Mevlid Kandili
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

İşkencecilerin çocukları soyadlarını değiştirecek (mi?)

info@haberdukkani.com 14 Nisan 2012 Cumartesi

Görkemli ve ışıltılı dünyanın efendileri karanlık zindanlarda yaşamasını "uygun" gördükleri yaşamları, nedense ateşe gül uzatanlar arasından seçiyorlar.

Ateşe gül uzatanlar ise; bu sayede tarih galerisinde "ölümsüzlük" kazanıyorlar..

Yerkürenin melekleri arasında yer alan nice ölümsüz "imza" gelecek kuşaklara geçmiş dönem portrelerinin lanetlenmiş yaşam öykülerini aktardıkça; insanlık gelişip serpiliyor, insanlaştıkça da (!) insanlaşıyor.

Ateşe gül uzatanlar olmamış olsaydı eğer; günümüz insanlığı ne demokrasi ne de özgürlükle tanışabilecek; damaklarda "insan hak ve özgürlükleri" diye, bir lezzet hiç olmayacaktı.

Yine de "işkence odaları"nın değişmez konuklarıdır "yazı" dünyasının emekçileri ki; onlar ateşe gül, karanlığa ışık uzattıkları için, en ağır işkence tezgahlarından geçirilerek "susturulmaya" çalışılanlardır.

Susması istenenler; ateşe gül uzatanlar, karanlığa ışık tutanlardır da acaba susturulabilmişler midir? Tarihte susanlarına rastlandığı pek görülmemiştir ama susturulanların adları "unutulmazlar" arasında yer almıştır.

Hiç "utanmadan" işkence odalarında gizlice çekilmiş görüntüleri yayınlayanlar, "intikam" duygularına sahip nice taraftarlarını dahi, insanlık tarihi önünde utandırmaya devam edecek kadar gözü dönmüş olanlardır.

Anlaşılan tarih boyunca yok edici "ateş" ile gerçeğin üzerini örten "karanlık," yerküre efendilerinin varlığını koruyan en güvenli zırh!

Ben, ateşlerde gül, karanlıklarda ışık olduğum için efendilerden hep zulüm gördüm. Yeryüzünün efendileri ile yeryüzünün melekleri arasında hiç durup dinlenmeden sürüp giden bir şakalaşma değil; insanlığı medeniyete sürükleyen bir rüzgardır bu..

Karanlığa ışık, ateşe gül sunan yazarlar, işkence odalarında kanatlanıp yeryüzü meleklerine dönüşürlerken; efendilerin aşağılık uşakları işkenceciler, çocukalarına "insanlık suçu" ile soslanmış bir soyadı bırakıyorlar. Gün gelecek bütün işkencecilerin çocukları, soyadlarını "gizlice" değiştirecekler.

Ateşe gül, karanlığa ışık sundukları için işkence tezgahlarından geçirilen yazarlar; bir daha dünyaya geldiklerinde Matild Manukyan'ın işletmelerinde "peçeteci" olarak başlayacaklar yaşama.. Böylece onları hiç bir güç işkence tezgahlarından geçiremeyecek. İşkencecilerin kazanabilecekleri en büyük başarı ve huzur da işte bu rüya olsa gerek! Tarih işkencecilerin soyadlarını teker teker teşhir etmeden önce işkencecilerin çocukları soyadlarını teker teker değiştirecekler başka hiç yolu yok.

İşkencecilerin çocuklarını "masum" ve "onurlu" kabul ediyor, onlar gün gelip de kahredici gerçeği öğrenene kadar soyadları kirlenmesin diye, ben şimdilik teşhir etmiyorum. İşkencecilerin o masum ve onurlu çocukları adına ben "ar" ediyorum.

Adalet "28 Şubat Post Modern Darbecileri"ne hesap soruyor diye, "rahatsız" olanlar tarafından bilinsin isteriz... Ve tabi bir de darbecilerin çocukları babalarının soyadlarını vicdanlarının terazisinde bir tartsınlar isteriz. Tarih darbecilerin soyadlarını insanlığın vicdan terazisinde çoktan tarttı bile...

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük