ÜMİT OĞUZTAN

Akdeniz'in Las Vegas'ı Maraş’ın fotoğraflarla hikayesi

Akdeniz in Las Vegas ı Maraş ın fotoğraflarla hikayesi
19 Haziran 2019 Çarsamba, 21:28 Akdeniz’in Las Vegas’ı olarak bilinen Maraş, yeniden ışıltılı günlerine geri dönebilir mi? İşte okurken çok farklı hislere kapılacağınız Maraş'ın hikayesi...

Bir zamanlar turizm ve mimarinin cenneti olan Maraş yani Varosha, dünya starları ve zenginlerinin uğrak noktalarından birisiydi. Savaş çıkmadan önce dünyanın varlıklı insanlarının uğradığı bu yere Marliyn Monroe'dan Sophia Loren'e kadar birçok ünlü isim uğradı.



Kıbrıs halkı savaş sonrasında evlerini ve dükkanlarını arkalarında bırakmak zorunda kaldı. Peki şimdinin hayalet şehri, en parlak olduğu zamanlar nasıl görünüyordu, şimdi nasıl ve hikayesi neydi?



Maraş, diğer ismiyle "hayalet şehir", Mağusa ilçesinde ve modern mimarisi ile dünyanın en lüks turizm merkezlerinden birisiydi (1973-74).

Kıbrıs'ın gözde bölgelerinden Maraş'ın Yunanca ismi ise Varosha.



13 Ağustos 1974 yılında İkinci Kıbrıs Harekâtı ile Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ele geçirildi.



Anlaşmalar sonrası bölge yerleşim ve iskana kapatıldı.



1974 öncesi Akdeniz'in en ünlü tatil merkezlerinden biri olan Maraş, Kıbrıs'ı ikiye ayıran Yeşil hat tampon bölgesinde bulunuyor.



TSK mensupları ile orduevi yanında bulunan kız öğrenci yurdunda kalan öğrenciler dışında da içeriye giriş kapatıldı.



Yalnızca arazi değeri 100 milyar doları aştığı tahmin edilen şehrin turizm yönündeki yapılanması takriben 1960 yılında başladı.



6,5 km. uzunluğundaki deniz kıyısında boydan boya uzanan Maraş'ın, 1970'lerde adanın yüzde 50 üzeri oranda oteli bulunuyordu.

Yalnızca bu bölgenin otel yatak sayısı, KKTC'deki toplam otel yatak sayısına eşit bir kapasiteye sahipti.



Maraş'ta 1974'ten önce 10 bin yataklı 45 otel ve 60 apartman tipi otel bulunuyordu.

Şehirde ayrıca 3000 civarı büyüklü küçüklü ticari iş yeri, 99 eğlence merkezi, 25 müze, 24 sinema ve tiyatro, 21 banka, 2 spor tesisi vardı.

1970-1974 yılları arasında en parlak dönemini yaşayan şehirde bulunan ünlüler arasında Sophia Loren, Elizabeth Taylor ve Richard Burton, Raquel Welch, Brigitte Bardot gibi sanatçılar yer alıyordu.


Rum turizminin yüzde 58'i bu bölgedeydi.


Zamanında Maraş'ta bulunan, İngiliz Kraliyet ailesinin yaptığı Golden Sands Hotel, rivayete göre dünyanın ilk 7 yıldızlı oteli.


Otelin içinde ulaşımı sağlayan bir de raylı sistem bulunduğu söyleniyor.


Ayrıca arabayla otele girdikten sonra direkt odalara çıkma imkanı da mevcuttu.


Basamakların altın kaplı olduğu da söylentiler arasında yer alıyor.


Şehir genelinde 4 bin 649 özel ev, 143 resmi daire, 9 kilise, türbe ve mezarlık, 8 okul bulunuyordu.


Bu bölge tek başına özellikle 1973 yılında bütün Kıbrıs'ın turzim sektöründeki toplam gelirinin yüzde 53,7'sini sağlıyordu.


Türkiye'nin 14 Ağustos 1974'deki 2. askeri müdahelesinden sonra Maraş, TSK ve BM askerinin haricinde sivil halka kapatıldı.


Bölge, savaşın ve anlaşmazlıkların simgesi gibi, 45 yıldır terk edilmiş vaziyette ve kapalı duruyor.


Şehirdeki yapılar bu geçen zaman içinde harabeye dönmüş durumda.


1974 sabahından sonra zaman durmuş ve o hiç uyumayan şehir, o günden beri sessizliğe gömülü vaziyette.



BM askerleri tarafından özel koruma altına alınan ve düzenli olarak bakımı yapılan üç binanın haricinde tüm binalar kaderine terk edilmiş durumda.


Kapalı Maraş'taki otel ve iş yeri binalarının önemli bir bölümü uluslararası kurum ve kuruluşların yatırımları ile inşa edilse de, toprakları Kıbrıs halkına ait.


Bu bölgenin geneli Kıbrıs Türk Evkaflarından Abdullah Paşa Vakfı, Lala Mustafa Paşa Vakfı ve Tekkelitika Vakfı'nın koçanlı (tapulu) malı olduğu söyleniyor.


Şimdilerde bölgede sanki hiç kimse yaşamamış, burası hiç olmamış gibi bir hava hüküm sürüyor.


Merdaneli çamaşır makinenin hüküm sürdüğü zamanlarda bölgede tam otomatik çamaşır makinesi kullanılıyordu.


Dönemin son teknolojisi siyah-beyaz televizyonlar da yaygındı.


Ve buzdolabı da lüks sayılmıyordu.


Kullanılan fırınların dönemin hayli ilerisinde olduğu da görülebiliyor.
Maraş'ın eski haline dönüşü için yaklaşık 10 milyar doların yeterli olacağı hesaplanıyor. Atıl durumdaki yapıların hızla elden geçirilmesi ve 380 bitirilmemiş inşaatın kullanılabilir olanlarının da yeniden kazandırılması beklentiler arasında.