Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Nişantaşı, Hacıhüsrev'e dönüşüyor haberiniz ola...

info@haberdukkani.com 06 Ekim 2014 Pazartesi

Bir çok kereler Nişantaşı'nın halini dile getirmeye çalıştım. Ancak kimin umurunda! Ne yerel yönetim ne de sorumlular hiç tınmadılar. Ne çare ki, işimiz budur; biz yine bıkıp usanmadan bir kez daha yazalım, ola ki yararı olur.



Nişantaşı'nda adını Vali Konağı'ndan alan ana cadde üzerindeki park tünercilerin, şarapçıların ve evsizlerin ikametgahı durumunda; hem de yıllar yılı.. Ne Nişantaşı ne de Maçka Parkı'na gidip yeşillikler ve ağaçlar arasında bir hava alabilmek mümkün değil. Üstelik İstanbul Valisi'nin ikametgahı olan "Vali Konağı"nın tam da burnunun dibinde!



Valikonağı caddesinde kaldırımda yürüyen dünyaca ünlü moda editörü Işık Cansu Canayak'ın bacağına tinerciler "asit" atıp kaçmayı başarmışlar. Canayak, birinci derecede yanık teşhisi ile tedavi altına alınmış. Demek ki, yakın korumaları olmamış olsa, mazallah İstanbul Valisi'nin de başına benzer bir saldırı gelebilir. Bu bir çocuk da olabilir. Yani 7'den 77'ye Nişantaşı'nda kimsenin canı güvende değil. Kolluk güçlerinin asli görevi yalnızca vatandaşı gaz bombasıyla perişan etmek olmasa gerek.. Tinercilere ne gaz mermisiyle herhangi bir müdahalede bulunulduğu ne de "şafak opersayonu" düzenlendiği medyada hiç yer almadı henüz!



Ne sabah ne de akşam üzeri saatlerinde Vali Konağı caddesinde "güven" içinde yürümek mümkün olmuyor. Her an önünüze bir yada bir grup tinerci çıkıp sizi tehdid edebilir. Bir motosikletli kaldırımda size çarpabilir, ya canınızdan olursunuz ya da sakat kalabilirsiniz. Hiç aldıran yok. Kaldırımlar servis motosikletlilerin yolu durumunda.. Yayalar nere yürüyecekler? İşte size cevabı olmayan bir soru daha.. Bir de her köşe başında "valeler" var ki, insanlar korkudan sokaklara girmeye çekiniyor. Kimdir bu sözde "valeler"? Her araçtan adeta haraç toplarcasına park ücreti topluyorlar. İSPARK'a ne oldu? Hani düzen, nizam nerede? Duruma bakılırsa Nişantaşı'nda kural sökmüyor!

Nişantaşı'nın daracık kaldırımlarına döşenen taşlar yerlerinden çıktığı için takılıp düşebilir, ayağınızı sakatlayabilirisiniz. Çok yakın bir zamanda Mardin, Urfa ve Diyarbakır gibi kentelere bir seyahat yaptım, kaldırımlarına hayran kaldım. Nişantaşı'nın kaldırımlarından çok daha güzel ve düzgündü. Şişli Belediyesi ne iş yapar bilen beri gelsin!



Nişantaşı'nın ara sokakları tam anlamıyla "Tahtakale", "Yeşildirek" ya da Mahmutpaşa halt etmiş. Nedir bu kepazelik? Dile getiren yok! Binalara gelişigüzel ve işlevi olmayan "yangın merdivenleri"ne kimlerin nasıl ruhsat verdikleri ise başlıbaşına ibret bilançosu oluşturur ki; kent planlamacıları ile itfaiye uzmanlarının aklı şaşar.. Ama geli görün ki; kimin umurunda!

Konut olarak inşa edilmiş apartmanların "iş hanı"na dönüşümünden elde edilen "rant" kimlerin cebine girdi, kimlerin kasalarını doldurdu ve o çevrelerin elde ettikleri bu serveti hangi siyasi emeller uğruna kullandıklarını siyasi çevreler çok iyi bilirler. Bizim tereciye terece satmaya kalkışacak halimiz olmadığı gibi, zaten haddimiz de değildir.

Konseksiyon sektörünün kendine özgü personeli, İstanbul'un sözde gözbebeği Nişantaşı'nda ne gezer? Eh! Aş ve ekmek meselesi; istihdam sağlanıyor, ülkeye döviz kazandırılıyor. Turistler kepazelik tablosu ile karşılaşıyorlar, arad ufak çapta dolandırlıyorlar ise, ne gam! Kimin umurunda...



Çok merak ediyorum koskoca "Tekstil Kent" bomboş duruyor. Tıpkı bir hayalet şehir gibi. Orası ne işe yarayacak? Şimdi bir de metro yapılıyor! Nişlantaşı'nda konuçlandırılan ve Nişantaşı'nı "ucube"ye dönüştüren iş yerleri neden "Tekstil Kent"e yerleştirilmez?

Bir dönem "Perşembe Pazarı" kepazeliğine son verilebilmesi için "Perpa" diye bir yer inşa edilmişti de hırdavatçı esnafı yıllarca içeriye sokulamamıştı ya, bu Tekstil Kent'in durumu da aynı hikaye..

İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı ile İstanbul Valisi şu Nişantaşı'na bir el atıverseler de Nişantaşı "huzur"a kavuşup "kalite"sini koruyabilse; kime ne zararı var Nişantaşı'nın? İktidar'a "oy" vermemiş olsa bile, Hükümet'in Nişantaşı'nı hedef alacağına inanmıyorum. Gerçi birileri bir dönem "Beyaztürkler" efsanesi estirmedi değil ama, bunda AK Parti'nin dahli olmadığı biliniyor.

Bir kültür insanı ve mimar olan İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş'ın Nişantaşı'nın bugünkü halini beğeniyor olabileceğine doğrusu hiç ihtimal veremiyorum.

Doğu'da bir köye gittim, seçimlerde AK Parti'ye tek bir oy bile vermemişler ama Hükümet o köye kilometrelerce mesafeden su getirmiş; beni köy halkının yalancısıyım, kendileri anlattılar. Ak Parti'ye oy vermedikleri için pişman olduklarını, Ak Parti'ye haksızlık ettiklerini dile getirdiler. Ak Parti'nin yeni bir avukata hiç ihtiyacı yok ama hizmette partizanlık yapmadıklarını bilenlerdenim. Bakalım Nişantaşı'nın kendine özgü kültürünün, yapısının ve yaşam modelinin korunmasına da "özen" ve "rıza" gösterilecek mi? Eğer Şişli Belediyesi'ne kalırsa Nişantaşı, İstanbul'un geçmiş dönemlerindeki "Hacıhüsrev"ine ya da "Tarlabaşı"na dönüşecek. Kentsel dönüşüm bu olmasa gerek.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük