Kelepirci 60
Ali HASDEMİR
Ali HASDEMİR

Dizi Dizi İnciler.. Hadi Size İyi Uykular..

alihasdemir@haberdukkani.com 18 Ekim 2013 Cuma

"Sistematik Algı Operasyonu"  diye nitelendirebiliriz, tüm bu olan biteni..

Yani şu, özellikle son yıllarda başımıza gelenleri..

"Türkiye'de şunlar oldu.."

"Türkiye'de, bakın bunlar bunlar da oldu!!"

Bu bir algı operasyonudur!!

Algı operatörleri var bu kesin ..

Kuşkusuz,  IQ'su  oldukça yüksek bunların.. Cinfikir olmak yeterli değil, resmen şeytani düşünen, özel seçilmiş türünden iki ayaklılar bunlar muhtemelen..

İlk kez bizim üzerimizde denenen bin yöntem değil, bir çüok ülkede uygulanıp sonuçlar alınan,  fakat uzun yıllardır Türkiye üzerinde de itinayla işlenen bir stratejidir..

Şimdi, ülkemizde iyi- kötü her hanede bir tv alıcısı, bir aptal kutusu var mı?

Var..

Ahalinin evinde oturup tv izleme düşkünlüğü ise çok genel ve çok bilinen bir şey..

Hane başına en az 2 ferdin televizyonla haşır neşir olduğu varsayılırsa ve hepsinin de beyaz cama hipnozlanmış gibi baktığı düşünülürse..

'Biz milletçe televizyonkolik olmuşuz' , 'iflâh olmaz birer televizyon tutkunuyuz' demek abartılı olur mu?

Abartılı mı?

Hayır mı?

Öncelikle, hep birlikte şu konuyu iyi kavramak zorundayız..

Şu anda dinlediğimiz tüm habelrer gerçek değil.. Hepsine yalan katılmış ve şekil verilmiş..

Ancak, asıl şekil verilmek, bir hizaya sokulmak istenen ise direkt bizleriz..

Kontrol altında olmamızın bir başka alternatifi, bizi iyi güdebilmelerinin bir diğer yolu yoktur onlar için..

George Orwell'in ünlü "1984" adlı eserini bilirsiniz..

Filmi de yapıldı ve oldukça başarılı bir yapıt oldu..  Başroldeki İngiliz oyuncu John Hurt'un performansı  mükemmeldi, baştan sona..

Gün 24 saat, evde, işte, sokakta kısaca heryerde, gizli kameralar eşliğinde büyük gözaltı altında bir yaşam biçimi.. Kadın, erkek, çocuk, tüm toplum, yönetimce herkes denetleniyor..  Birey yok, kişilik hakları diye bir şey yok, herbirinin barkodu mevcut olan işçiler var..  İsim yerine, sırf bu barkod rakamları geçerli..

Bu format, 25 - 30 yıl önce çok abartılı, hatta ütopik gelmişti izleyiciye, bunun gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir sistem olarak düşünülmüştü..

O dönemde, ulus olarak önemli değerlerimiz henüz örselenmemişti, önsezilerimiz Türkiye'de asla böyle bir şeyin olamayacağını, bunun bir kurgusal senaryo olduğunu kabullenmişti..  O dönem algı öyleydi, daha sâf düşünceliydi, böylesi ekzajere edilmiş komplo teorilerine henüz kapalıydı insanımız çünkü..

Şimdi bu işler öyle bir aşamaya gelip dayandı ki, herkes birbirini merak eder hale getirildi..

İster öz çocuğunu takip et, ister hasmını, istersen senin gözünün içine sokarak nerdeyse zorla beğendirilmiş, hayranlık kazanmış bir ünlüyü adım adım izle..

Biliniz ki, televole tipi, BBG evleri programları, ardından da popülerleştirilen mâlum dizilerle toplumun merak dürtüsünü kaşımak, gönül, ya da cinsel güdüleri harekete geçirmek, hatta iyice törpülemek, hep bizi değiştirmek üzere plânlanıp yapılmış programlardı..

Kafaların içindeki geleneksel değerleri boşaltıp, yeni birçok önkabuller ile doldurma..

Ve inanın ki, daha önceleri batı bunların farklı versiyonlarını kendi toplumlarında da denedi..

Amaç tekti;  bireylerin kafalarının içi iyice karışsın, karmakarışık olsun ki sistemi sorgulamasın..!!

O nedenle Avrupa'daki, ya da okyanus ötesindeki ülkelerin büyük kentleri dışındaki banliyölerinin, cadde ve sokakları metruk gibidir.. Evlerine mıhlanıp kapanmış,  boş gözlerle tv izliyordur insanlar çünkü..

Neyse, sonuçta, sözün özü.

İtiraf etmeliyiz ki, bizi tamamen olmasa da bir hayli değiştirmeyi başardılar ne yazık ki..

**

Bugün aslında 'ikiyüzlülük" ve ikiz kardeşi 'riyâ'  konusunda karalamaya niyet etmiştim oysa ki.. Demek, kısmet bu konuya imiş..

Fakat zaten birden fazla paralel bağ kurabilirsiniz aralarında; Tüm defolarımız, yama tutmayan söküklerimizle irtibatlı, şu yukarıda değinmeye çalıştığım konu da özü itibarıyla..

Şu anda okuma zahmet ve nezaketini gösterdiyseniz, durup düşündünüz ya birçok şeyi, gerisi gelir artık..

Her tür tartışma ve fikir paylaşımı plâtformunda, didaktik konularla daha fazla aşır neşir olmak suretiyle motive etmeliyiz birbirimizi aslında.. Tek başına işin içinden çıkmak güç.

Ülkemizi mandalaştırma amacıyla üzerimizde denenen bu illüzyonun etki alanını bozup dağıtmak ve sistematik algı operasyonunun şifrelerini kırmak zorundayız çünkü..

Herşeye karşın esen kalın..

  • DİĞER YAZILARI
LAPİS