Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Kitap ve okuyucu

info@haberdukkani.com 02 Ağustos 2010 Pazartesi

Kitabın okuyucusu yok!

Kim ne söylüyorsa "yalan" sakın inanmayın. Türkiye'de akademik çevreler bile yeterince kitap okumuyor.

Gençlik kitaba küskün..Onlar gezip tozmayı seviyor.

Türk insanı yayın dünyasının tüm çabalarına karşın kitap okumuyor. Olmadık reklam kampanyaları, medyanın zorlamaları, "uçurtma haberler" işe yaramıyor sonuç: Türkiye kitap okumuyor.

Gazete tirajları bile çok komik. Yerlerde süprüntü oldu gazeteler. Hiç kimse gazete manşetlerini ciddiye almıyor, haberler inandırıcılığını kaybedeli çok uzun bir zaman oluyor. Gazeteler apartman ve daire kapılarından çöp konteynerlerine gidiyor. Hangi gazete bayisinine giderseniz gidin, günün ilerleyen saatlarinde raflarda ve standlarda yığılı durduğunu görebilirsiniz gazetelerin.. Bakkal amcalar gazeteleri sipariş üzerine taneyle alıyorlar.

Her eve sabah ekmeği ile birlikte gazete girmiyor.

Hanelerde kütüphane yok. Duvarlarda tek bir yağlı boya resim yok.

Burjuva evlerinde göstermelik ve dekoratif birkaç kitap görülebilir yalnızca.. Ercan Arıklı'nın taksitli kitap satışı yapan şirketi ARTEL, yıllarca dekoratif amaçlı ciltli kitaplar satarak büyük paralar kazandı da ardından Gelişim Yayınları kurulabildi..

Kimseciklerin okuyan insana saygısı kalmadı. Türkiye'yi okumuş zevat soydu bir baştan öbür başa. Okuyana nasıl saygı duysun halk?


Yüksek öğrenimin ardından pazar tezgahına mahkum olan okumuş gençlik örneği göz önünde duruyorken, kimse mühendis, doktor, avukat olmak için dirsek çürütmek istemiyor artık. Öğrenim gören gençler, "diploma" ve de "kariyer" için gidip geliyorlar okullara, umutsuz ve isteksiz olarak.

Yayıncılar tanıdım pek çoğu aileden kalma dairelerini satarak zoraki sürdürüyorlardı yıllardır kitap basım yayın işlerini ve çoğu da bu efkardan alkoliktiler.

Türkiye'de kitapları yazanların çoğu alkolik, yayınlayanlar da öyle.. Şuur mu! Geçiniz..

Ne kültürü efendim, para var mı para, siz ondan haber verin toplumun talebi yalnıca paraya.. Okuma talebi olmayan bir toplumda yazar veya yayıncı olmak mı, elim varmıyor -bugün için- gerisini yazmaya.

Okumayan, düşünmeyen, araştırmayan, beynini beslemeyen kitlelerden oluşan bir halk nasıl olur da sağlık bir düşünceyle "oy" kullanabilir?

Hiç mi okuyan yok? Devede kulak, derler ya; işte öyle bir şey.

Şunu da gerçekçi olarak dile getirmekte yarar var. Türkiye artık öyle bir noktaya ulaştı ki; kitaplar bin adet basılıyor, üç yılda tükeniyor. Ve de akademik bazı değerli çalışmalar foto-kopi ile çoğaltılarak elden ele dolaştırılır oldu son beş yıldan buyana..

Korsan baskılar ayrı bir konu.. Başlı başına bir döngü ki; yayınlanan kitabın ilk korsan baskısını yayıncısı yapıyor ama bu gerçeğe hiç kimsecikler değinmiyor.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük