Mevlid Kandili
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Anlamak

info@haberdukkani.com 25 Ağustos 2010 Çarsamba

İnsan önce içinde bulunduğu, hayat bulduğu çevreyi anlamakla başladı öğrenmeye. İnsanlık ana rahmine düştüğü andan doğuma kadar olan sürenin her anını gözleriyle görebiliyor artık. Teknoloji bu olanağı sağlıyor günümüz insanına.

İnsanlık, bilgisayarın başına oturup Dünya'nın her yöresini görebiliyor. Nakliyat şirketleri, kamyon filolarını küçük bir cihazla masa başından izleyebiliyorlar.

Çıplak gözün göremediği her ne varsa kameralar görüyor önce, sonra da gözler önüne seriyor. Hırsızları, katilleri önce kameralar yakalıyor sonra polis!

işte bu nedenlerden ötürü Dünya hızla değişiyor..

Türk insanı geri bırakılmış olduğundan, ülkesini anlayamıyor ve tabi Dünya'yı da.. Köyünden çıkıp uçağa binenler bir kaç saat sonra Avrupa'nın göz kamaştıran kentlerinden birinde hayata atılabiliyor. Orada tutunabiliyor, işadamı olabiliyor, milletvekili olup parlamentoda sandalyelerden birisine oturabiliyor. Fakat yine de anlayamıyor kendi ülkesini ve kendi insanını!

Köyünde çobanlık yapan bir fukara ülkenin kaderiyle oynayabiliyor. Fakat anlayamıyor kendi insanını zannediyor ki; hala yönetebilecek!

Her şey eski günlerde kaldı.

Dünya değişirken kaçınılmaz olarak Türkiye'de değişti. Değişen sadece kaldırım taşları değil elbette, değişen insanların arzuları.

Arzuları ve umutları değişen insanlar, değişmeyen siyasi parilere oy vermiyor artık. Biliyor ki; değişmesini çok istediği hayatı değiştiremeye niyetli değiller.

Geçmişte Menderes, dün Özal bugün Erdoğan peki ya yarın! Kaçınılmazdır yarın da bir başka isim ortaya çıkacak ve kitlelerin yeni umudu olacak hiç kuşkusuz..

Dün iktidarın tadını tatmış bugün muhalefette olanlar, toplumun arzularının değiştiğini anlayamadılar. Anlamak istemediler, uyuttukları gibi, uyutmaya devam edebileceklerini zannettiler. Ve böylece oyunun dışında kaldılar. Şimdi ısrarla mızıkçılık ederek yine oyuna girmek istiyorlar.

Her şey eski günlerde kaldı.

Bugün yeni bir tarih..

Toplumun değişen arzularına cevap verebilmenin çarelerini aramak yerine, meydanlara çıkıp eski şarkıları yineleyip durmanın ne anlamı var?

İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı nedeniyle son yıllarda ortaya çıkan "iftar çadırları" yerlerini "sokak iftarları"na bıraktı. Şimdi sokak iftarlarında insanlar birbirleriyle kaynaşıyorlar. Değişen Dünya'nın yapayalnız, sahipsiz bireyleri, sokak iftarlarında oruçlarını açarken, geniş bir aileye kavuşuyorlar.

Ceberrut çehreler yerine, gülümseyen, ikramcı çehrelerle birarada olabilen aynı havayı soluyan çaresizlik içinde kıvranan bireyin özgüveni artıyor, moral kazanıyor, insan yerine konulmanın nasıl bir şey olduğunu fark ediyor.

Her şey eski günlerde kaldı..

Mutfaktaki yangın, her eve üç anahtar, bacınız, Karaoğlan ve Necmettin Hoca bugün yok. Var olma savaşı veren marjinal gruplar olarak anılıyorlar.

Referandum; Evet ya da Hayır çözümün temel taşı olmaktan çoktan çıktı.

Toplumun talepleri arttı.

Sorunlar büyüdü.

Dünya küçülürken, arzular büyüdü..

Bütçeler küçülürken, umutlar şişirildi, egolar okşandı!

Şurdan burdan gıdıklamaya çalıştığım kilometre taşları, uzun bir yolun başlangıç işaretleri aslında..

Değişen Dünya'nın bireyleri geniş halk kitlelerini peşine takıp sürüklemeyi başaramıyor. Halk kitleleri birini ortaya atıp ilahlaştırarak muradına ermeye çalışıyor...

Taşralı yeldirmeli kızın yerinde yeller esiyor. O artık metropolde işkadını.. Çeşme başında yağız delikanlı beklemek yerine yağız delikanlıları asgari ücretle çalıştırarak geçmişin intikamını alıyor.

Terörist başı Öcalan, Kürtlerin büyük umudu, büyük ilahı ama İmralı da bir mahküm sadece..

Koltukaltları şişirilenler bu ilahın yaşam öyküsünden ibret almalıdırlar.

Şurdan burdan gıdıklamaya çalıştığım kilometre taşları, uzun bir yolun başlangıç işaretleri aslında..

Çok şükür siyaset idam mangalarının karşısında noktalanmıyor artık. Dünya çok değişti.

Her şey eski günlerde kaldı.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük