Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Düşünce ayrılıkları ve ortak değerler

info@haberdukkani.com 11 Eylül 2011 Pazar

"Terbiyeli olmaktan zarar gelmez, terbiyeli davranmakla terbiyesizler bile yola getirilir"

***

Terbiyeli bir adam kalabalık bir otobüste istemeden birinin ayağına basar.

-Afedersiniz, der.

Öteki;
-Ne affı be! hayvan gibi yürümesene!

-Afedersiniz ama niçin ağzınızı bozuyorsunu?

-Öyleyse hayvan oğlu hayvansın.

-Ben sizinle böyle konuşmuyorum, rca ederim..

-Rica etmesen ne olur ulan!

-Ulan demeniz doğru mu?

-Doğru değilse ne yapacaksın yani? diyerek, gözünün ortasına yumruğu çakar adam.

***

Tebiyeli olmak, terbiyeli konuşmak ve terbiyeli davranmak her yerde, her zaman, herkese karşı "işe yarar" mı? Terbiyesizleri yola getirir mi? Peki bizler nasıl bir yaşam sürdüreceğiz?

***

Yoğun iş temposunda çalışan bir adam, yemek saatlerinde yemekhaneye biraz geç kalmaktadır, her seferinde kendisinden önce gelenlerin bütün yemekleri paylaşmış olmalarından ötürü aç kalır. Bir gün, iki gün.. her gün aynı şey olunca dayanamaz, ilgiliye şikayette bulunur.

Aldığı yanıt:
-Sen de biraz açıkgöz ol oğlum!

***

Terbiyeli olanın, terbiyeli ve saygılı davranışlar içinde yaşamaya çalışanın hayatı zinda dönüyor bu ülkede..

Çocuklara terbiyeli ve saygılı olmayı öğretmeye çalışırız ama toplum orkestrasından çıkan sesler çok farklıdır.

Öğrencilerin konuşmaları, serserilerin konuşmalarından farksız, eğitilmiş insanımızı eğitimsiz insanlarımızdan ayımak olanaksız hale geldi, bilimsel ve siyasal sahalarda "kabadayılık" pirim yapıyor.

Birisi:
-Sen bizim mahalleden bir daha geç de göreyim ense traşını, diyor.

Bir başkası:
-Ben, bu memlekette bu lafları söyletmem..diye, posta koyuyor.

Bu koşullarda terbiyeli olması için uğraş verdiğimiz çocukların hayatın akışı içinde "gülünç" duruma düştüklerine tanık oluyoruz.

Bu gidiş "demokrasi"nin kaçınılmaz "sancıları" olarak tanımlanıyor ki; anlayan beri gelsin!

Bir siyasi parti lideri, partinin kurultayında, kendi partisinin üyelerini "kurultayı basmakla" suçlamıştı. O kurultay basanların bütün yaptıkları, kurultaya erken gelmiş olmaktı, o kadar. Düşünceye düşünce ile karşı koyma ilkesi işlemiyor bu ülkede.

Aklın ve bilginin, öncü, sağduyulu, terbiyeli, saygılı tutum ve davranışları; küçümsenme, alaya alınma, şiddetle bastırılma sonuçlarıyla karşılaşıyor.

Düşünce ayrılıkları bir yana, ortak ilkelerimizi "ortak olarak" uygulayabilme şansımız bile kalmadı.

İnsanca ve uygarca tartışabilme olanağından yoksun yaşıyoruz. Boşu boşuna "huzursuz" bir ortamda yaşamaya mahküm ediyoruz hem kendimizi, hem de çocuklarımızı..

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük