BERAT KANDİLİ

''Bolu’da en rahat Suriyeliler yaşıyor. Bu vicdana sığar mı?''

 Bolu da en rahat Suriyeliler yaşıyor Bu vicdana sığar mı?
14 Nisan 2019 Pazar, 20:35 Mültecilere belediye kasasından yapılan yardımlara son veren Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, “Dört ayrı kurumdan para alıyorlar. En şık onlar geziyor, en rahat onlar yaşıyor. Bu vicdana sığar mı?” diye sordu.

15 yıl sonra Bolu'ya seçilen ilk CHP'li Belediye Başkanı olan Tanju Özcan, Sözcü'den Özlem Gürses'e açıklamalarda bulundu.

Mültecilere belediye kasasından yapılan yardımlara son veren Özcan, "Dört ayrı kurumdan para alıyorlar. En şık onlar geziyor, en rahat onlar yaşıyor. Bu vicdana sığar mı?" diyerek "Kimsenin yatağa aç girmesini arzu etmem. Ama haksızlık karşısında da susmam" ifadelerini kullandı.



Özcan'ın röportajının ilgili bölümü şu şekilde:

'GÖREVE GELDİĞİMDEN BERİ EVE ZOR GİDİYORUM'

Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Halktan kopmadım. Evimi Ankara'ya taşımadım. Bu kampanyada 3 ayda 15 bin evi ziyaret ettim. Sabah 7'den gece 1'e kadar çalıştım. Görevi teslim aldığımdan beri eve zor gidiyorum" dedi.

Kemal Bey seçim sonrası sizi aradı mı?

Kemal Bey, "Kıl payı bir başarı bekliyordum ama sen beni şaşırttın, net bir sonuç aldın" dedi. O gece de aradı, ertesi sabah da aradı, hatta biraz önce de konuştuk! Suriyeliler meselesi hakkında...

Tanju Özcan
© AA /
Bolu'nun CHP'li başkanı: Yabancılara belediye bütçesinden yardım yok

'HALK OLUMLU BAKTI'

Ben de onu soracaktım.

Burada Iraklı, Suriyeli ve Afgan göçmenler var. 4 ayrı kurumdan para desteği alıyorlar; sosyal hizmetler, sosyal yardımlaşma, belediyeler ve Kızılay. Bolu'da en şık onlar giyiniyor, en rahat onlar yaşıyorlar. Bu dört kurumun da birbirinden haberi yok. Yani biz belediye olarak hangi mültecinin hangi kurumdan yardım aldığını bilemiyoruz, onlar da bizimkileri bilemiyor. "Belediyeden bu yardımları yapmayı ben uygun görmüyorum" dedim, bununla ilgili de çok olumlu tepkiler alıyorum halktan.

'BENİM İÇİN SIZLIYOR'

Kemal Bey niye aramış?

Kemal Bey'e konuyu yanlış anlatmışlar. Doğrusunu anlattım. Benim içim sızlıyor, bu misafirlik fazla uzadı. Burada gördüğüm bir olay var, unutamıyorum. Yaşlı bir teyze, eksi 10 derecede kaldırıma oturmuş yağ-yoğurt satıyordu, karşısında da bu arkadaşlar, hepsi de çok sağlıklı, genç, bankamatik önünde sıraya girmişler, tıkır tıkır paralarını alıyorlardı. Bu vicdani değil. Türkiye'de artık bir tartışmanın başlaması gerektiğini düşünüyorum.

Nedir o tartışma?

Şu; Suriyelilere biz 7 yıldır ev sahipliği yapıyoruz, 4 yıl önce sayı 2 milyondu, şimdi 4.5 milyonu aştı. 5-10 yıl sonrasını düşünemiyorum. Bizim devlet olarak da bir karar vermemiz lazım; Suriyelileri gönderecek miyiz, göndermeyip topluma entegre mi etmeye çalışacağız? Sadece yardımlar değil, sosyal sıkıntılar var...

'ÇÖZÜM NEREDE?'

Ne anlamda?

Türkiye, bir Suriye iç savaşı ile karşı karşıya kalırsa ne olacak? Bana Kur'an'dan ayetlerle yanıt vermenin anlamı yok, çözüm nerede? Ne kadar daha harcayacağımız belli değil Suriyelilere. Bunları konuşmamız gerek. Beka deyip durdular, asıl beka sorunu bu değil mi? Ben sosyal demokratım, kimsenin yatağa aç girmesini arzu etmem. Sosyal demokrat olmanın bir gereği de haksızlık karşısında susmayacaksın. Belediyede kaç kişi çalışıyor, kaç kiralık araç var bulamadım.