Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Rus Ruleti

info@haberdukkani.com 26 Kasım 2010 Cuma

Rusya denildiğinde genç subayların "tek mermi" ile "Rus ruleti" oynayışları, yani "ölüm oyunu" aklıma gelir...

Tolstoy, Dostoyevski, Maksim Gorki, Puşkin, Çaykovski, Turgenyev, Troçki, Lenin daha sonra aklımda canlanan isimler olur..

Ekim Devrimi!..

Ve sırf Türk oldukları için, insanların bir gece yarısı hayvan naklinde kullanılan tren vagonlarına doldurulup Sibirya buzullarına sürülüşleri aklıma geldikçe yüreğimi kanatır..

Parçalanan Türk aileleri, insanlık dışı zulüm koşullarında canlarını yitiren yaşlılar, çocuklar ve kadınlar..
Kapitalizmin üzerinden bir silindir gibi geçebilmek için, çıkılan insanlık dışı büyük bir maceranın geride bıraktığı utanç fotoğrafları, ister istemez birer birer canlanır gözlerimin önünde...

Dünya şairi Nazım Hikmet'in Rusya'ya vardıktan sonra, yüreğinin derinliklerine hapsetmek zorunda kaldığı büyük düş kırıklığı ise; romantizm kafesine sıkışmış bir ruhun çektiği acıları getirir aklıma...

Çariçe Kaherina ile Osmanlı İmparatorluğunun ünlü Baltacı Mehmet Paşa söylenceleri.. Rasputin ile Çariçenin gizemli maceraları.. İkinci Dünya Savaşının son perdesi Alman-Rus savaşı.. Uzaya fırlatılan kapsülün içindeki ilk insan Gagarin.. Rus votkası ile bitip tükenmek bilmez Nataşa öyküleri.. Ekim Devriminden kaçan beyaz Rusların trajik Pera maceraları..Ve Asya steplerinde Rus ordularıyla çarpışırken, elinde Rovelveri, ayağında çizmeleri ile toprağa düşen mağrur Enver Paşa..

Ünlü Ekim Devriminin yerküre üzerine bir gölge gibi düşen "demir perde" param parça olup dağılıverdi, ünlü Berlin duvarı tarihe karıştı. Dünyanın en korkulan "Kızıl Ordusu" bunu yıkılışı engelleyemedi. Ne var ki; kentlerinden, evlerinden alınarak dağıtılan, yok edilen ailelerin fertlerinden geriye sağ kalabilenler hala bin umutla soylarını arayıp öz kentlerine dönmeye çalışıyorlar..

Dondurucu Sibirya soğuklarında kırılan onca insanın özlemleri, umutları, düşleri ve canları.. Her birisi insanın tüylerini diken diken eden dehşet fotoğrafları olarak aklıma kazınmış bir kere. Rusya denildiğinde yürek ferahlatan, insanın içini açacak olan ne var ki? Koskaca bir hiç!..

Demir perdenin çöküşüyle birlikte, yani şapka düşüp kel ortaya çıktığında; sözde iyi eğitim tezgahlarında dokunmuş, filiz gibi gençlerin "üç otuz paraya" Laleli kaldırımlarındaki utanç fotoğrafları pekçok zampara Türk erkeğine şehvetin sırlarını öğretir oluşu bile, insanlık adına elem vericidir.

Ne Komünizm ne de Kapitalizm dünya insanlığını mutlu etmeyi başaran reçeteler olmadı.

Çelik ve ilaç krallarının taleplerine karşın; insanlık çok iyi biliyor ki; savaş, açlık, zulüm, sefalet, kan, göz yaşı ve ölüm demektir.

Modern dünya kapıları ile tüm pencerelerini ardına kadar kardeşliğe, dostluğa, barışa ve sevgiye açtı. Ortaya "evrensel" normlar ve değerler çıkıverdi..

Yerküre insanlığını mutlu ve rahat günlere taşıyacak olan, evrensel normlar ile evrensel değerler olacak. Bundan hiç kuşkunuz olmasın.

Kuşkusuz ki;
"GELECEK SİZLERİN TAVRINDA GİZLİDİR."

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük