CUMHUİYET 97 YAŞINDA
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Bu Dünya yetişkinlere kalmaz

info@haberdukkani.com 20 Eylül 2011 Salı

Geçmiz zaman masallarında gençler, ana ve babalarına benzeyerek kişiliklerine kavuşurlardı. Günümüze ise, sevip benimsedilerine, idollerine özenerek ve elbette arzularının rüzgarlarına yelken açarak kavuşuyorlar kişiliklerine..

Değişen yüksek teknoloji yaşamın masallarını değiştiriken gençliğin de anlamı değişti. Gençler ile yetişkinler arasındaki uçurum giderek derinleşti.

Yetişkinlerin gençlik tanımı, eski zaman masallarındaki tanımlara ve inançlara yaslıyor sırtını! Bu nedenle de yetişkinlerin gençlik sorunlarını anlayıp kavrayabilmeleri olanaksız.

Gençlerin sorunlarını anlamayan, çözüm üretemeyen yetişkinler, geleceğin arzulayıp planladıkları gibi olacağına inanıyorlar! Bu çok büyük bir yanılgı.

Daha şimdiden öğretmen ile öğrenci ilişkisi kördüğüm olup karanlığa gömülmüş durumdadır.

Üniversite ve akademilerde profesörler ders verdikleri öğrencilerini tanımıyorlar! Hiç tanımadan sınavdan geçirdikleri öğrencilerine not veriyorlar!

Günümüz üniversiteleri ile akademileri, Aristo'nun akademisinden çok daha geri ve verimsizdir aslında.. Çünkü ders veren profesörler ile öğrenciler arasında iletişim bağı kopmuştur, yok olmuştur.

Öğrencilerin giderek uzayan öğrenim süreçleri, gençliğin toplumda sorumlu yerlere gelebilmelerinde engel teşkil etmektedir.

Gençler çok iyi tanıdıkları, çelişkilerle dolu dünya düzenini sürdürmeye hiç hevesli değiller. Gençlik; başkaldırı, cinsel özgürlük ve uyuşturucu kullanımı ile tepki vermek yoluna sapmıştır.

Gençlik başkaldırılarının eşzamanlı olarak 10-15 ülkede birden patlak veriyor olması bir "rastlantı" ya da "facebook" iletişimi olarak kabul edilemez.

Gençliğin protestoları ve başkaldırıları hiçbir "inceleme" yapılmadan "bastırıcı" çarelere başvuruluyor olması, sorunun çözüm yöntemi değildir.

Uzmanlar, gençlik bir "sınıf" mı, "sürekli" ve gerçek bir "güç" mü? diye, tartışıyorlar. Bu çok hayret verici bir durumdur aslında..

Kimileri gençliğin geçici bir birlik oluşu nedeniyle, gerçek ve sürekli bir güç taşımadığı görüşünde ısrarcıdırlar.

Fakat nüfus patlaması dikkate alındığında görülür ki, yetişkin nüfus "azınlık" durumuna düşer.

"Gençler, sayın yetişkinler kadar çoğaldıklarında "geleceğin yetişkinleri" olmaktan çıkarlar, asıl yozlaşacak ve itilecek olanlar kendileri olacaklardır" der, Paul Sivadon..

İnsanlık tarihinin hiçbir döneminde gençlik bugünkü niteliği ile görülmemiş, başlıca sorunlar arasında yer almamıştı.

Dünya gençliğini, yüksek teknolojinin, küçülen dünyanın birleşmesinin kaçınılmaz sonucu saymaktan ve ona göre davranmaktan başka çare yoktur.

Ve bilmeliyiz ki, bu dünya yetişkinlere kalmaz.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük