Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

En güzel bayram hediyesi

info@haberdukkani.com 10 Eylül 2010 Cuma

Türkan Şoray, Filiz Akın, Fatma Girik, Hülya Koçyiğit, Tarık Akan, Cüneyt Arkın ve diğer Yeşilçam ünlülerinin izleyicileri ve hayranları televizyon başında oturmaya mahküm bir nesilden ibaret. Artık bu çok ünlü zannettiğimiz starların filmleri sinema salonlarının gösterimlerinde "gişe" yapıp hasılat "rekorları" kırmıyor!

Yeni kuşak bu nostalji starlarını yeteri kadar tanımıyorlar bile..Yalnızca isimlerini duymuşlar o kadar.

Kültür değişiyor değil; değişti. Ama bu gerçeği algılayıp görebilenlerin sayısı bir elin parmakları kadar az. işte bu az sayıdaki yönetmenler ve sinema insanları günümüzde gösterime sürülen ve hasılat rekorları kıran filmlerin yönetmen ve yapımcıları olarak boy gösteriyorlar, isimleri öne çıkıyor, para kazanıyor ve ödül alıyorlar.

Yukarıda somut olarak ifadeye çalıştığım yedinci sanat sinema dünyasında olduğu gibi edebiyat, resim, heykel, müzik, grafik ve diğer tüm sanat alanlarında da "kültür değişimi" yaşanıyor.

Orhan Kemal ve Yaşar Kemal gibi üstatların romanları da Yeşilçam'ın nostaljik starları gibi zaman tünelinde devleşirken, pratik yaşamın içinde eriyorlar. Ve sanılıyor ki; bugünün insanına onların söyleyecek ne bir sözleri ne de bir öğretileri kalmamıştır!

Yeni Dünya Düzeni'nde taşların yerli yerine oturtulabilmesi için; mevcut kültürün üzerinden bir silindir gibi geçilmesi gerekiyordu ve bu acımasız katliam gerçekleştirildi.

Hiçbir şey öncelikle kültürü oluşturulmadan gerçekleştirilemez. Yeni Dünya Düzeni, kuşkusuz ilk adımda kendi kültürünü ekip yeşertecek ve dal budak salması sağlanacaktı; gerçekleştirildi. Finans oligarşisi tarafından bu uğurda akıl almaz bütçeler oluşturuldu ve gereği biçimde kullanıldı.

Bugün Yeni bir Dünya ve yepyeni bir Kültür iliklerimize kadar bizi sarmalamış durumda. İster beğenin ister beğenmeyin, ister kabullenin ister reddedin. Bugün başka bir gün.. Görmeyen, anlamayan, duymayan, içine sindiremeyenlere Tanrı yardım etsin ki; onlar zaten yok varsayılanlardır.

Gerçek çok ama çok acımasızdır.

????

*****

EN GÜZEL BAYRAM HEDİYESİ NASIL OLUR?


İçinde bulunduğumuz Mübarek Ramazan (Şeker) Bayramı nedeniyle herkes birbiriyle kucaklaşıyor. dargınlar, küskünler, kırgınlar ve hatta hasımlar BARIŞIYOR. Bayram bu işte..

Adet olduğu üzre bayram günlerinde insanlar birbirlerine hediyeler sunuyor. Yaşam boyu hiç unutulmayacak olan çok değerli gönül anıları..

Bugün ben de bir dosttan son nefesimi verirken bile hatırlayacak olduğum çok değerli ve çok şık bir bayram hediyesi aldım.

Askerlik arkadaşım, dürüst ve başarılı işadamı Tahsin Çağrı DÜNDAR kardeşim, onca işi arasında beni bu bayram gününde unutmayıp arayıp bayramlaşma nezaketinde bulunarak gerçek bir İstanbul beyefendisi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Çok mutlu oldum.

Kısacık telefon görüşmemizde yaşlı halamların da hatırlarını sormayı unutmadığı gibi, sağlık sorunlarıyla da -çok içten ses tonuyla- yakından ilgilendikten sonra, "Gecenin herhangi bir saatinde dahi olaki rahatsızlanırsa halamlar, beni derhal ev telefonumdan ara, sana hemen ambulans gönderirim, böyle anlarda yalnız insansın elin ayağın birbirine girer, derhal beni ara" dedi.

Evet ben yalnız bir insanım. Doğru. Zamanın acımasız kaçınılmazlığı sonucu, ailem iki yaşlı halam ve bendenizden ibaret kaldık.

Fakat, değerli dostum Tahsin Çağrı DÜNDAR kardeşim, bana yalnız olmadığımı çok daha önemlisi İNSANLIĞIN ölmeyip yaşadığını bir kez daha hatırlatarak son nefesimde dahi anımsayacağım çok değerli ve çok insanca bir bayram hediyesi verdi. Ona müteşekkirim.

Tanrı, bütün insanlara müteşekkir kalacağı nice dostlar nasip etsin.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük