Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Nasıl can verdiler?

info@haberdukkani.com 20 Haziran 2011 Pazartesi

Adı "Küçük Baba" anlamına gelen Hun Hakanı Attila, Tarih sayfalarında yer alan kayıtlara göre; Vatikan ajanı İldiko'yu haremine aldığı gecenin sabahında, genzine dolan kendi kanında boğularak ölmüştü!

500 bin atlısıyla Moğol ovalarından yola çıkan Attila, Roma İmparatorluğu'nun kapılarına dayandığında tüm Avrupa Kıt'ası, karşı konulmaz bu müthiş gücün karşısında korkudan titrerken, 5. yüzyılın en muhteşem ismi Attila'nın beklenmedik ölümü suikast miydi yoksa, burnundaki bir kılcal damar çatlamasının yol açtığı talihsiz ve zamansız bir ölüm müydü? Bu soruya kesin bir yanıt verilemiyorsa da Avrupa'nın kurtulduğu kesindi.

Tarihler 16 Ağustos 1977'yi gösteriyordu, Dünya 42 yaşındaki Rock'n roll kıralı Elvis Presley'in ölüm haberiyle sarsıldı. Özel doktorunun 7 ay içinde 5 bin hap reçetesi yazdığı ortaya çıkınca, yargılandı ve beraat etti. Oysa ki doktorun 2,5 yılda yazdığı reçetelerin toplamına göre, 19 bin -ağır uyuşturucu- hap kullanmıştı Elvis Presley!

Rusya'nın ikinci Çar'ı olarak anılan romancı Leo Tolstoy, 50'li yaşlarına ulaştığında birden çok dindarlaşmış, "direnmeme" yöntemiyle "barış"a ulaşabilmenin "mümkün" olduğunu savunmuş bu nedenle de Mahatma Gandi'nin "En büyük manevi otorite" yorumuna yol açmıştı.

"Savaş ve Barış" ya da "Anna Karinina" romanlarının, Rus ve Dünya edebiyatının ölümsüz imzası Tolstoy'un yaşamı en az eserleri kadar muhteşem bir zenginliğe sahiptir. (Rus edebiyatı ve kültürünü çok iyi bilen Alev Çukurkavaklı, Tolstoy'un yaşam öyküsünün bir özetini Haber Dükkanı okurları için kaleme alacak olsa çok bilgilendirici olacağı kuşkusuzdur)

Tolstoy yaşamının son yıllarına doğru sıtma ve tifoya yakalanmış olmasına karşın: "Benim esas hastalığım Sonya" diyerek, hayatını karanlık bir zindana çevirip yaşama sevincini elinden alan, kendisinden 20 yaş küçük eşinin ona verdiği acıları bir çırpıda özetlemiştir.

Tolstoy, 48 yıllık eşi Sonya'dan yakasını kurtarabilmek için, "Benim yaşımdaki insanların genellikle yaptığı şeyi yapıyorum. Dünya'dan vazgeçiyor, son günlerimi yalnız ve sessizlik içinde geçirmeye gidiyorum" diye, bir mektup bırakıyordu karısı Sonya'ya. Ve yaşı 82 olmuştu edebiyat devinin.

Tolstoy, hasta hasta evinden gizlice kaçıp tren istasyonuna geldiğinde beyaz sakalı buz tutup donmuş ve ağırlaşmıştı. Yolda bir ağaç kütüğüne ayağı takılmış ve düşmüştü. Yanında kızı ve doktoru vardı ve tanınmamak için üçüncü mevkide yolculuk ediyordu. Bir tanıyan çıkar da eşi Sonya'ya firarını haber verir diye korku içindeydi.

Tolstoy, çok kötü durumda olduğu için bindiği trenden Astapova adlı küçük bir tren istasyonunda indirildi. İstasyon müdürünün evine götürülüp yatağa yatırıldı ve giderek durumu ağırlaşan Tolstoy burada öldü. Sonya özel bir trenle buraya geldiyse de doktoru, Tolstoy tümüyle kendini kaybedene kadar görüşmesine izin vermedi. Tolstoy'u sürekli olarak intihar edeceği tehdidiyle baskılar ve acılar içinde yaşatan Sonya, 10 yıl daha yaşadı.

Dünya'nın en büyük imparatorluğunu kuran Moğol Hakanı Cengiz Han, insanlık tarihinin ilk çok uluslu global devletinin de kurucusu olarak geçti tarih kayıtlarına. Ondan daha "muhteşem" bir güç tanıyabilmiş değildir henüz insanlık. Tıpkı Atilla gibi o da kendi kanında boğularak ölmüştü, tam da Japon'ya yı yerle bir etmek için ordularının başında yola çıktığı bir gecenin sabahında veda etmişti yaşama..

Büyük İskender, Mariln Monroe, Ömer Hayyam, Nikola Tesla ve daha nice ölümsüz ismin nasıl öldükleri sürekli olarak gündeme getirilmeli ve projektör altında tutulmalı ki; insanlar geride "muhteşem" bir isim bırakmak yerine, "iyilikler" bırakabilmek için çaba harcamayı akıl edebilsinler.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük