Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Anayasa mı, feodal yapı mı?

info@haberdukkani.com 12 Nisan 2010 Pazartesi

Darbeler sonrası Anayasa'lar bu ulusun şansızlığı olsa gerek! Çağdaş topluma yakışır Anayasa özlemi ile dayatmacı Anayasa arasında mutlaka büyük farklar olmalı. Olmalı diyebiliyorum, çünkü; ben bir hukukçu değilim. Benden bu kadar, geriye kalan hukukçuların işi.

Anayasa bir devlet varlığının hukuki metnini oluşturuyor ve o devletin nasıl bir devlet olduğunu da gözler önüne seriyor. Demokratik mi, totaliter mi, faşist mi, teokratik mi? Devletin röntgenini de oluşturuyor Anayasalar..

Son dönemde gündemin en tepesinde yer alan Anayasa çalışmaları üzerine söylenmeyen söz, didiklenmeyen maddesi ve eleştirilmeyen hiç bir yanı kalmadı "değişiklik önerisi paketi"nin..

Vatandaşın kafası öyle bir karışmış durumda ki; önerilen ve komisyonda bazı maddeleri kabul edilen Anayasa değişikliğinin kendisine ne gibi "yaşam" farklılıkları sunacağını "algılayamıyor" yani anlayabilmiş değil, başına ne geleceğinin. Acaba, iyi mi, kötü mü?

Yeni bir Anayasa hayata geçirildiğinde daha mı insanca yaşayabilecek, daha mı güvende olacak? Karnı daha çok mu doyacak? Yenilikler yaşamına ne getirecek? Vatandaş bu sorulara yanıt arıyor iç dünyasında, fakat; televizyon ekranları ile gazete manşetleri vatandaşı aydınlatıp yüreğini ferahlatmaya yetmediği gibi, içi daha da kararıyor, endişesi giderek daha da artıyor!

Siyasi liderleri dinledikçe ve onların çevrelerinden yansıyan beyanatlara kulak verdikçe, üzerinde çalışılan Anayasa öneri paketinin içinde neler olduğunu anlamaya çalıştıkça, vatandaşın aklı uçup gidiyor!

Aydınlar, sanatçılar, gazeteciler ekranlarda boy gösterip konuştukça; vatandaşın aklı karıştıkça karışıyor. Herkes ağız birliği etmişçesine "özgürlük"ten söz ettikçe, vatandaş "umutlanıyor" inanmaya başlıyor, özgür bir yaşama kavuşacağına.. Sevinir gibi oluyor! Ama sevinemiyor. Çünkü; aklı sisler ardında kalan algılayamadıklarında.. Huzursuzluk sarmalına sürükleniyor. Sesini de çıkartamıyor, suç olur diye, korkuyor. Siniyor..

Fakat, Dünya'nın en özgürlükçü Anayasası'na sahip olsa bile "özgür" olamayacağını anlayıp gerçeğin farkına varamıyor vatandaş..

Vatandaşımız özgürlük yolunun önündeki en büyük ve çetin engelin  "feodal yapı" olduğunu algılayamıyor olabilir. Bu çok doğal. Vatandaşın durumunu değerlendirmek güç değil. Ama aydınların, özellikle de sanatçıların bu gerçeği görmezden gelerek "yorum" yapmaları öylesine acı ve öylesine büyük bir tarihi sorumluluk ki.. Bunu anlamak olanaksız. Gelecek kuşaklar günümüz sanatçılarını bugün verdikleri beyanlardan ötürü kınayacaklardır. Ölümsüz eserleri olsa bile..

Toprak reformu yapılamıyor, işsizlik almış başını gidiyor, istihdam yaratılamıyor, feodal yapıtaşları dimdik ayakta duruyor. Dünya'nın en özgürlükçü açılımları da Dünya'nın en özgürlükçü Anayasa'sı da pratikte insanımızın yaşam kalitesini yükseltemez, özgür bir yaşam sürdürebilmesine de olanak sağlamaya yetmez. Özgürlükçü Anayasa bankaların vatandaşın cebine koyduğu kredi kartı borçlarını ödemeyi sağlamayacağı gibi, feodalizmin binlerce yıllık yapı taşlarını yerinden bile oynatamaz..

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük