Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Efendilere az gelir, vatandaş okusa da anlamaz

info@haberdukkani.com 04 Temmuz 2010 Pazar

Tarih sayfaları incelenecek olursa görülür ki; zengin ama sosyal yaşamdan mahrum kadınlar şiir, hikaye ve anılarını yazarak eğlenme çabası göstermişlerdir. İnsan içine çıkamadıkları için; şair, öykü ve roman yazarı olarak ünlenmiş pek çok kadının adı vardır edebiyat literatürlerinde..

Günümüzde de değişen pek fazla bir şey yok. Nerede geçimsiz, aradığı dünyaya kavuşamamış, özlemlerinin ateşiyle içten içe yanıp kavrularak küle dönüşmüş ya da küle dönüşecek olan kadın varsa, son nefeslerini verene kadar yazmaya çalışarak insanlıktan intikam almaya çalışıyorlar. Ne garip!

İçlerinde pekazı var ki; insanlığa umut verici düşlerini hediye ediyor. Onları yürekten kutlar, önlerinde saygıyla eğilirim.

Gazetelerin yöneticileri bir moda başlatırcasına gazete sayfalarında kadınlara süslü başlıklar altında köşeler açarak, Türk kadınını erkeğin karşınında eşitleme çabasına girdiler.

İyi de yaptılar bu sayede erkeklerin kadınları tanıma şansları arttı. Erkekler kadınların da düşünebildiklerini ve hemen her konuda çok çeşitli düşünceleri olduğunun farkına vardılar.

Önce eşeği sonra kadını tanıyan erkeklerin kadınların yazdıklarını okumaya başlamalarının üzerinden henüz çeyrek asır bile geçebilmiş değil. Ama biz AB'nin eşiğinde tek ayak üzerinde neden bekletiliyoruz diye, yakınıp durmaktayız. Hele ki; atalarımızın onlara tuvaleti öğretmiş olduklarını da aklımıza getirince, çok fena halde sinirleniyor, egomuz yükseliyor ve bu haksızlık karşısında sesimizi yükseltmeyi hak biliyoruz. Dış Dünya'ya olan borcumuz arttıkça da daha bir yiğitleşiyor, Batı'ya da Doğu'ya da kafa tutuyoruz. Yakışmıyor da değil hani!! Ama sonuçları çok da bi-fena oluyor, o başka..

Erkekler hâlâ Müslüm Gürses'in şarkılarını dinlerken kendilerini jiletle doğramaya devam ediyorlar. Oysa, insanın en çok insanlaşabildiği zamanlar, aşk yaşadığı ve müzik dinlediği anlardır. Erkekler her ikisini de kanlı yaşıyorlar hamdolsun..

Mitolojiler ve efsaneler başarısızlığın adaletinden kahramanlar üretmiştir. Çünkü başarısızlık avam dünyasında olağanüstü hayranlık uyandırır. Avam maceraperest, haddini bilmez ve cahil cüretiyle gelişigüzel atılan adımların sonucunda ortaya çıkan başarısızlığın kahramanına hayran kalır; o kahramanla özdeşleştirir kendisini. Bu nedenledir ki; mitolojiler ve efsaneler başarısızlığın adaletiyle son bulur. On binlerce yıldır nesillerden nesillere aktarılan mitolojiler ve efsanelerde yer alan kahramanlar, aslında sıradan insanların aynalardaki iz düşümleridir. Kahramanların ölümsüz oluşlarının sırrı işte bu püf noktasında gizlenmeyi başarmaktadır.

Batı'da aristokratik eşkiyalığı engelleyen Hristiyan Kilisesi oldu. Asil eşkiyalar uzun bir süreç sonunda yavaş yavaş uygarlaşarak kabalıktan nezaket basamaklarına adım atabildiler. Nezaket merdivenlerinden zerafetin doruklarına doğru tırmandıkça da gaddarlıkları arttı ve bugünkü hale geldiler. Yerkürenin nükleer başlıklı efendileri oldular. Hiç kusura bakmasınlar ama bizim gazete yöneticileri de onların kuklaları ve çanak yalayıcıları oldular.

Şimdilik bu kadarla yetinelim. Çok yorgunum. Biraz dinleneyim ve gazete yöneticilerine olan kızgınlığım geçsin yine yazarım..

-ÜMİT OĞUZTAN-

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük