Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Kentler yıkılırken

info@haberdukkani.com 10 Ağustos 2012 Cuma

Yeni bir yüzyılla birlikte hepimizin hayatına giren "yeni düzen" sözcüğünün ne anlam ifade ettiği geniş halk kitleleri tarafından anlaşılamamıştı.

Her gün yepyeni gökdelenler hızla yükselirken, internet cebimize girerken, cadde ve sokaklara kameralar döşenirken, totaliter rejimler teker teker ve en umulmadık biçimde yılırlarken, diktatörler devrilirlerken; kısaca dünyanın alışılmış düzeni sarsılarak yıkılıp yerlerine yeni düzenler ve kuralları gelmeye başladıkça, büyük insanlık "yeni düzen"in nasıl bir şey olduğunu anlamaya değil; daha da "merak" etmeye başladı.

Merakla başlayan "ilgi"nin yerini daha sonraları "kavramak" alacak. Böylece büyük insanlık, "yeni düzen"nin nasıl bir şey olduğunu, yeni yüzyılın ilk çeyreğinin sonlarına varıldığında anlamış olacak.

Metropol kentlerde hızla yükselen gökdelenler, kenlerdeki alışılmış yaşamı da yok edecek. Sözüm ona "Kent soylular" başlarına gelecekleri sezdikleri içindir ki; özellikle sayfiye bölgelerinde "mülk" edinmeye başladılar. Kenar köşe olarak bilinen ilçeler ve hatta köylerde görgüsüzlük anıtı villalar, çiftlikler ve malikaneler yerden mantar gibi bitmeye başladı.

Kentler yıkılırken altında kalmaktan korkan nice insan, kente yakın sitelere başlarını sokarak, rahat bir nefes almaya çalışıyorlar. Daha düzenli olduğuna inandıkları "getto"larda kapalı bir yaşama alışmaya çalışırlarken de iç dünyalarında ağır travmalar yaşıyorlar.

Metropollerin yeni sakinleri "varoşlar"da ise, ne köylü ne de kentli geniş halk kitleleri, şaşkınlıklarını gizlemeye çalışarak ayak uydrumaya çalışıyorlar kent yaşamına ve büyük bir beton sahrasında kaybolacaklarını hiç bilmeden.

Gülümseyin, hayat değişiyor!

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük