Mevlid Kandili
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Ölseler bile sözü geçenler

info@haberdukkani.com 09 Eylül 2011 Cuma

Ölseler bile yeryüzünde sözü geçenler politikacılar değil; yazarlardır.

Osmanlı İmparatorluğu'nda Sadrazamlar, kölelikten gelme lalalardı. Önceleri "makbul" sonrasında "maktul" olan Sadrazamların kafalarını Padişah kestirdiğinde, tavuğun ölümünden farksız bir durum çıkıyordu ortaya. Osmanlı Sadrazamlarının yaşam öykülerinin hiçbir ilginç yanı olmadığı için de edebiyatımızda yer almamıştır.

Fatih Sultan Mehmet, Çandarlı "sülalesini" kurutmakla, Osmanlı yönetiminde "aristokrasi"nin yeşermesinin önüne geçmeyi amaçlamıştı. Bir başka gerekçesi olduğu da söylenir: Devleti evlatlar arasında bölen eski bir Oğuz geleneğini ortadan kaldırmak. Fatih, sürekli bir İmparatorluk kurabilmek için, bu geleneği savunanları yok etmek zorundaydı. Kardeş katline "ferman" vermesi de bu nedenledir.

Cem Sultan, kardeşi Beyazit'e ülkeyi bölmeyi önermişti!

Adı PKK olan bölücü, yıkıcı, kıyıcı, kanlı, şiddet, vahşet ve terör merkezi gün gelecek yok edilecek. Sırtlarını bu yapıya yaslayıp anonim bir ortaklık tesis eden politikacılar, o gün gelip çattığında ne yapacaklar? Sırtlarını nereye yaslayabilecekler?

Putlar dimdik ayaktayken, onun tapınıcıları, dileklerinin kabul edileceği umutlarıyla yaşarlar ama putlar yıkıldığında, çaresiz bir dehşetle yıkıntıları altında kalırlar.

Ölseler bile yeryüzünde sözü geçenler; İmparatorlar, Padişahlar, bankacılar ve politikacılar değil; sadece yazarlardır. Yazarlar Padişahın değil, halkın gözüne gimeye çalışırlar. Son dönemde medyanın "namdar" kalemşörleri, halkın değil de Padişah'ın gözüne girmeye çalışan Sadrazamları andırıyorlar.


Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük