Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Devlet vatandaşına kumpas kurmaz

info@haberdukkani.com 07 Ocak 2014 Salı

Devlet vatandaşlarını her alanda korumakla sorumlu ve yükümlü olduğu halde tutar da kumpas kurar mı?

Bu soruya hiç düşünmeden ve tereddüt etmeden verilecek tek bir yanıt vardır: Hayır.

Devlet vatandaşına kumpas kurmaz. Kurmamalıdır ve kuramamalıdır. Çünkü vatandaşın tek güvencesidir devlet.

Ergenekon davasının görüldüğü Silivri mahkemesinde savunmamı yaparken yargıç heyetine, "Devlet namuslu vatandaşına tuzak kurmaz, namussuz vatandaşına da tuzak kurmaz" demiştim. Bugün de aynı görüşü savunuyorum. Çünkü devlete ve hukuka olan inancımı hiç kaybetmedim, kaybetmek de istemiyorum.

Demokratik hukuk devletinde, bürokrasi vatandaşına kumpas kurabilir (mi?)

Demokratik hukuk devletinde, bürokrasi vatandaşına işkence yapabilir (mi?)

Her iki sorunun da yanıtı yine hiç düşünmeden ve terddüt edilmeden, "Hayır" olabilmelidir.

Ancak bir devlette "kravatlı oligarşik çete" var ise, hatta çeteler varsa, o devlette bürokratlar vatandaşa bal gibi kumpas da kurarlar, işkence de ederler, faili meçhul cinayetlerden de söz edilir.

Devlet mekanizmasında görevli birer memur olan ve maaşlarını da vatandaşın üretim gücüyle dolan hazineden alan bürokratlar oligarşik çeteler kurabiliyorlarsa eğer; bütün bunlar siyasi şemsiye altında gerçekleşiyor demektir.

Türkiye, kravatlı oligarşik çetelerden yakasını kurtaramıyor. Nice gazeteci, yazar, sanatçı, aydın ve düşünür de yıllardır bu gerçeği dile getirmekten hiç vazgeçmediği için başını beladan kurtarmak şöyle dursun canını bile tesadüfen kurtarabiliyor çoğu zaman..

Yıllarca "ülke kravatlı oligarşik çetelerden arındırılmalı" diyen her kim varsa, başlarına olmadık işler getirilmiştir. Hangi görüşten olurlarsa olsunlar, hepsi de kör karanlık yaşamlara mahküm edilmiş bahtsızlardır. Bu gerçeği kanıtlamak için, Cumhuriyet tarihine bir göz atmak yeter de artar bile..

NATO'ya bağlı bütün ülkelerde "GLADYO var" diye, bir türkü tutturan kişi, kendi yaşamına kezzap döküyor demektir. Çünkü GLADYO hazineden maaş alan kodlanmış kadrolar demektir.

Bu yetmezmiş gibi tutup bir de Ankara'nın kravatlı oligarşik çetelerini diline dolayan zaten meczup olmuş demektir.

Bu yüzden aklını yitirmiş bir düzine şaşkından başkaca hiç kimse ne GLADYO'nun kodladığı kadrolardan ne de Ankara'nın kravatlı oligarşik çetelerinden söz etmez Türkiye'de..

Arada bir siyasi skandallar çatlayıp patlayacak olsa da üzerleri örtülür, unutturulur, geçer gider hepsi.. Türkiye, bu malum gerçeğe de iyice alışıp kanıksamıştır.

Ancak "hukuk" çok başka bir konudur ve hiç su kaldırır yanı yoktur. Türkiye, "bağımsız yargı" ile yüzleşmeye çalışıyor. Yargının siyasallaşması halinde ortaya ne gibi felaketler çıkabildiğini anlamaya başlıyor. Eh, bu da az bir gelişme ve ilerleme değildir. Üstelik Türkiye'nin tam da "ileri demokrasi"ye geçtiğini tüm dünyaya ilan edip inandırmaya uğraştığı bir dönemde..

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük