CUMHUİYET 97 YAŞINDA
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Cinayetler ve aşklar

info@haberdukkani.com 03 Nisan 2011 Pazar

Milyarlarca yıldır aşk ve cinayetle içiçe yaşıyor insanlık. Bir türlü kopamadı bu ikiliden. Aşklarla çoğalıp cinayetlerle öldüler. Ve ne gariptir ki; aşktan korkan insanlık, cinayetlerden hiç korkmadı, bıkıp usanmadı. En büyük aşklar bile gün geldi bıkılan, usanç duyulan maceralara dönüştü.


Aşk ve cinayet..

Her ikisinin de 'Şeytan' marifeti olduğu ileri sürülse de gerçekte birer insanlık hali!

Topluluklar halinde karşı karşıya gelip aynı anda topluca cinayet işlenmesine 'savaş' adını veren insanlık; bu toplu katliamları ustaca planlayıp uygulayan 'komutanlar' yetiştirir, kahramanlaştırıp ilahlaştırır. İnsanlari öldürme yetki ve olanaklarıyla donatılan komutanlar, toplu katiam destanları yazdırdılar. Kaleme alınan bu toplu katliam destanlarına da 'tarih' adı verilir.

Öldürme emri alan insanlar, hep birlikte: "Yaşasın ölüm" diye, sevinç çığlıkları attılar! Böylece kendi yaşamlarını 'değersiz' kıldılar.

Aşktan daha çok savaştan zevk alan insanlık, aşklarını da savaş oyununa dönüştürdü. Fetih, ihanet, entrika, şiddet, yağma, talan, cinayet ve kurban aşkın unsurları içinde yer aldı.

Ve aşkı da savaşlarda olduğu gibi 'güçlü' olanlar kazanmaya başladı. Güçlü olanlar; soğuk, vahşi ve acımasızdılar ama çekimleri de bir o kadar yüksek oluyordu. Güçlü ile güçsüz, kazanan ile kaybedenin olduğu aşk masalları, insanlığın mutsuzluk tarihini oluşturdu. Böylece bir zamanların 'mutlu' aşk öykülerinin yerlerini 'mutsuz' aşklar aldı.


İnsanlar, bir savaştan bir diğer savaşa koştular, ölerek zafer kazanmak için! Bir aşktan bir başka aşka koştukları gibi.. Birbirlerini öldürdükleri gibi, aşklarını da 'öldürerek' yaşamaya 'alışan' insanlar; neden mutsuz olduklarını bir türlü anlayamıyorlar.

Brütüs Sezar'ı özgürlük için öldürmüştü. Macbeth, kral olabilmek için kralını.. Othello kıskançlıktan öldürmüştü Desdamona'yı.. Hamlet ise; intikam için türlü cinayetler planlamıştı.. William Shakespeare, cinayetleri otopsi masasına tekrar tekrar yatırarak yaşamın gizemlerini çözmeye çalışmıştı.

Tarih, yerküreyi kana bulayan eller tarafından yazıldı. Komutanlar her defasında aynı emri yineledi:
"Öldürün"

Yaşam cinayetler ile aşklar arasında sıkışıp tıknefes oldu. Aşklarımızda ve savaşlarımızda ardımızda harabeler bırakarak yürüdük. Büyük İskender kazandığı bir zaferin ardından savaş meydanına bakıp gördüğü manzara karşısında dayanamayıp, hocası Aristo'ya sormuştu:
"Bu nedir Aristo?"

Yanıt:
"Zafer ya da hiç" olmuştu.

Bugün geçmiş dönemlerin büyük aşklarından geriye kalanların yalnızca dramlar olduğunu biliyoruz. Savaşlardan arda kalanların da yalnızca acılar olduğunu..

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük