Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

''Beni kestanelerimi yedikten sonra boğun''

info@haberdukkani.com 11 Ocak 2011 Salı

KARDEŞ KATİLİ OSMANLILAR VE GENETİK YAPIMIZIN "DNA"LARI

Osmanlı Hanedanlığı'nda 2. Mehmet ile başlayan kardeş katli 16. yüzyıl boyunca sürüp gitti.. Nice kardeşler cellat ellerinde öldürüldü.. Nedeni ise; Osmanlı tahtının selametiydi (!)

1597'de 3. Mehmet'in tahta çıkışı sırasında yeni Sultan'ın erkek kardeşlerinden ondokuzu haremden getirildi. Sultan'ın elini öptüler, sünnet edildiler ve ipek bir mendille boğuldular!

Genç şehzadelerden birisi:
"Beni kestanelerimi yedikten sonra boğun" diye, cellatlara yalvardı.

Tüm bu olup bitenler, dünyayı dehşete düşürüyordu. İşte bu nedenledir ki; İngiliz Kralı 4. Henry de tahta çıkarken erkek kardeşleriyle yaptığı konuşmada şunları söylemişti:
"Kardeşlerim üzüntünüz korkuya karışıyor. Burası İngiliz sarayı, Türk değil."

Yüzyıllardır dünyanın Türkler'e bakış açıları ve değerlendirişleri değişmemiştir. Çünkü; yüzyıllardır biz Türkler, dünyayı şoktan şoka sokup dehşete düşürdük. Kardeşlerimize yaptıklarımızı bildiklerinden olsa gerek, kendilerine neler yapabileceğimizi hep hesaplayıp duran dünya insanlığı, bizleri hiçbir zaman aralarına almak istememekte direniyor.

Yüzyıllar öncesinde olup bitti tüm bunlar, şimdi başka türlü mü?.. Hayır, bugün de yaşadıklarımızla dünyayı şoktan şoka sokup dehşete düşürmeye devam ediyoruz.

Faili meçhul siyasi cinayetlerimiz, yolsuzluklarımız, talanlarımız,  işkencelerimiz, toplattığımız gazeteler ve ateşlerde yakarak imha ettiğimiz kitaplar, hapse attığımız yazarlar ve aydınlar, kararttığımız televizyon ekranları, dilencilik yaptırdığımız İstiklal Madalyası sahibi gaziler, yoksullukluğundan ötürü loğusa yataklarında hastane masraflarını ödeyecek parası bile olmadığından bebeklerini rehin tuttuğumuz gencecik anneler, bir işe girebilmek için stadyumları sınav için dolduran gencecik ve aşsız insanlar, tarikat dergahlarında şeyhlerin iman tahtalarına zorla çöküp ırzına geçilen gencecik kızlar, insanımıza yaşattığımız yoksulluk ve çaresizlik..

Tüm bunlar, zulmün Türkiye Cumhuriyeti Devleti üzerindeki gölgesi ve genetik yapımızın büyüteç altındaki DNA'ları, yani bir türlü değiştirmeyi başaramadığımız ruhumuzun yapı taşlarıdır.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük