Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Deprem!

info@haberdukkani.com 20 Temmuz 2010 Salı

Pandora'nın kutusundaki Şeytan: Deprem!

Türkiye'de, Yunanistan'da ve Tayvan'da ardışık ve beklenilmeyen depremler, binlerce insanı uykunun derinliklerinde yakalayıp canından ederken, geride yıkıntılar altında tüm yakınlarını yitirmiş, inim inim inleyen insanlar bıraktı. Uzmanlar bu beklenilmeyen fay kırılmasının ardından, deprem felaketinin daha üç yıl süreceğini tahmin ettiklerini açıkladılar. Ne zaman? Nerede ve Kaç şiddetinde, sorularına ise; hiç kimse yanıt veremiyor. Açıkçası uzmanlar da şaşkın. Ama, şaşkınlıklarını gizlemeye ve soğukkanlı olmaya çaba gösteriyorlar.

Oysa ki; doğal felaket gibi görünen depremin ardındaki giz perdesi aralandığında ardından PENTAGON'un Alaska ve Hollanda da konuçlanmış askeri tesislerinin marifetleri gün ışığına çıkıyor. Şimdi size 1900'den günümüze dünyada en çok sansüre uğramış, çok yakın bir zamanda ise; 4 milyar insanı yok etmek için uygulamaya konmuş korkunç bir gerçekten söz edeceğim.
ABD'nin son derece gizli yürüttüğü projenin adı: High Freqency Active Auroral Research Program (HAARP), adından da anlaşılacağı üzere, Yüksek Frekans Aktif Aurora Araştırma Programı! Bu program ABD'nin Yeni Dünya Düzeni ile Siyonizm'in Dünya Hükümeti planlarının ürünü..

Herşey, Bay Tesla'nın elektromanyetik dalgalar kullanarak, doğayı etkilemeyi başarmasının ardından, 1900'de patent almak için başvuruda bulunmasıyla başlamıştı. Bay Tesla, elektromanyetik titreşimler kullanarak, fırtınalar yaratıp yağmurlar yağdırabiliyordu. Bay Tesla'nın bu buluşundan yola çıkan bir çok bilim adamı kolları sıvamış, onun bu buluşunu geliştirmeye yönelmişlerdi. 1900'de Bay Tesla'nın sahibi olduğu patent, günümüzde Raytheon firmasına ait.

ABD Savunma Bakanlığı, ABD Deniz Kuvvetleri, ABD Hava Kuvvetleri ve Alaska Üniversite Fairbanks'ın gizli ve ortaklaşa yürüttükleri proje kontrolünde elektromanyetik titreşimlerden yararlanılarak geliştirdikleri alet ile Başkan Reagan döneminde uygulamaya konulan Yıldız Savaşları Projesi (Star Wars)'ın pabucunu dama atmayı başardılar. Çünkü, çok daha ucuz ve güçlü bir silah olduğu gerçekleştirilen deneylerle kanıtlanmış bulunuyor.

ABD, bu projeyi son 6 yıldan bu yana Alaska'nın Gekona askeri üssü yakınlarında, ABD Hava ve Deniz Kuvvetlerince geliştirip uygulamaya koydu. Resmi amacı: İonosfer'de araştırma yapmak! Bu projenin gerçekleşmesinde üç ABD şirketi ARCO, Raytheon ve E-Sistemleri'nin önemli katkıları var.

HAARP öyle bir güç ki; bakınız neler yapıyor:


1). İklimleri değiştirebiliyor.


2).Kutupları eritebiliyor ve yerinden oynatabiliyor. Bir başka Buz Zamanı yaratabiliyor.


3). Ozon tabakası ile oynayabiliyor


4). Okyanus dalgalarını kontrol edebiliyor


5). Dünyanın enerji alanlarıyla oynayarak, insan beynini kontrol altına alabiliyor. Örneğin: ruh sağlığını bozarak düzensiz davranışlara, kan kimyasının olumsuz etkilenmesine, metabolik değişimlere, sinir sisteminin bozulmasına yol açarken, beyinsel ve sinirsel fonksiyonları etkileyerek de insanları şaşkın hale getirebiliyor.


6). Radyasyon yaymayan termonükleer patlamalar oluşturabiliyor


7). Depremler yaratabiliyor


8). Eko sisteme zarar verebiliyor, hayvanları göç ettirebiliyor


9). Met dalgaları yaratabiliyor


10). Ufuk üstünde bir radar sistemi yaratabiliyor


11). ABD ordu komünikasyon sistemi çalışmaya devam ederken, diğer tüm komünikasyon sistemlerini tümüyle işlemez hale getirebiliyor


12).ABD denizaltılarının (ELF Extremely Low Frequency) olağanüstü alçak frekans kullanabilmesini sağlıyor


Yukarıda sıraladıklarım yalnızca bir bölümü.. Bu gerçeklerin ışığında bir bakışta nasıl bir tanrının çocukları olduğumuzu algılamak çok kolay!

Bazı fizikçiler bu projeye şiddetle karşı çıkıp, internette insanlığı uyaran yazılar yayınlamaya çalıştılar. Ama, internette HAARP projesi karşıtı tüm siteler PENTAGON tarafından bir anda siliniyordu. Bu projeye karşı çıkan pek çok insan CIA'in örtülü ve yargısız infaz operasyonlarında ortadan kaldırılıverdi. Herkes susturuldu. Bu şiddet ve baskı ise; 1900'den beri süregeldi.

ABD ve Rusya ortaklaşa dünya nüfusunu 6 milyardan 2 milyara düşürme kararı aldılar. Böylece; eğitimsiz, fakir, ilkellikten kurtulamayan ve giderek artan dünya nüfusunun temizlenerek, dünyanın gelecekte büyük bir kaosa sürüklenmesinin önüne geçileceği varsayılıyor. Uygulamaya konan plana göre, geride kalacak olanlar: Seçkin siyasiler, zenginler ve entelektüeller olacak. Özetle Tanrılar, işe yaramaz olarak gördükleri 4 milyar insanı cezalandırarak, işe yarar gördükleri insanlardan oluşan yeni bir dünya yaratacak. Bunun adı ise; Yeni Dünya Düzeni! Hiç kimse nükleer savaş, çıkacak diye beklemesin. Artık, insanlığı doğal afet görünümü altında uygulamaya konan yepyeni bir savaş teknolojisi bekliyor. Bu savaş teknolojisi Yapay Tufanlar yaratıyor.

Dünya haritasına baktığınızda Türkiye'nin ABD'nin Alaska/Gakona askeri üssünün tam karşısına düştüğünü görebilirsiniz. Ayrıca proje araştırmalarına ve deneylerine tanık olanların yaptıkları açıklamalara göre, gökyüzünde beyaz ve kırmızı ışık görüldüğü söyleniyor.

ABD'nin Yeni Dünya Düzeni ile Siyonizm'in Dünya Hükümeti programları içinde yer alan HAARP projesi, dilediği anda dilediği yerde deprem felaketi sonuçları vererek, en etkili, en kesin sonuca ulaşılmasının ilk adımları. HAARP Projesi ile geliştirilen alet şu anda %10 kapasite ile çalışıyor. Aletin tam olarak geliştirilerek uygulamaya konulacağı tarih ise; 2002..

PENTAGON, ABD Kongresi'ne verdiği raporda aletin yalnızca 3.5 kilowatt güce sahip olduğunu bildirmekte. Ancak, bu proje üzerinde çalışan bilim adamları aletin 3.500 kilowattlık bir enerji yaratabildiğini açıklıyorlar. 2002 yılına varıldığında aletin erişeceği güç ise; hesaplanamıyor bile.. Proje Alaska/Gakona'da tatbike başlandığında PENTAGON, aletten 100 bin kilovatlık bir enerji elde etmeyi umduğunu açıklamıştı.
Dünya insanlığı ABD emperyalizmi karşısında suskun kaldıkça sıranın kendisine geleceğini hiç düşünemedi. Güçlünün yanında yer almayı ve ona ortak olmayı akılcı bulan siyasiler, kişisel çıkarları için, ülkelerini satarlarken, masum insanları nasıl bir felakete sürüklediklerini biliyorlardı.

Mitoloji, tarih ve tüm din kitaplarında yer alan tufanlar artık ABD patenti taşıyor. ABD patentli tufanların ilk provaları 1993'den bugüne Orta-Batı Amerika'daki sel felaketleri, Temmuz 1998 Papua Yeni Gine'deki büyük dalgalar, 1996 Çin/Tangshau'da, 1999 Türkiye/İzmit depremi ardından Yunanistan ve Tayvan depremleri.. Şimdi sırada neresi var?

NOT: BU YAZI 15 EYLÜL 1999 TARİHİNDE KALEME ALINMIŞTIR
.

Bu yazının kaleme alınıp yayınlandığı günlerde Morrison Süleyman namı diğer "çoban Sülü" Cumhurbaşkanı olarak deprem felaketinin yaşandığı yöreyi ziyarettinde: "Altımız fevkalade çürük, halkımz dikkatli olsun" diye, sözüm ona uyarıda bulunuyordu.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük