Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Çıkrık yok olurken

info@haberdukkani.com 08 Aralık 2010 Çarsamba

Çıkrık, dirgen, çatal, şalvar, yemeni, çarık, nal, eğer, düven, ibrik, çakşır, peşkir, gaz lambası, leğen, sini, sahan, tığ, şiş, mes, kara lasttik hepsi birer Türkçe sözcük. Günümüzde bu sözcüklerin anlamları biliniyorsa da nasıl bir şey olduklarını bilenler yalnızca yaşlı kuşağın insanları, onlar da teker teker göçüp gitmeye baladılar aramızdan birer ikişer..


Günümüz insanının yaşamında çıkrıklara yer olmadığı gibi ihtiyaç da yok. Kadınlar artık şalvar yerine blucin giyiyorlar. Hiç bir çocuğun eline ibrik tutuşturulup uzaktaki çeşmeye gönderilmiyor su taşıması için.. İnsanlar leğenin içine çömelerek benyo yapmıyorlar. Dirgen, çatal gibi harman yeri el aletleri günümüz dünyasında kentlere göç etmiş kişilerin nostaljik dekoratif objeleri olarak kullanılmak üzere Çukurcuma antikacılarında müşteri bekliyor.


Bakır işçiliğinin göz nuru el işçilikyle bezeli tepsiler, siniler, sahanlar ve kaba ağaç oyma işçiliğinin nostaljik örnekleri antikacılardan kentlere göç edenlerin arabesk evlerinden yerel müzelerin vitrinlerine doğru sürüklenen ve giderek nadirleşecek olan objeler..

Bir zamanların günlük hayatın vazgeçilmezleri, olmazsa olmazları, yaşamı kolaylaştıran objeleri günümüzde işlevsiz kaldılar. İnsanoğlunun yaşamını kolaylaştıran nice alet edavat ve çeşitli eşyeler birer ikişer ve vefasızca terk edildiler. İnsanoğlu artık hiçbirine yaşamlarında yer vermiyor. Tilki kurnazlığına bürünen kolleksiyoncular ile antika simsarlarından başkalarının yüzlerine bile bakmadığı, kaldırıp çöpe attığı eşyalar, çürümeye terk edileli epey bir zaman oldu.

Cep telefonu, bilgisayar ve internet "sanal" olmakla birlikte Yeni Dünya'nın vazgeçilmezleri olarak her bireyin yaşamında.. Hayat parmakların üzerinde yükseliyor, iki dudak arasından çıkan her sözcük uydulara ulaşıp kayıtlara geçiyor. Atılan her adım birer sinyal olarak kayıtlarda yerini alıyor. İnsanoğlu "iz" bırakarak yaşadığının farkına varmadan yaşıyor. Her birey günlük yaşamının kayıt altına alınıyor olmasını "kanıksadı", rahatsız olmuyor. Çünkü teknoloji yaşamın parçası.

Devletlerin en gizli sırları deşifre olup Dünya kamuoyunun gözlerinin önüne seriliyor. Devletler bireyleri teknolojiden yararlanarak her alanda nasıl denetleyebiliyorsa bireyler de devletlerin attığı her adımı, aldıkları her kararı denetleyebiliyor. Teknoloji devletin tekelninde olmaktan çıkıp bireyin hizmetine sunuldukça, bireylerin devletleri, siyasetçileri, askerleri, bürokratları, teknotratları ve yöneticileri izleyebilme olanağı da giderek artış kaydediyor. Devletler bu durumdan çok rahatsız görünüyorlar. Bu duruma çözüm arıyorlar. Devletlerin tekelindeki teknolojide "kara delikler" açabilen bireyler, "Yeni Dünya Düzeni"nde çok daha özgür ve güvende olma arzusundalar. Güven ve özgürlük duyguları kafeslere kapatılmak istendikçe, toplumlarda hırçın dalgalanmalar yaşandığı görülüyor.

Saçlar jöleli, kulaklar küpeli, kadınların şalvarları ile erkeklerin ütülü kumaş pantolonları çoktan tarihe karıştı. Yeryüzü gezegeninde yaşam değişti. Körü körüne inadın anlamı ve işlevi kalmadı.

Bu arada şunu da ilave etmek gerekir; simit zamlandı oldu 1 TL. Eskiden gazeteciler simitle geçirirlerdi günlerini. Şimdi en lüks yerlerde, en baş köşelerde yer alıyorlar ve en leziz yemeklerin tadına bakıyorlar. Her biri gurme olup çıktılar.. Dünya değişti bile..

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük