Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Öncüler hep yanarak can verdiler

info@haberdukkani.com 15 Kasım 2013 Cuma

İnsanlık öncülerin ateşe düşüp cayır cayır yanıp küle dönüşmeleriyle gelişebildi.

Öncüler hep yandılar. Demek ki; yanmadan öncü olunamıyor. Zaten bu nedenle bütün öncülerin adları ölümsüzler listesinde yer alır. Tıpkı küllerinden yeniden doğan
"Zümrüd-ü Anka efsanesi"nde olduğu gibi.. Öncüler yandılar ama onlardan sonra gelen kuşaklar ile yeniden dünyaya geldiler.

Çağdaşları öncülerden hep nefret ettiler. Hiç sevmediler, hiç uzlaşmadılar, hiç hoşgörülü olamadılar öncülere karşı.. Öncülerden rahatsız olup onları yok etmek istediler ve yok edebilmek için, diri diri ateşlere atıp meydanlarda yaktılar. işkencenin her türlüsünü denediler, zindanlarda çürüttüler, yaşamlarını karartılar. Öncülerin seslerini kesmek için her çareye baş vuruldu. Akla gelen her türlü metot denendi. Adlarını tarihten kazıyabilmek için ne gerekiyorsa yapıldı.

Öncüler hep yalnızdılar. Hep tek başlarınaydılar. Bir insan tek başına ne yapabilir ki? Ne kadar güçlü olabilir ki? Ve karşılarına çıkan her insan onlara karşıydı! Hiç kimsenin inanmadığı, güvenmediği, ciddiye almadığı ve değersiz bulunan öncülerdi onlar.. En önemlisi yeryüzünde insanlar tarafından en çok kahredilen, en çok muhtaç bırakılan, acze düşürülen onlar oldular. Bütün bunlara karşın ayakta kalanlar yine de öncüler oldu.

Öncüler yandıkça, karanlıklar aydınlandı, bilinmezler bilinir olurken yanlışlar doğruya, yalan gerçeğe, yokluk berekete, çaresizlik dermana, zayıflık güce dönüştü, ilkellik yok olurken medeniyet gelişti.

Öncülere zulmün şiddeti arttıkça, insanlık huzura ve mutluluğa daha da yaklaştı..

Aman dikkat zulmettiğiniz, aşağıladığınız, hiç tanımadığınız halde dışlayıp lanet ettiğiniz, nefret hisleriyle dolup taştığınız insanlar öncülerden birisi olabilir. Onların yakılacağı ateşe bir odun da siz taşıyor olabilirsiniz.

Kendinize hiç sordunuz mu: "Hiç tanımadığınız, yüzyüze gelmediğiniz bir insandan neden nefret ediyorsunuz?"

İçinizdeki sevginin yerini alan, "nefret" ya da "antipati" duygusunun gelişmesine neden olan şey sadece "duyduklarınız" olabilir. Duyduklarınız, size başkaları tarafından söylenmiş olanlar gerçek mi, doğru mu?

Öncüleri diri diri yakmak isteyenlerin ateşine bir odun da siz taşımayın. Onlar yansalar da adları, düşünceleri ve eserleri sonsuza değin yaşayacak; insanlığı aydınlatacak olanlardır.

Pek ya siz!

Kaderiniz de sizi bekleyen nedir; bilebilir misiniz?

Sizden geriye, insanlığa ne kalacak?

İnsanlığa bırakacağınız mirasınız nedir?

Servet mi?

Kusura bakmayın ama o ne yeryüzünde ne de öteki taraflarda hiç geçmiyor..

Şöhret mi?

Çoktaan unutuldunuz bile..

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük