Mevlid Kandili
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Her eve bilgisayar

info@haberdukkani.com 15 Temmuz 2011 Cuma

Geçmiş dönem hükümetleri her eve bir radyo, buzdolabı, çamaşır makinesi, dikiş makinesi sokmayı başaramamıştı.

Geçmiş dönem hükümetleri her köye yol yapmayı da başaramamıştı.

Gelip geçen onca hükümet her eve bir telefon bağlamayı başaramadı. Yıllarca sıra bekledi insanlar evlerine bir telefon bağlatabilmek için.

Geride kalan yıllardan sorumlu hükümetler, her kente tam donanımlı bir hastane açmayı başaramadılar. Ama hükmettiler hepimize, kaderlerimizi yeryüzü Tanrıları olarak yazdılar, keyifleri nasıl istiyorsa öyle..

Kalın enseli, kocaman kocaman göbekli, semiz mi semiz hükümet erkanları bir şeyi daha yapamadılar: Her eve küçükte olsa bir kütüphane sokmak şöyle dursun; evleri teker teker basıp kitap toplayıp, kağıt üretim tesislerine yolladılar ham madde girdisi olarak kullanılması için..

Türkiye'yi yöneten onca gelip geçmiş hükümetler kentlerden, köylere doğru uzanan yerleşim merkezlerine ne bir sinema, ne bir tiyatro ne de bir eğlence merkezi kurdular.

Çocuklar oyuncaksız büyüdüler, babaların pençeli ayakkabılar ve hatta kara lastikler içindeki ayakları nasır tuttu hep, sade vatandaşlar elbiselerini tersyüz edip giydiler, çoraplarını yamaladılar, yokluk ve yoksulluk kaderleri oldu nesillerin..

Hükümetler vatandaşını konut sahibi yapamadı, vatandaş gecekondu yaparak başının çaresine baktı, bu yolla konut ihtiyacını karşıladı..

Totaliter rejimin kravatlı oligarşik çeteleri ile işini bilenler rahat ve mutlu yaşarlarken sade vatandaş, verimli tarlalarda boy veren kehlibar başaklı buğdaylar gibi her dönem biçildi.

Gelmiş geçmiş hükümetler her eve bir kitap bile sokamamış, sokmamışken, şimdilerde her evde bir bilgisayar ve internet var. Sizce de bu işte bir tuhaflık yok mu?

Köylere uzanan asfalt yollar, bulutlara değecekmişcesine yükselen plazalar, neredeyse her mahallede büyük alış veriş merkezleri, gencecik çiftlerin modern yapılarda kendilerinin olan evleri, her vatandaşın elinden düşürmediği cep telefonları, hastaneler, sinemalar, bulaşık makineleri, renkli televizyon ekranları, ve daha pek çok şey ve de daha fazlası..

Sizce de bu işte bir tuhaflık yok mu?

Türkiye'de her iki kişiden birisi Ak Parti'ye oy verdi diye, neden aklınız karışıyor? Her şey ortada değil mi?

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük