Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

İnsanlık nehri ne yöne akıyor?

info@haberdukkani.com 14 Ekim 2011 Cuma

Adına "zaman" denilen kavram, kozmik takvime göre değerlendirildiğinde, "anlayış"ımızın ne kadar da komik olduğunu geçtiğimiz günlerde "Zaman kırık kalpleri ütüler (mi?)" başlıklı yazımda dile getirmiştim.

Evrensel takvime göre insanlık bir nehir gibi akıyor ama ne yöne?

En yüksek doruklarda parıltılı tahtlarına kurulmup oturanlara kahrın topuzu çok daha ağır darbe vuruyor.  Üstünlük ne kadar güçlüyse, en beklenmedik bir anda tepesine inen belası da o kadar güçlü oluyor.

Acıların tırpanı, etiket ayırmadan rastladığını biçer, herkesin ilgi odağı haline gelmiş olanlara vurunca, çok daha fazla dikkat çeker.

Kişi kazanabildiği ölçüde "zengin" olurken, üretebildiği ölçüde de unutulmaz olur. Kişinin "unutulmaz" yanı var olduğu ölçüde, "varlıklı" da olur anlayışı giderek kendisini daha çok hissettirmeye başlıyor.

Gelişmiş toplumlarda ölümsüzlüğe imza koyma çabaları, "varlıklı" olmaya fazlasıyla yetiyor. Ama henüz Türkiye için geçerli değildir bu..

Türkiye'de yaşayan insanlara şu soru yöneltilse:
"Zengin mi olmak istersiniz, sanatçı mı?"

Hiç kuşkusuz ki sorunun yanıtı:
"Zengin olmak isterim," olacaktır.

Türk insanı için bu yanıt değişecektir. İnsanlık nehri "varlıklı olmak"tan "var olmaya" doğru akıyor.

Bugünün zenginleri ki, onlar arasında henüz global sermaye ile dans edebilen yoktur. Hepside bir üçüncü dünya ülkesinin türedi zenginleridir. Aldırmayın altlarındaki siyah ciplere, onlar da aslında görgüsüzlerin kent traktörleridir.. Onlardan geriye yalnızca mezar taşları kalacak. O mezar taşlarının ömrü de olsa olsa 50 yıldır. Kentsel ve kültürel değişim sonrasında ne mezar taşı kalacak ne de mezarlık.

Varlıklı değil de var olmaya çabalayanlar ise; yüzlerce yıl sonra inadına var olacaklar bu dünyada..

Anlaşılmamış olan bu Dünya'nın Sultan Süleymanlar'a değil de bir garip Orhan Veliler'e kalmış olduğu gerçeğidir.

Dünya'daki tüm fabrikalar gece gündüz demeden çalışıyor, kazanılan paralarla da ancak bir tablo satın alınabiliyor.. Fabrikanız mı olsun isterdiniz yoksa, o fabrikaların kazancıyla zarzor satın alınabilen bir tek tablo yapabilme yeteneğine sahip olabilmeyi mi?

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük