Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Hayat, ''Geliyorum'' demez!

info@haberdukkani.com 05 Aralık 2010 Pazar

Benim yürek ve konut kapım, hayata ve insana hep açıktır.. Ne tek bir insana, ne de hayatın bir anına kapımı hiç kapatmadım.. hep ardına değin açık tutmayı yeğledim.. Bunun içindir ki; pekçok insan, beni çok iyi tanıdığını anlatır durur yıllar yılı!.. Oysa ki; ben o insanları hiç tanımam. Belki hiç beklenmedik bir anda çıkıp gelmiş ve çok kolayca girmiştir kapımdan içeriye.. Kendi ellerimle demleyip ikram ettiğim çayı yine benim elimden içmiştir. Eğer açsa karnı, ekmeğimi bile yemiş olabilir.. Hatta ve hatta; eğer gereksinimi varsa, cebimdeki üç kuruş paranın tümünü alıp gitmişte olabilir.. 

Yıllar yılı hiç tanımadığım ve hiç beklemediğim anlarda çıkıp gelen pekçok konuğum olmuştur... Kim olduklarını, nereden gelip nereye gittiklerini hiç bilmediğim bu konuklara meraklanıp hiçbir şey sormam.. Çünkü; onlar benim için yalnızca ziyaretçidir. Ve her ziyaretçiye de, kapım sonuna değin açıktır. Çünkü; onlar insandır... İnsan, evrende en değerli olandır.. Pekçoğunun adını bile bilmem, düşünecek olsam anımsamayı başaramam. Fakat; bu ziyaretçiler, adımı hiç unutamazlar ve beni çok iyi tanırlar, onlar bana en yakın olanlardır! En gizli sırlarımı,özelliklerimi, düşüncelerimi, özlemlerimi, amaçlarımı, yaptıklarımı ve yapmak istediklerimi bildikleri gibi; gelecekte yapacaklarımı da bilirler (!) Çünkü; onlara kapımı açmışımdır, en azından bir bardak su ikram etmişimdir. Nereye gitseler, kiminle karşılaşsalar, yerli yersiz, gerekli gereksiz ballandıra ballandıra beni anlatırlar. Öyle ki; ben bile çoğu zaman kendimi onlardan öğrenir, şaşkına dönerim. Beni öylesine anlatırlar ki; çoğu zaman kendimden kuşkulanırım.

Konut ve yürek kapımı hep açık tuttuklarımla hiç aklımda olmadıkları anlarda, en olmayacak yerlerde karşılaştığım olur. Böyle zamanlarda değer verilmeye layık olmadığımı, hiç önemsemediklerini çevreye de belli ederek, küçümseyen bakışlarla lütfen selam verirler ve ben şaşkına dönerim! Ya da tam tersi benimle ne denli içli dışlı olduklarını çevreye yansıtabilmek için; yılışık bir yakınlık sergilemeye özen gösteriler, şok geçiririm! İnsana ve hayata kapımı açık tutmanın iç dünyamda açtığı yaraları sarıp dimdik durmaya çabalarım.

Hayata kapımı her an açık tutmanın getirdikleri de vardır, götürdükleri de.. hiç muhasebesini yapmam. Çünkü; hayatı da insanlar kadar değerli buluyor ve seviyorum. Açık tuttuğum kapıdan içeriye giren hayat; sevinç, hüzün, gözyaşı, kahkaha getirir. Bazen de bir bakarım ki; hayat, yanında da ölüm çıkıp gelmiştir. Çaresiz; "Hoşgeldin " derim. Geçip baş köşeye kurulurlar.

İnsana ve hayata açık tuttuğum kapımdan içeriye giren hayat, bazen eserlerimi toplayıp yakıverir!.. Kahrolurum. Kapımdan içeriye giren bir insan, bazen yüreğime hançer saplar!.. Ölürüm.

***

Kapım hep açıktır insana ve hayata.. Her gelişlerinde onları ağırlarım. Suyumu, ekmeğimi ve aşımı paylaşırım. Kapıyı hiç yüzlerine kapatmadım. Her gelişlerinde hep "Hoşgeldiniz" dedim. Kapıdan içeriye girip konuk olduklarında güçsüz, hasta, en sevdiğimin cenazesinden az önce gelmiş olsam da, hep güler yüzlü oldum, hiç suratımı asmadım. Ziyaretçiler karşımda hep bacak bacak üzerine atıp otururlar, iyice bir yayılırlar, onlar "efendi" ben "köle" olurum karşılarında.. Hayat bana öğretti onlardan "edepli" oturmalarını beklemeye bile hakkım yoktur.. Ola ki; alınırlar, ola ki; incinirler diye.. Hayat ne zaman kapımdan içeriye girecek olsa, istediği her şeyi verdim, hiç Hayır demedim ve esirgemeyi düşünmedim. Kapımdan içeriye giren her insana da her istediğini verebilmek için çırpındım durdum. Ola ki; kapımdan eli boş döner de utanırım  diye..

Hayata ve insana konut ve yürek kapımı hep açık tutmaya özen gösterirken, hiç korkuya ve endişelere sürüklenmedim.. Kapımın ardına sinip gizlenmeyi onursuzluk olarak değerlendirdim.. Kendime öyle çok güvendim ki; başıma türlü türlü felaket gelebileceğini hiç aklımdan geçirmedim...

Yürek kapımdan içeriye girenler; aşkımı, sevgimi, heyecanlarımı, özlemlerimi, ihtiraslarımı, düşüncelerimi, düşlerimi, fikirlerimi çaldılar. Aldırmadım, gereksinimleri olduğunu düşündüm. Ve kilit vurmadım yürek kapıma, her an açık tuttum. Dileyen sevgiyi, merhameti, hoşgörüyü, güzel düşleri, parlak fikirleri, sevgiyi ve aşkı dilediği kadar istedi ve alıp giderken.. istemeyenler de çalıp gittiler...

Dileyen konut kapımı her an açık tuttuğumdan, gecenin sessiz ve zil karanlığında, en derin uykumdan uyandırıp ayağa kaldırabildi. Onlar için; uykumdan, yatağımdan, aşımdan, suyumdan, sigaramdan vazgeçtim de, söylemeye utandım; bir duyan ve gören olacak diye endişelendim...

Konut ve yürek kapımı her an açık tuttum hayata ve insana. Zamanımı isteyenlere dağıttım, çalanlara sesimi çıkartmaya utandım. İşte bu nedenledir ki; benimle dileyen herkes, dilediği anda ve ne zaman keyfi isterse, hiçbir engele takılmaksızın ve "randevu" almak zahmetine katlanmadan görüşüp muhatap olabilir. Sonra da, ne denli iyi ve yakından tanıdığını, bana nasıl da akıllar verdiğini ancak; benim akılsızlık ettiğimi her yerde, herkese, yerli ya da yersiz anlatıp kendisine prim sağlayabilir. İnsanlara benim ne denli 'tehlikeli' olduğumu dile getirerek uyarıp yaranmaya çalışabilir.

Ama; ben, ne onların adlarını bilirim, ne de yüzlerini anımsayabilirim! Hiç ummadığım bir anda 'ölüm' olup gelebilirler ve hiçbir güçlükle karşılaşmaksızın kapımdan içeriye girip hayatla olan bağımı kopartabilirler...

Hiç beklemediğim bir anda, mis gibi ve rengarenk bahar çiçekleriyle gelip ayaklarımı yerden kesebilirler.. Canları nasıl isterse öyle hareket ederler. Kapım açıktır. İnsanı ve hayatı seviyorum.

Kapımı hep açık tutuyorum. Onlar, kimseden gizleyecek bir şeyim olmadığını bilmiyorlar. Fakat; kimselerden gizlenmesi gereken bir ayıbım olmadığını ben biliyorum.

Kapımı açık tutuyorum insana ve hayata. Beklenmedik sürprizlere, en meşgul olduğum anlarda bile açıktır.. Eğer dilerler ise; ekmeğimi bölüşmeye, dilerlerse çalmaya gelebilirler. Hiç fark etmez. Ben her ikisine de Evet diyebilirim.
Neden mi?
Efendim!..
Enayi olduğumdan mı?
Hayır, hayır.. Yanılıyorsunuz.. Güçlü olduğumdan. İnsanı ve hayatı çok sevdiğimden..
Ne insandan, ne de hayattan hiç korkmadığımdan.. Kendimi yeryüzündeki tüm insanlardan çok daha güçlü hissedebiliyorum.

Hoş geldiniz deyip, ağırlar sonra da:
Güle güle diye, yolcu edebilirim.
Konut kapım da yürek kapım da her zaman açıktır; insana ve hayata...

Hoşgeldiniz efendim..

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük