Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Geminin adı: Solace!

info@haberdukkani.com 22 Nisan 2020 Çarsamba

Pearl Harbor!

Bilmeyenler yakın tarihte yaşananları geçen yıllarda izledikleri "Pearl Harbor" filmi ile öğrendiler. Ayrıca sayısız kitap tarihe mal olan bu baskını merak edenlere her yönüyle öğrenebilme olanağı sunuyor. Pearl Harbor'da Japon uçakları Amerikan donanmasını bir sabah ansızın bastılar ve tam 96 zırhlıyı batırdılar. Oysa Hawaii'deki bu limanda, o sabah tam 97 donanma gemisi vardı.


Birine dokunmadılar.

Neden?

Çünkü o geminin tepeden bakılınca bembeyaz görünen güvertesinde bir kızıl haç vardı.
O bir hastane gemisi idi.

Bombalar ve kamikazelerle dalan Japon uçakları hastane gemisine dokunmadılar. Çünkü o gemi orada, öldürmek değil, yaşatmak İçin demirliydi.

Geminin adı: Solace idi...


Türkçesi "teselli/üzüntü azaltan" anlamına gelen gemi savaş boyu Amerikalı annelerin üzüntüsünü azalttı. Tam 25 bin genci ölümden kurtarıp Amerika'ya taşıdı.

Solace ülke limanlarına her gelişinde, anneler yüreklerinde hiç sönmeyen umut ateşiyle iskeleye koşarlarken, karşılarına çıkan herkese şu soruyu soruyorlardı:

"Benim oğlum da geldi mi?"

Savaş sonrası hayatlarını Solace sayesinde kurtaran gençler bir dernek kurmuşlar bir de madalya yaptırmışlardı.. Üzerinde Solace'nin kabartması olan bir madalya. Bu madalyayı hepsi gururla takıyorlardı.

Bu durum Amerika Birleşik Devletleri karar vericilerini rahatsız etti. Askerler arasında yaşatılan bu anı acaba savaş karşıtı bir sonuç çıkartır mıydı? Karar vericiler, böyle bir riski göze alamazlardı! Derhal Solace gemisini yok etmeye karar verdiler. Fakat gemi sapasağlam.. pırıl pırıldı..

Acaba Jilet olur muydu?

Elbette ki; hayır!

Savaş sonrası yere serilmiş ekonomi her dolara muhtaçtı. Çareyi Solace'yi uzak bir ülkeye satmakta buldular.

Makyajını değiştirip bambaşka bir amaçla kullanması için kolları sıvayan ABD, uzak bir ülke bulmakta güçlük çekmedi. ABD, topraklarına uzak ama kendisine yakın bir ülke buldu. Evet, o ülke yalnızca Türkiye olabilirdi.

Gemi Türkiye'ye yolcu gemisi olarak satıldı ve "Ankara" adını aldı.

Pearl Harbor baskınında Japon kamikaze pilotları tarafından bir hastane gemisi olduğu için batırılmayan tek gemi olan Solace, Türk karasularında Ankara adını almış ve yıllarca "gezi" gemisi olarak yolcu taşımıştı.

Sonra ne mi oldu dersiniz?

Çanakkale Savaşı'nın gerçekleştiği Gelibolu'nun Anzaklar'ı çektiği gibi, bir turizm anıtına dönüşebilecek Solace'nin kıymeti bilinmedi. Şefik Kaptan'la yaptığı Avrupa seferleri dillere destan olan Ankara sonunda ihtiyarladı ve jilet yapılmak üzere hurdacılara teslim edildi.

1980'li yılların başında Ankara gemisi, İzmir'de sökülürken; yılların yıprattığı bir eski anıt da İstanbul'da restore edilmektedir.

Haliç Tersanesi'ndeki Çorlulu Ali Paşa Camisi'nin şadırvanı restore edilmektedir. İş biter ama restorasyon çatıda takılır. Çeşmenin Çatısı kurşundur. Dönem kıtlık yıllarının yaşandığı günlerdir. Ülkede kurşun bulunamaz. Kurşun ihtiyacını Etibank dahi geri çevirmiştir. Kurşun bulunamayınca çaresiz restorasyon yarım, tarihi şadırvan çatısız kalacaktır.

Dört bir yana duyurulur: "Kimde kurşun varsa haber versin"

Aliağa'da Ankara gemisini söken hurdacılardan haber gelir: "Bizde kurşun var gelin alın."

Fakat hiç kimse bu yanıtı ciddiye almaz. Gemide kurşun mu olur diye..

Gerçekten de gemide kurşun bulunmaz. Ankara gemisinde neden olsun ki!

Tesadüf eseri yaşlı bir astsubay İzmir Tersanesi'nden gelen mesajı görmemiş olsa, hurdacılardan gelen yanıtı kimse ciddiye almayacak. Deneyimli deniz astsubayı derhal Ankara Gemisi'nin gerçek kimliğini komutanlarına bildirir. Uzman ekip Haliç Tersanesi'nden yola koyulur. Gemide yapılan incelemede bir kamaranın cephe duvarlarının yekpare kurşun olduğu anlaşılır. Çünkü bu kamara ilkyardım gemisinin röntgen odasıdır ve radyasyonun dışarıya sızmaması gerektiğinden kurşunla kaplanmıştır.

Böylece Japon saldırısından kurtulan tek geminin macerası Pearl Harbor'da başlayıp, Haliç Tersanesi Çeşmesi'nde son bulur.

Eğer bir gün yolunuz Haliç'e düşerse, "Çorlulu Ali Paşa Şadırvanı"ndan bir tas su içiniz ve çatısına bakmayı unutmayınız. Orada, İkinci Dünya Harbi'nde, Pearl Harbor da Japonlar'ın batırmadığı tek gemi olan Solace'den bugüne kalan son izleri göreceksiniz.

O izler sizi Japon Kamikazeler'in hastane gemisine gösterdikleri merhamet ve saygının Amerikalı pilotların Hiroşima ve Nagazaki'ye atom bombası atmalarına engel olmadığı gerçeğine ulaştıracaktır.

Ve tabi ki; bir gerçeği daha: Eğer gerçekler emperyalizmin işine gelmiyorsa, tarihin nasıl da yok edilmek istendiğine..


Bu yazıyı okuduğunuzda bu kısacık öyküde yer alan daha nice gerçekleri sizlere ulaştıran yazarların neden gizli servislerin baş hedefi olduğunu da kolayca anlamış olmalısınız.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük