Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Çekilen onca acıdan sonra neden?

info@haberdukkani.com 04 Mart 2014 Salı

Yıllarca çekilen onca acının ardından nasıl olur da dünya bir gecede değişiverir?

Değişir mi?

Evet değişir.

Kaybedilen canlar, hiçbir şekilde telafisi mümkün olmayan onca acıların dünyayı değiştiremediğinin farkına varılabilir ise eğer;

barış,

sevgi,

özgürlük

ve eşit paylaşım

ilkelerinin insanlığı bir anne şevkatiyle bağrına bastığı idrak edilebilirse eğer;

dünya bir gecede değişir.

Çekilen onca acılardan sonra neden hala huzurlu ve mutlu insanlar değiliz?

Neden kedimizin ve çocuklarımızın geleceğinden emin değiliz?

İktidarlar neden korkarlar kendilerini iktidara taşıyan kendi halklarından?

Çünkü en iyi onlar bilir, muktedir olan halktır.

Çünkü en iyi onlar bilir iktidar halktır.

İşte bu yüzden iktidar olanlar, kendilerini iktidara getiren halktan korkarlar. Halka şiddet uygular ve zulmederler. Ve bütün bunları da "hukuk" manivelası ile gerçekleştirirler.

Hukuk "adil" olmadığı zaman halkları ve iktidarları bekleyen felakettir.

Halkları ve iktidarları felaketlerden, zulümlerden, işkencelerden, haksızlıklardan korumaya muktedir olan "güçlü hukuk mekanizması" değil, sadece ve sadece "adil hukuk"tur.

Toplumlar, halklar, bireyler, iktidarlar ve rejimler için de bağımsız ve adil hukuk esastır.

Uygarlık adil hukuk ile var olabilir.

Adolf Hitler, Saddam Hüseyin vs. vs.'nin "güçlü hukuk mekanizma"ları vardı ama ne onları koruyabildi ne de halklarını.. O güçlü hukuk mekanizmalarının acımasız çarkları tıkıt mıkır işleyerek hepsini felaket istasyonuna ulaştırdı.

Türkiye Cumhuriyeti'nin hiç komünist vatandaşı olmadı. Geçmişte de bugün de "Das Kapital / Ekonomi Politiğin Eleştirisi"ni doğru dürüst okumuş, anlamış ve sağlıklı analizini yapabilmiş insan sayısı parmakla sayılabilecek kadar azdır. Peki nasıl oluyor da siyasi polis arşivleri ile litaratürlerde yer alan onca komünist isim listeleri mevcut?

Çok basit; siyasi olarak dünya iki kutuba bölünmüştü ve Türkiye komünist olmayan taraftaydı. Her kim ki, özgürlük ve eşitlik diye sesini yükseltecek olsa derhal komünist diye, damgalanıp fişlenerek düşman ilan edilmişti. Yoksul, yardıma muhtaç ve fakir ülkelerin  kapitalist kutupta yer almış iktidarları kendi halkından korkuyorlardı! Elbette ki, aynı trajikomik durum komünist ülkelerin iktidarları için de geçerliydi; onlar da kendi halklarından korkuyorlardı.

Gerçekte iktidarın halkın kendisi olduğunu bilmeyen geniş halk kitleleri acılar ve kederler içinde tüketiyorlardı yaşamlarını hem de nesiller boyunca..

İşte size düşünülüp yanıtlanması gereken bir soru: Çekilen onca acıdan sonra neden?

Dünya bir gecede değişir.
İnanmayan tarihe bir bakıversin..

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük