Kelepirci 60

''Her seçimi ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar''

 Her seçimi ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar
24 Şubat 2019 Pazar, 21:00 Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her seçimi ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Aday listelerini dahi zamanında seçim kuruluna teslim edemiyorlar." dedi.

- HATAY -



Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hatay İtfaiye Meydanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap etti.

Erdoğan, 8 aylık hasretin ardından tekrar Hatay'da olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay denince akla ilk sabır, feraset, Anadolu irfanı geldiğini ifade ederek, "Onun için men sabera zafera, sabreden kimse zafere ulaşır. Sabrettik evelallah zafere de ulaştık, ulaşıyoruz." diye konuştu.

Şehrin 24 Haziran seçimlerinde bu irfanını bir kez daha gösterdiğini belirten Erdoğan, Hatay'ın 24 Haziran'da tercihini yine demokrasiden, milli iradeden, istikrar ve güvenden yana kullandığını dile getirdi.

Hatay'ın 7 Haziran günü yine bu meydanda verdiği sözü yerine getirdiğini aktaran Erdoğan, 24 Haziran seçimlerinde yüzde 51 ile Cumhur İttifakı'nı birinci yapan Hataylılara teşekkür etti. Erdoğan, "Mevlam birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin." dedi.

Hataylılardan 31 Mart akşamında yeni zaferler beklediğine işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugüne kadar olduğu gibi 31 Mart'ta da iradenize, istikbalinize sahip çıkmanızı bekliyorum. 31 Mart'ta bu güzel şehrin geleceğine sahip çıkmanızı bekliyorum. 31 Mart'ta Hatay'da yeni bir sayfa açmamız gerekiyor. Artık Hatay'da yepyeni bir başlangıç yapmamız gerekiyor. Hatay'ın, sırtındaki CHP kamburundan artık kurtulması gerekiyor. Bu güzel şehri, beceriksiz, çapsız, vizyonsuz belediyecilik yerine, yıllardır hasretini çektiği gönül belediyeciliğiyle buluşturmamız lazım. 31 Mart'ta, Hatay'ı belediyecilikte liyakatli kadrolara teslim etmemiz lazım. 31 Mart'ta, bu şehrin anahtarını artık emin ellere, ehil ellere vermemiz lazım."

Meclis Başkanlığı seçimi anımsatan Erdoğan, "Cumhur İttifakı büyük bir zafer elde etti. Hamdolsun adayımız Mustafa Şentop Meclis Başkanlığına AK Parti, MHP, Cumhur İttifakı olarak seçildi ve şu anda TBMM Başkanı oldu. Az önce Sayın Bahçeli ile görüştüm, Rabbim inşallah bu birlikteliğimizi ülke genelinde de Cumhur İttifakı olarak bize zaferle nasip etsin dedim." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, "Hatay, 31 Mart'ta sandığa, demokrasiye, milli iradeye sahip çıkıyor musun, Cumhur İttifakı'na sahip çıkıyor musun, tevazu, samimiyet ve gayretle memleket işi gönül işi diyor musun, mührü gönül belediyeciliğine vuruyor musun?" sorularına, alandakilerin hep bir ağızdan verdiği "Evet" yanıtının ardından, "31 Mart zaferimiz şimdiden kutlu olsun, mübarek olsun. Rabbim hepinizden razı olsun." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçime az bir süre kaldığını belirterek, partililerden kapı kapı dolaşmalarını istedi.

"Yegane varlığımız, dayanak noktamız sizlersiniz"

"Bizim yegane varlığımız, yegane dayanak noktamız sizlersiniz. Bizim, hüznümüzü de sevincimizi de paylaşacağımız tek merci sizlersiniz. Sizin bir kardeşiniz olmaktan, sizin sevginize, sizin muhabbetinize, sizin hayır duanıza mazhar olmaktan çok büyük gurur duyuyorum." ifadesini kullanan Erdoğan, halkın kapısını sadece seçim zamanı çalanlardan, halini hatırını kırk yılda bir soranlardan, Hatay'ın yollarını, seçimden seçime hatırlayanlardan olmadıklarını söyledi.

Erdoğan, Hatay'da 16'ncı il mitingini gerçekleştirdiklerine dikkati çekerek, "Dikkat edin dile kolay 16 kez burada miting yaptım. Hangi lider geldi burada bu kadar miting yaptı. Bu kardeşiniz sizler olmadan olamaz. Sizlerle varım." dedi. Erdoğan, bunun yanında ilçe mitingleriyle, toplu açılış törenleriyle, temel atma merasimleriyle halkla dertleştiklerini, kucaklaştıklarını, istişare ettiklerini kaydetti.

Dün Haliç'te, bittiğinde 60 bin kişiye istihdam sağlayacak "Tersane İstanbul" projesinin temelini attıklarını, ardından Kahramanmaraş'ı ziyaret ettiklerini, Edeler'le hasret giderdiklerini hatırlatan Erdoğan, Hatay'a gelmeden önce de Kayseri'nin misafiri olduklarını anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Çünkü biz bu ülkeyi, bu milleti seviyoruz. Biz diğerleri gibi fildişi kuleler, sırça köşkler içinde değil, milletin içinde, halkın arasında siyaset yapıyoruz. Ana muhalefet, Ankara'ya sıkışıp kalmışken, biz bugün 16'ncı il mitingimizi gerçekleştirdik. Millet, dikkat edin 33 gün sonra sandığa gidecek, beyler hala Ankara'da liste savaşı veriyor. 33 gün sonra seçim olacak, onlar hala toplantı üstüne toplantı yapıyor. Gerçi, onu bile doğru düzgün beceremiyorlar. Her seçimi muhakkak ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar. Aday listelerini dahi vakti zamanında seçim kuruluna teslim edemiyorlar. Hasbelkader aday göstermeyi başardıkları şahısların ise arkasında duramıyorlar. Ortada başarılı olmuş, hizmet üretmiş, eser üretmiş tek bir adayları yok."

"Ne bunlar adaylarına sahip çıkıyor, ne de adayları partilerine güveniyor"

Muhalefetin "Ankara'da daha önce iki kez seçim kaybetmiş, iki kez hezimete uğramış, tam iki kez milletten sandıkta dersini almış bir adayı" yine aday gösterdiğini ifade eden Erdoğan, bu adayın seçim afişlerinin asıldığını ancak kimin, hangi partinin, hangi ittifakın aday gösterdiğinin belli olmadığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Partisinin ambleminden kaçan, korkan bir aday olur mu? Partisinden utanan, kendisini destekleyen ittifakı saklamaya çalışan bir aday olur mu? İşte buyurun bakın bizim adayımızın hemen altında AK Parti. Bizim öyle bir çekincemiz yok. Partisinin amblemini gururla afişine koymaktan çekinen, kendisini destekleyen ittifak partilerinin isimlerini zikretmekten dahi korkan bir aday olur mu? Ama ne bunlar adaylarına sahip çıkıyor, ne de adayları partilerine güveniyor. Çünkü milletimizin o karanlık ittifakın içindeki partiler hakkında ne düşündüğünü çok iyi biliyorlar. Çünkü insanımızın CHP amblemine oy vermeyeceğini çok iyi biliyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

"Bunlara gereken dersi vereceğiz"

Alandaki vatandaşlara, HDP'li yöneticilerin açıklamalarını izleten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların kim olduğu ortada, ne diyor? 'Kürdistan' diyor, bir defa kendine gel, Türkiye'de 'Kürdistan' diye bir bölge var mı? Buradan ekranları başından bizi izleyen milletime de seslenmek istiyorum. Ülkemi bölmeye çalışan terör örgütü destekli bu adamlara, bu siyasi partiye, onun destekçisi CHP'ye, İYİ Parti'ye 31 Mart'ta Osmanlı tokadını atmaya var mıyız? Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Allah'ın izniyle ben meydanlarda bunları anlatacağım, inanıyorum ki siz de gittiğiniz her yerde bunları anlatacaksınız. Bunlara da gereken dersi vereceğiz." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, "Bu milleti sevmeyen, bu millete inanmayan ve bu milleti parçalamaya çalışanlara 31 Mart'ta sandıkta dersini vereceğiz." diye konuştu.

"Bu çapsızlar da sonunda birbirlerini buldular"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "CHP'nin ambleminden korkanlar, neden korkuyor? Çünkü o amblemin 'çöp, çamur, çukur' olduğunu çok iyi biliyorlar. O amblemin 'yokluk, yoksulluk, yolsuzluk' olduğunu gayet iyi biliyorlar. O amblemin 'bakımsızlık, başarısızlık, becerisizlik' demek olduğunu çok iyi biliyorlar." ifadelerini kullandı.

Erdoğan, 94 seçimlerinde CHP'den İstanbul'u teslim aldığında çöp, çukur ve çamur olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Yokluk, yoksulluk ve yasaklar vardı. Hemen aldık ve pırıl pırıl bir İstanbul meydana getirdik ve şu andaki İstanbul'a öyle geldik. İstanbul'daki adayları çıkmış ve utanmadan ne diyor biliyor musunuz? 'AK Partili belediyelerde kültür merkezi bile yok.' diyor. Sen herhalde uzayda yaşıyorsun. Hemen hemen tüm ilçelerimizde kongre merkezlerinden tut, millet kıraathaneleri, millet bahçesine... Ne diyor biliyor musunuz? 'Bütün mesire yerleri milletin bahçesidir.' diyor. O ayrı, milletin bahçesi özellikleriyle ayrı bir şey. Önce sen ayrıldığın ilçendeki çöpü kaldır.

Benim milletim bunların cemaziyelevvelini de ruhu da çok iyi bilir. Yalan, çünkü Genel Başkanından öğrenmiş. Akşam yalan, sabah iftira. Üçkağıtçılık adeta bunların içine sinmiş. Beceriksizlik, kifayetsizlik, iş bilmezlik bunların karakteri olmuş. Tencere yuvarlanır kapağını bulurmuş, bu çapsızlar da sonunda birbirlerini buldular. Bölücü örgütün siyasi uzantılarının da desteğiyle zillet ittifakını kurdular. Yürüyen merdivene tersten binen, Kağıthane'ye 'Kağıttepe' diyen, İstiklal Marşı'nı dahi okuyamayan, seçimlerde oyunu dahi kullanamayan gaf ebesi bir Genel Başkana böylesi bir ittifak yakışır."

HDP'nin kongrelerinde, Türk Bayrağı asılmadığını ve İstiklal Marşı okunmadığına işaret eden Erdoğan, "CHP'ye gönül veren kardeşlerim, siz bunlarla mı omuz omza yürüyeceksiniz? İyi Parti, siz bunlarla mı omuz omuza yürüyeceksiniz. Ve tarih sizi affetmez, affetmeyecek. İftiraları, yalanları yüzünden sürekli tazminat ödüyor. Son olan söylüyorum, öncekileri saymıyorum, 2,5 milyon tazminat ödeyecek, ben de bu tazminatı Mehmetçik Vakfı'na bağışlayacağım. Bunu tabii ki kendisi de ödemiyor, bunun için bir bağış kampanyası açmış, milletvekilleri bunu ödeyecekler." şeklinde konuştu.

'Türk siyasetine şeffaflığı biz kazandırdık'

Muhalefet partilerini eleştiren Erdoğan, "Sürekli vatandaşlarımızı rencide eden, sürekli sağa sola çamur atan, yalan makinesi bir Genel Başkana ancak böylesi bir ortak veya ortaklar yaraşır. Eline tutuşturulan bir fotoğrafın önünü arkasını araştırmadan Meclis kürsüsünde sallayan, yalan olduğu ortaya çıkınca da çıkıp özür dilemek yerine suç bastıran bir siyaset arsızsına ancak böyle ortaklar yakışır." ifadelerini kullandı.

Siyasetin fedakarlık, aşk, gönül, vizyon, öngörü işi olduğunun altını çizen Erdoğan, siyasette söz söylemenin, vadetmenin önem taşıdığını ancak asıl önemlisinin vaadi yerine getirmek olduğunu vurguladı.

Yalancılarla, gerçek siyasetçiler, gerçek devlet adamları, gerçek hizmet insanları arasındaki en büyük farkın bu olduğunu söyleyen Erdoğan, "Biri laf üstüne laf koymanın derdindedir, diğeri taş üstüne taş koymanın derdindedir. Bizim farkımız bu. Biz, 40 yıllık siyasi hayatımız boyunca daima bu hassasiyetle hareket ettik. Seçimlerden önce ne söz verdiysek, neyi vaat ettiysek seçim sonrasında da onu hayata geçirmenin çabası içinde olduk. Türk siyasetine şeffaflığı, saydamlığı ve milletin huzurunda hesap verme alışkanlığını biz kazandırdık." diye konuştu.

"Vaatler hayata geçirilmedi"

Aynı şekilde gelecek 5 yıl boyunca belediyelerde ne yapacaklarını, nasıl bir vizyonla hareket edeceklerini de manifestoyla ilan ettiklerini hatırlatan Erdoğan, "Peki biz, hükümet şeffaf davranırken, sizlerin huzurunda karnemizi ortaya koyarken muhalefet ne yapıyor? Onlar köşe bucak milletten saklanıyor, halka hesap vermekten kaçıyorlar. Bilhassa da bir önceki seçim vaatleri gündeme getirilmesin diye dua ediyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, Ege illerinden birindeki bir CHP'li belediye başkanının "Seçim dönemlerinde attık tuttuk, sonra da yapamadık" diye itirafta bulunduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Benzer bir vehametin Hatay'da da yaşandığını biliyorum. Hatay'da da 2014 seçimleri öncesi millete verilen 81 vaadin bir tanesi bile doğru düzgün hayata geçirilmedi. 30 Mart 2014 öncesinde verilen sözler, taahhütler unutulmaya terk edildi. Bırakın bu taahhütlerin gerçekleştirilmesini Hatay'ın trafik sorunu, yol, su, içme suyu sıkıntıları daha da arttı. Bizim Ankara ve İstanbul'da 50, 60, 70 günde bitirip insanımızın hizmetine sunduğumuz alt geçitler, üst geçitler burada aylarca tamamlanamadı. İşte bizim Karayolları olarak yaptığımız dalçıklarla Hatay yaşıyor. Bizim bölünmüş yollarımızla Hatay yaşıyor. Büyükşehirin yaptığı bir şey yok. Son 5 yılda Hatay, belediye hizmetlerinde bırakın bir adım ileriye gitmeyi, diğer illerimize göre çok ciddi mesafe kaybetti. İnşallah 31 Mart Hatay'ın makus tarihinin değiştiği gün olacaktır. İnşallah 31 Mart Hatay'ın yeniden gönül belediyeciliğine kavuştuğu gün olacaktır."

"Mobilyacılar Sitesi'ni hızla bitireceğiz"

Erdoğan, şehre bir Teknopark yapılacağını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

"Hatay'daki girişimcilerimiz, Mobilyacılar İhtisas Sitesi'nde 100 fabrika, 10 bin kişilik istihdam ve 500 bin dolarlık ihracat sözü verdi. Mobilyacılar Sitesi'ni hızla bitireceğiz. Buradan Bakanlığımıza ve diğer ilgili kurumlarımıza gereken talimatı veriyorum; bu sitenin en kısa sürede tamamlanıp yıl bitmeden faaliyete geçmesini sağlayacağız. Ayakkabıcılar da 300 iş yerinde 15 bin istihdam sözü verdi. Türkiye ayakkabı üretiminin üçte birinden fazlasını tek başına yapan Hatay'ı bu alanda daha da ileriye taşıyacak. Ayakkabıcılar İhtisas Sitesi'ni de bu yıl yapıp bitireceğiz. Ayrıca gıda arzı güvenliği bakımından önem verdiğimiz sera yatırımları konusundaki teşvikleri genişletiyoruz. Seracılıkta asgari yatırım tutarını 5 milyona, asgari kapasiteyi de 25 dekara indiriyoruz. Hatay'ın bu konuda da ülkemize öncülük edeceğine inanıyorum."

31 Mart seçimleri çok önemli

Reyhanlı ve Hassa ilçelerine bu yıl doğal gaz arzını sağlayacaklarını bildiren Erdoğan, tüm bu hizmetlerin aksamadan devam etmesi için 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri'nin çok önemli olduğunu vurguladı.

Erdoğan, istikrarın sürmesi ve ekonominin güçlenmesi için 31 Mart'ta bir yol kazasının yaşanmasına müsaade edemeyeceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Terörle mücadeledeki başarılarımızın çok daha ileriye taşınması için AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak 31 Mart'ı da başarıyla atlatmamız gerekiyor. Suriye'nin kuzeyinde güvenli bölgeler kurup Suriyeli muhacirleri tekrar vatanlarına huzuru kalple geri döndürmek için de 31 Mart'tan büyük bir zaferle çıkmamız gerekiyor. Bu seçimlerden de alnımızın akıyla çıkacak ve 2023'e kadar seçim olmadan enerjimizin tamamını yapısal reformlara vereceğiz. Hataylı kardeşlerimizin basiretine, ferasetine güveniyorum. Biliyorsunuz Hatay'da büyükşehir ve 12 ilçemizde AK Parti, 3 ilçemizde ise Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi adaylarıyla seçime giriyoruz. Sizlerden gerek AK Parti'nin adaylarına gerekse Cumhur İttifakı'nın adaylarına destek bekliyorum."