Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Deve yüküyle götürüp deli gömleği ile yaşamak!

info@haberdukkani.com 25 Eylül 2013 Çarsamba

Deve yüküyle görüp deli gömleği ile yaşayanların dünyasını televizyon ekranlarından "imrenerek" ve kaderlerine  "küserek" izliyor ev hanımları ile genç kızlar. Her gün bıkıp usanmadan izledikleri renkli görüntüler herkesin hafızasında farklı algı dalgalarıyla aşındırıyor karakterlerini.


Dayanamayıp açıyorlar isyan bayraklarını.. Evli olanlar kocalarından boşanıyor, bekar genç kızlar evlerini terk ediyor. Sonu bilinen maceralara yelken açıyorlar. Zaten ilk önce bayrak sonra da yelken açılır da nedendir bilinmez, Mezopotamya'da bahtın kilidi açılmaz bir türlü!

Dizi senarisleri bir gecede yazıyorlar her bir bölümü 90 dakika olan senaryoları. Dünya klasikleri arasına karışmış olan bir yazar bile bir gecede ancak bir dostuna mektup yazabilir ama 90 dakika süreli taş gibi bir senaryoyu kaleme alamaz. Dünyada bir tek bizim senaristler kotarabiliyorlar bir gecelik senaryo metinleri yazabilmeyi, maşallah! İşte şimdi anladınız mı, bizim televizyon dizileri neden bu halde yerlerde sürünüyor. Hiç kusura bakmasınlar ama hiçbirisi başarılı değil.

Televizyonlarda yayınlanan yerli dizileri, magazin programlarını izledikçe, çağın dışında kalan, algısı bozulan toplum, gerçek dünyaya yabancılaşıyor, zihinsel fonsiyonları gelişeceğine geriliyor, zaten kültür düzeyi malum insanlarımız, giderek düzeysizleşiyor. Tam bir mezopotamya toplumu olup çıkıyor. Kafalarda Batı öcüleşirken, Doğu şirinleşip sevecenleşiyor. Daha bir içselleşip benimseniyor.

Batı sözünü ettik ya, şimdi hemen: "Şu Batı dedikleri çok mu matah sanki" diyeceklerdir. Hayır "matah" demedik, "akılcı" diyecek oluyoruz da anlayan çıkmayacağını da biliyoruz.


Mezopotamya toplumları deve yüküyle götürüp deli gömleği ile yaşamaya alışmıştır. Kültürü böyledir. Bilimin ışığı, aklın üretkenliği ile uzay boşluğunda hızla ilerleyen Batı, Mezopotamya'nın ne deve yüküyle götürmesine, ne de deli gömleği ile yaşamasına izin vermeye niyetli görünmüyor. İçişlerine de burnunu sokuyor! Mısır, Yemen, Libya, Suriye, İran vs. vs..

Bir gecede 90 dakikalık senaryolar yazmak zorunda bırakılan senaristlerimizin ekonomik özgürlükleri olsaydı ve bir de sansür belasından yakayı kurtarmaları mümkün olaydı eğer; bakın görün, işte o zaman ortaya ne muazzam senaryolar çıkartırlar, dünya insanlığına da ayakta alkışlardı kendilerini.. Aslında Mezopotamya'da çook malzeme var, müthiş televizyon dizileri çıkar da, bir gecede de yazılmaz ki; evrensel lezzette bir senaryo...

HABER DÜKKANI, önümüzdeki günlerde İstanbul ilçe belediye başkanlarından birinin deve yüküyle götürüp deli gömleği ile nasıl bir yaşam sürdürdüğü gerçeğini "belgeleriyle" gözler önüne serdiğinde, evrensel lezzette bir yolsuzluk hikayesini okuyacak, muhalefet ile iktidarın rant bölüşüm ortaklığına hiç de şaşırmayacaksınız. Çünkü "yolsuzluk" öykülerine iyice alıştınız, iliklerinize işledi. Hiç kimse kusura bakmasın ama sizler de onlar gibi düşünmeyi ve yaşamayı benimsediniz. Son dönemde herkes ekonomi/politik uzmanı. Şu bizim televizyon dizi senaristleri hariç, gariplerin ne Türkiye gerçeklerini yerinde görüp inceleyecek ne de evdeki mutfak masraflarını karşılayabilecek bütçeleri yok ki.. Bir tek onların haberi yok Mezopotamya gerçeklerinden!

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük