Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Haliç'te Simon olmak!

info@haberdukkani.com 27 Ağustos 2010 Cuma

Hanefi Avcı, yıllar önce henüz genç bir memurken kendisine verilen görev gereği bir terör örgütünün peşine düşer. Peşine düştüğü örgüte "iman" etmiş, genç bir örgüt elemanını adım adım takip etmektedir. Öyle ki, durum tam bir av ve avcı halini sergilemektedir.

Genç örgüt elemanının suyu iyice ısınmıştır. Hanefi Avcı, avının evinin önünde pusudadır. Birden bir silah patlaması sesi duyulur. Hanefi Avcı ve ekibi derhal avın inine girerler. Örgüt elemanı genç, ailesiyle tartışmıştır. Tartışmanın nedeni örgüttür. Endişeye sürüklenen aile gence baskı yapmaktadır. Tartışma iyice alevlenmiş, kızkardeşinin örgütten ayrılmasını istemesi üzerine de cinnet geçiren genç, silaha sarılıp tetiği çekmiş kardeşini öldürmüştür.

Günlerdir avının peşinde olan Hanefi Avcı, karşılaştığı bu manzara karşısında "donup" kalmıştır. Peşinde olduğu genci terör suçlamasıyla değil, cinayetten gözaltına almıştır.

Yaşadığı bu olay Hanefi Avcı'nın üzerinde çok derin bir iz bıramıştır. Avcı, bu genci hiç unutamaz. Avcı'nın unutamadığı gencin örgüt içindeki kod adı: Simon'dur. Ve bu olay Haliç çevresinde yaşanmıştır.

Yıllar su gibi akıp gidecek, Hanefi Avcı yaşam deneyimleriyle olgunlaşacak ve yazdığı kitaba "Haliç'te Yaşayan Simonlar" adını vererek çarşıyı karıştıracaktır.

"Bizzat uğruna mücadele ettiğim değerlerin sistemin önünde engel teşkil ettiğini fark etmenin öldürücü tesirini yaşıyorum" diyen, Hanefi Avcı; belliki çok ağır bir depresyon hali yaşamaktadır. Bu ağır depresyonun başlangıcı Haliç'te yaşadığı öldürücü travma tarihi olsa gerek.

Avcıyken birden bire "av" oluvermek ve dönüp kendisini avlamak üzere olan avcıya doğru hamle yapmak durumunda kalmak.. Simon'un peşindeyken birden bire tepeden tırnağa Simon'a dönüşüvermek! Yıllarca mücadele ettiği Simonlara "hak" verme ve "hayranlık" duyma noktasına ulaşmak!

Ben bir romancıyım, belgesel roman yazmaktır işim. Ben, yazarım, devlet yakar! Bu kısa öykü başlı başına sürükleyici bir roman malzemesi olarak karşımda duruyor. İçinde bulunduğun ruh halim roman yazmaya hiç uygun değil ama itiraf etmeliyim ki; oldukça heveslendirici bir duygu uyandırıyor.

İnsanoğlu bazen bilmeden celladını da öper.. Geçmişte çok görülmüştür böyle vakalar.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük