Kelepirci 60

Bütçe açığını amatör denizciler kapatabilir mi?

Bütçe açığını amatör denizciler kapatabilir mi?
21 Şubat 2021 Pazar, 07:18 Eğer bir değişiklik olmaz ise, önümüzdeki yaz sezonunda özellikle amatör denizciler kamu gelirlerine önemli katkıda bulunarak bütçe açığının bir nebze olsun azaltılmasını sağlayacaklar.

Ekometrehaber / Yüce Uyanık

Geçtiğimiz Eylül ayı başlarında Çevre Bakanlığı tarafından çıkartılan Denizcilik Atıkları Uygulaması (DAU) genelgesi öyle formüle edilmiş ki, herhangi bir amatör denizci teknesinin kesin bir şekilde cezadan kaçınabilmesi mümkün görünmüyor. Denetim elemanları ceza kesmek ister ise herhangi bir kurtuluş yolu bulunmuyor. Ceza da az bir tutar değil, yaklaşık 10 asgari ücret, 24.123 TL.

Çevre Kanunu zaten denizlere herhangi bir şekilde teknelerden atık boşaltılmasına izin vermediği ve zaten amatör denizciler, tanım itibariyle deniz aşığı olduğu için, özel teknelerin kirlilikteki payları on binde, yüz binde birler ile ifade edilmekte. Bu genelge 100.000 gros tonluk gemilerle 3 metrelik bir kayığı aynı kefeye koyduğu ve aynı rakamla cezalandırdığı için pek çok amatör denizcinin şimdiden kâbusu oldu.



Ayrıca cezanın sebebi zaten denizi kirletmek veya kirletmemek değil. Belge toplayıp toplayamamak.

 O kadar ki, diyelim barınağınızdasınız ve sabah denize çıkıyorsunuz, akşam dönüyorsunuz. Yani hiç atığınız oluşmuyor. Deniz üzerinde iken sahil güvenlik kontrol yaptığında eğer 15 gün içerisinde alınmış bir Atık Transfer Formu gösteremez iseniz, cezanız 24.123 TL. Ama aynı tekne ile başınıza şöyle bir şey de gelebilir. Diyelim ki barınağınızdasınız ve sabah denize çıkıyorsunuz, akşam dönüyorsunuz. Yani hiç atığınız oluşmuyor. 3 gün sonra marinada veya denizde iken sahil Güvenlik geliyor ve kontrol yapıyor. Eğer dönüşünüzden sonraki 48 saat içerisinde atık verdiğinizi kanıtlayamaz iseniz 24.123 TL ceza yazılabilir. Aynı tekne ile...

Veya diyelim ki aynı model iki tekne olarak marinadan çıktınız. Bir ay hiçbir kıyı tesisine uğramadan koyları gezdiniz, restoran iskelelerinde kaldınız (restoran iskeleleri genelde kıyı tesisi sayılmıyor), tabi restoranın imkanlarını kullandınız.  Denetim yapıldı. Bir denetim elemanı teknelerden birisine 12 kişiden daha düşük kapasiteli olduğu kanaati ile 15 gün kuralı ile ceza yazdı (az para değil, 24.123 TL) diğer denetim elemanı diğer teknenin 12 kişilik olduğu kanaati ile kıyı tesisine döndükten sonraki 48 saat içerisinde atık vermesi gerekliliğinden dolayı suç henüz oluşmadığından ceza uygulamadı. Bu da mümkün. Çünkü bu konuda kararı kişisel yorumlarına göre denetim elemanları verdi. Siz teknenin sahibi/kaptanı iseniz alabileceğiniz tek önleyici tedbir denize çıkmamak. Tabi 24.123 TL ödeyerek devlete katkıda bulunmak arzusunda değil iseniz. Kafanız karıştı değil mi?

Diyeceksiniz ki olur mu? Muhakkak hangi teknenin hangi uygulamaya tabi olacağı bellidir. Maalesef. İki farklı uygulama için yapılan ayrım, teknelerin kişi taşıma kapasitesine göre belirlenmiş. Birisi 12 kişiden az, diğer 12 kişi ve daha fazla kapasiteli tekneler için. Ama amatör teknelerin çok büyük çoğunluğunun resmen kaç kişi taşıyabileceği bilinmiyor. Özel teknelerin resmen en fazla 12 kişi taşıyabileceğini biliyoruz. Bu özel teknelerin 12 ve daha fazla kişi taşıyabilecekler sınıfına girmelerini sağlayabilir (seyrüsefer dönüşü 48 saat içinde atık verme) ama Sahil Güvenlik birimlerinin yaptıkları uyarılarda hep 15 günden söz ediliyor.

Aslına bakarsanız tüm amatör denizcilerin kafası karışmış durumda. Soruları şunlar:

*Benim teknem resmen kaç kişilik, yani hangi sınıfa giriyorum? "Bağlama Kütüğü Ruhsatnamesinde yazılı" diyen olabilir. Hayır, yazmıyor. Azami 12 kişi. Ama kaç? 12 mi?

*24.123 TL gibi bir cezayı nasıl öderim? Bilinmiyor olabilir, tekne fiyatları ile otomobil fiyatları birbirine çok yaklaştı. Her tekne sahibinin bir eli yağda bir eli balda değil. Bilinmediği anlaşılıyor ki, hasbelkader bir tekne alıp, sezonu teknesinde geçiren ve emekli maaşıyla yaşamaya çalışan deniz aşığı binlerce amatör denizci var. Belli ki genelgeyi düzenleyenlere göre her amatör tekne sahibi, bir armatör. Tabi ki herkes devlet bütçesine katkıda bulunmak ister ama bunu gönüllülük ile yapmaları daha uygun olmalı.
   
* Şehirlerarası yolcu taşımacılığında kullanılan bir otobüs ya da TIR kamyonu ile bir karavan aynı mıdır? Otomobil? Ya da koca bir yolcu gemisi ile içinde iki deniz aşığının yaşadığı yelkenli tekne aynı mıdır? DAU genelgesi için aynı.

*Atıklarımızı nereye vereceğiz? Atık alım tesisleri var, çok azlar. Pek çoğunda da küçük teknelerden atıkları çekebilecek vakum sistemi yok. "Gidin açıkta boşaltın biz size bedeli karşılığı belge verelim" diyenler var. Aslında çok fark etmiyor, bir çok noktada atığı çeken de zaten şehir kanalizasyonuna veriyor, oradan da doğru denize. Amacımız denizlere atık boşaltmamak değil miydi?
    
*Atık alımlarının bedeli ne kadar? Bunun belli bir tarifesi yok. 2009 yılında uluslararası anlaşmaya (Marpol'e) atıfla büyük gemiler için hazırlanmış Euro üzerinden bir tarife var ama hem Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Euro bedel talebi yasak, hem de küçük tekneler Marpol kapsamı dışında. O zaman da atık alım tesisinin iki dudağının arasındasınız. (Şimdilik 50 -200 TL arası rakamlar geliyor kulağımıza)

*Ve son soru. "Biz zaten denizi temiz tutuyor ve tutmayanı şikâyet ediyoruz, amatör denizcileri bu uygulamanın odağına koymak çevre temizliği açısından nasıl bir verimlilik anlayışı ile bağdaşmakta?". Cevap belki başka bir deyimde gizli, "üzüm yemek mi (amatör denizciliği geliştirmek), bağcı dövmek mi?".

Unutmadan... Normalde amatör denizciler, çöplerini çok biriktirmeden belediye konteynerlerine atarlar. Genelge, çöplerin de en fazla 15 günlük periyotlarla atık alım tesislerine belge karşılığı verilmesini emrediyor. Yoksa cezası 24.123 TL. Belge parası ne kadar? Bir marinanın belirttiğine göre poşet başı 5 Euro (yazıyla BEŞ EURO)

 Yerli amatör denizciler için geçerli olan bütün bu kurallar, ülkemize teknesiyle gelecek veya tekne kiralayacak denizciler için de aynen geçerli. Belki yerliler arasından gücü yetecekler, bütçeye bu katkıdan hoşnut olabileceklerdir ama yabancıların nasıl bir tavır takınacağını anlamak için müneccim olmak gerekmiyor.

Eğer birileri durumu görüp Çevre Bakanlığına sapla samanın karışmaması gerektiğini söylemez ise önümüzdeki sezon denize çıkma cesaretini gösterecek amatör denizcilerin başına ne geleceği kesin gibi. Acaba amaç bu mu? Amatör denizciler illa da kapsamdan çıkarılmayacaksa hiç değilse kurallar net, anlaşılır, uygulanabilir ve yorumlardan bağımsız olsun. Sahil Güvenlik'ten kıyılarımızı koruma görevini bir kenara bırakıp bütün gücüyle amatör teknelere ceza yazması istense, yılda on bin tekneye ceza kesilse yani on bin can yansa toplam hasılat 241 milyon 430 bin lira yapar (yani yaklaşık 35 milyon USD). Günlük ortalama 150 milyon USD dış ticaret açığı olan ülkede bu kadar can yakmaya değecek bir rakam mı bu?

Haber Dükkanı
Haber Dükkanı büyük