'in şoförlüğünü de yapan Ömer Bilgin, daha sonra İsparta'dan milletvekili oldu. Ancak, TURBAN'da yaptığı kanunsuz işlemlerden dolayı 1998 yılında TBMM'de dokunulmazlığı kaldırıldı.

Ömer Bilgin'in yardımcılığına Nazmiye Demirel'in yeğeninin eşi Eray Baranoğlu getirildi. Uzun süredir basının gündeminden düşen Hacı Ali Demirel, yine gazete manşetlerindeydi; 1992 yılında TBMM KİT Komisyonu'nda Etibank hesapları görüşülürken Etibank'ın tahsil edemediği kredi alacağı 1990 yılı değeriyle 219.3 milyar TL'yi bulmuştu. Batık kredilerin 24 milyar TL'lik bölümü (10 milyon Dolar) Hacı Ali Demirel'e aitti!

Hacı Ali Demirel'in sahibi olduğu Özel Yükseliş Koleje SSK'ya olan prim borcundan dolayı icra takibine alındı. Kolejin toplam 1 milyar 223 milyon TL (461 bin dolar) sigortaya borcu vardı. Kolejin başı düzenlediği bir organizasyon yüzünden de sıkıntıdaydı. Sezen Aksu-Uğur Yücel ikilisini çağıran kolej yönetimi damgasız bilet sattığı ve eğlence vergisi ödemediği için 1 milyar TL'lik (378 bin dolar) ceza yedi. Hacı Ali Demirel'in işleri nedense bir türlü düzlüğe çıkamıyordu. 1989 yılında da İsviçre Bankası, Compafina Bank'tan aldığı krediyi ödeyemeyince ağabeyi Süleyman Demirel'in oturduğu Güniz Sokak'taki üç katlı ortak mülkiyete haciz geldi. Ancak banka ile Hacı Ali Demirel borcu ödeme konusunda protokol yapınca ev hacizli olmaktan kurtarılmıştı.

Ailenin işleri hep kötü gidecek değildi ya, Şevket Demirel, ağabeyinin bu yeni Başbakanlığı döneminde İsparta'da kurulu bulanan Konkav Kontrplak Sanayi ve Ticaret A.Ş ile Elma-Su Elma ve Diğer Meyveler Özü ve Suları Sanayi Ticaret A.Ş'nin sermayelerini 10 kat artırarak, 1 milyar TL'den 10 milyar TL'ye (3.5 milyar dolar) yükseltti. Artık yeğenler büyümüş işlerin başına geçmişlerdi: Neslihan Demirel, Zekiye Sezen, Şebrihan Nihan...

Şevket Demirel'in üç kızı, babalarının orman ve çimento yan ürünlerinin üretimini gerçekleştiren şirketi Göltaş A.Ş'nin başında bulunuyorlardı. Şevket Demirel'in Yönetim Kurulu Başkanlığı, oğlu Murat Demirel'in Genel Müdürlük yaptığı; DEMPA Pazarlama A.Ş, 7 Temmuz 1992 tarihinde SEKA'dan 2 milyar 2 milyon 448 bin 64 lira değerinde (321 bin dolar) duralit satın aldı. Buraya kadar her şey normal. Ancak bir sonra SEKA ürünlerine yüzde 20 zam gelince işin esrarı ortaya çıktı. Zam haberi Demirellere fısıldanmıştı! Nazmiye Demirel'in kardeşi de unutulmadı. İsparta'daki erkek kardeşi Yılmaz Şener'in durumu oldukça iyiydi. İnşaat malzemesi, kereste ticareti gibi bir çok alanda faaliyet gösteren şirketleri vardı. Ayrıca TOFAŞ Otomobil'in İsparta bayisiydi. 1992 yılında yeni kurduğu Yılmaz Şener Otomotiv Servis ve Akaryakıt Ticaret A.Ş'nin ortakları arasına ablası Nazmiye Demirel'i de aldı. Başbakan Süleyman Demirel gittiği yurtdışı gezilerine kardeşleri Şevket Demirel, Hacı Ali Demirel, kayınçosu Ali Şener'i de götürüyordu. Süleyman Demirel'in 7'inci Başbakanlığı'nda bu kez ortaya yeni bir isim daha çıkmıştı; Nazmiye Hanım'ın erkek kardeşi Ali Şener.

Basının yazdığına göre, kayınço bazı üst düzey DYP'li kurmaylar; Cavit Çağlar, Yaşar Topçu, Ömer Barutçu, Nafiz Kurt'la birlikte iş bitiriyordu. Demirel ailesi sadece politikada başarılı değildi. Hacı Ali Demirel'in 67 yaşındaki eşi Şefika Demirel, 1992 yılında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde 10 milyar TL (2 milyon dolar) sermayeli Cyprus United Trade and İnvestment Bank Ltd bankasını kurdu. Bankanın ortakları arasında Yahya Demirel'de vardı. Yahya Demirel bankanın sermayesini arttırmak için 27 Ağustos 1998 tarihinde Milliyet Gazetesi'ne bir ilan verdi. İlana göre Arnavutköy'deki 90 ada, 72 pafta 5 parselde kayıtlı tarihi ahşap bina 90 milyar TL'ye (325 bin dolar) satılıktı.

Turgut Özal'ın ölümü üzerine 16 Mayıs 1993 günü Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı seçildi.

Demirel, Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne daha alışamamıştı. 10 Haziran 1993 tarihli Sabah Gazetesi verdiği haberle de keyfini kaçırdı: Yeğen Yahya'ya 15 ay hapis!

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in yeğeni Yahya Demirel Şekerbank'tan aldığı 20 milyon dolar krediyi geri ödemeyerek bankayı zarara uğrattığı gerekçesiyle bir yıl üç ay 16 gün hapis cezasına çarptırıldı Yahya Demirel'in adı yıllar sonra yine gazete manşetlerindeydi. Yahya Demirel'in yurtdışından geldiği, cezaevinde yattığı ve askerlik görevini yaptıktan sonra ticaret hayatından çekildiği söyleniyordu. Öyle olmadığı ortaya çıkmıştı. Üstelik yeni kurduğu DEFKUR adlı şirket 1986-88 yılları arasında 317 milyar TL'lik (372 milyon dolar) ihracat yapıp, Başbakan Turgut Özal'ın yasallaştırdığı olanaktan yararlanıp 37 milyar 444 milyon 527 bin TL'lik (44 milyon dolar) teşvik almıştı. Maliye Bakanlığı 30 Ocak 1989 tarihinde DEFKUR adlı şirketin aldığı teşvikleri incelemeye başladı. Yahya Demirel yine hayali ihracat mı yapmıştı?

Yapılan soruşturmalardan hiç ses çıkmadı... dosya kayboldu!..

DEFKUR, daha sonra battı. Şirket ortaklarından Ahmet Baş, Sümerbank'a bağlı Aksantaş'ın Genel Müdürlüğü'ne atandı)


MAL VARLIĞI

Süleyman Demirel'in Cumhurbaşkanı olarak verdiği 21 Ekim 1994 tarihli mal beyanına göre;
Ankara, Kavaklıdere, Güniz Sokak'ta 850 metrekare ev hissesi,                                                          
Ankara, Kavaklıdere, Güniz Sokak'ta her biri 120 metrekare büyüklüğünde olan 9 dairenin üçte bir hissesi,
Ankara, Kızılay'da büyüklüğü 360 metrekare olan meskenin üçte bir hissesi,
Ankara, Küçükesat'ta büyüklüğü 100 metrekare ev,
Ankara, Ayrancı'da büyüklüğü 150 metrekare ev,
Ankara, Kavaklıdere'de büyüklüğü 700 metrekare arsa hissesi,
İstanbul, Tuzla'da büyüklüğü 370 metrekare ev,
İstanbul, Beşiktaş'ta büyüklüğü 370 metrekare ev,
İsparta ve İslamköy'de veraset yoluyla intikal etmiş ancak taksim edilmemiş binlerce metrekare tarla, bağ, bahçe ve sayısı belirtilmemiş evler...
TBMM Araştırma Komisyonu'na verdiği mal varlığı beyanına göre yeni mallar almışlardı. Ankara, Kavaklıdere, Güniz Sokak'ta 120 metrekarelik 2 yeni daire daha mal varlıklarına eklendi. Daha önce aynı yerde 9 daireleri vardı. Şimdi sayı 11 oldu. Ankara Keçiören'de büyüklüğü 463 metrekare olan yeni bir arsa aldılar.

DEMİREL KARDEŞLERİN MAL VARLIĞI

Süleyman Demirel'in iki kardeşi Şevket Demirel ile Hacı Ali Demirel gayrimenkul yönünden oldukça zenginlerdi.
 
ŞEVKET DEMİREL (Kardeşi)

Ankara, Kocatepe'de 600 metrekare büyüklüğünde beş daireli bina,
Ankara, Kavaklıdere'de 360 metrekare büyüklüğünde binanın üçte bir hissesi,
Ankara, Kavaklıdere'de 360 metrekare büyüklüğünde binanın üçte bir hissesi,
Ankara Fevzi çakmak Sokağı'nda 120 metrekarelik bina,
İstanbul, Merter'de 2 bin metrekare büyüklüğünde bina,
İstanbul, Beşiktaş'ta bin metrekare büyüklüğünde bina,
İstanbul, Beşiktaş'ta 161 metrekare büyüklüğünde mesken,
İstanbul, Ulus'ta 910 metrekare büyüklüğünde bina,
İstanbul, Ulus'ta 910 metrekare büyüklüğünde bina,
İstanbul, Ulus'ta 910 metrekare büyüklüğünde bina,
İstanbul, Ulus'ta 910 metrekare büyüklüğünde bina,
İstanbul, Ulus'ta 910 metrekare büyüklüğünde bina,
İstanbul, Ulus'ta 910 metrekare büyüklüğünde bina,
İstanbul, Ulus'ta 910 metrekare büyüklüğünde bina,
İsparta'da 500 metrekare bina,
İsparta'da 350 metrekare arsa,
İsparta'da 1.2 bin metrekare bina,
İsparta'da 200 metrekare bina hissesi,
İsparta'da 75 bin 622 metrekare büyüklüğünde arazi ve üzerinde 850 metrekare bina,
İsparta'da 4 milyon metrekare büyüklüğünde arsa,Şanlıurfa'da 906 bin 500 metrekare arsası vardı.
 
MENKUL MAL OLARAK;
5 milyon 300 bin ABD Doları,
9 milyon Alman Markı,
5.1 kg altın ve mücevherleri...
 
ORTAK OLDUĞU ŞİRKETLER;
Aksu Enerji,
Onkav A.Ş,
Ş. D Holding A.Ş,
Orma A.Ş,
Demsan A.Ş,
Göltaş A.Ş,
Kuştur,
Garanti Bankası,
Haymak'ın hisse senetleri,
Biniteks Ltd. Şti:'nin yüzde 99.88'ne sahipti...

HACI ALİ DEMİREL (Kardeşi)
Ankara, Çankaya'da 1332 metrekare arsa ve üzerindeki binanın üçte biri,
Ankara, Çankaya'da 1016 metrekare arsa ve üzerindeki binanın üçte biri,
Ankara, Çankaya'da 12 bin 336 metrekare büyüklüğündeki arsa üzerinde kurulu kolejin tamamı,
Ankara, Çankaya'da 2 bin 280 metrekare arsa ve üzerindeki fabrika binası,
Ankara Akyurt'ta 24 bin metrekare bahçe,
Ankara, Akyurt'ta 40 bin 780 metrekare bahçe,
Ankara, Akyurt'ta 7 bin 820 metrekare bahçe,
Ankara, Akyurt'ta 6 bin 940 metrekare tarla,
Ankara, Keçiören'de 613 metrekare bağ,
Ankara, Keçiören'de 787 metrekare bağ,
Ankara, Keçiören'de 765 metrekare bağ,
Ankara, Keçiören'de 715 metrekare bağ,
Ankara, Keçiören'de 679 metrekare bağ,
Ankara, Keçiören'de 589 metrekare bağ,
Ankara, Keçiören'de 568 metrekare bağ,
Ankara, Keçiören'de 620 metrekare bağ,
Ankara, Keçiören'de 692 metrekare bağ,
Ankara, Keçiören'de 659 metrekare bağ,
Ankara, Keçiören'de 690 metrekare bağ,
Ankara, Keçiören'de 1687 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 823 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 847 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 858 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 838 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 936 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 808 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 848 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 817 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 1113 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 1054 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 835 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 816 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 711 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 856 metrekare arsa,
Ankara Keçiören'de 620 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 728 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 719 metrekare arsa,
Ankara Keçiören'de 696 metrekare arsa,
Ankara Keçiören'de 705 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 723 metrekare içinde ev bulunan bağ,
Ankara Keçiören'de 708 metrekare içinde ev bulunan bağ,
Ankara Keçiören'de 209 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 613 metrekare arsa,
Ankara Keçiören'de 685 metrekare arsa,
Ankara Keçiören'de 818 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 867 metrekare bağ,
Ankara Keçiören'de 2 bin 683 metrekare arsa hissesi,
Ankara Keçiören'de 7 bin 613 metrekare arsa hissesi,
Hatay, İskenderun'da 586 metrekare arsa ve üzerinde avlulu ev,
Hatay, İskenderun'da 3160 metrekare tarla, Hatay, İskenderun'da 3289 metrekare tarla,
Hatay, İskenderun'da 60 bin 29 metrekare tarla hissesi,
İsparta, İslamköy'de 1750 metrekare tarla,
İsparta, İslamköy'de 1190 metrekare tarla,
İsparta, İslamköy'de 2050 metrekare tarla,
İsparta, İslamköy'de 1800 metrekare tarla,
İsparta, İslamköy'de 3420 metrekare tarla,
İsparta, İslamköy'de 10 bin 450 metrekare güllük,
İsparta, İslamköy'de 3580 metrekare bağ,
İsparta, İslamköy'de 440 metrekare bahçe,
İsparta, İslamköy'de 106 metrekare arsa,
İsparta, İslamköy'de 1600 metrekare tarla,
İsparta, İslamköy'de 1360 metrekare tarla,
İsparta, İslamköy'de 2800 metrekare tarla,
İsparta, İslamköy'de 370 metrekare tarla,
İsparta, İslamköy'de 6500 metrekarelik tarlası vardı...

AFİFE (DEMİREL) ÜNLÜ (Kız kardeşi)
İsparta'da 94 parça tarlası, evleri ve meyve bahçeleri bulunmaktadır...

2005-01-02 00:28:00