Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Siyaset dediğin kahvehane çerezi

info@haberdukkani.com 26 Mart 2019 Salı

Osmanlı İmparatorluğu'nu kaybederken Cumhuriyet'i kazanan fakat 19. yüzyılı kaybederken de 20. yüzyılı kazanmayı başaramayanlar; 21. yüzyılın da nasıl ıskalanacağının farkına varamayacaklar (mı?)

Her alanda sürdürülen 'tutuculuk' değişen koşulları algılayamayıp çağın gerisinde kalan nesiller zaman tünelinde sararıp solarken...

İşçi sınıfını enerji kaynağı olmaktan kurtarmaya bir türlü yanaşmayan endüstri dükalıkları üretim sahalarını robotlara teslim ederlerken...



Otomatizasyon karşısında her geçen gün eriyen emekçi sınıfı, süper teknolojiyle donanımlı güçlerin laboratuvarlarında kobaylara dönüşürlerken...

Sibernetik, elekronik, otomasyon, robotlar ve Ortaçağ'da çaklıp kalmış 5 milyar insan.. Demektir ki, 21. yüzyılda sürekli genişleyen 5 milyar Ortaçağ karanlığı!...

Kendi arasında göreceli olarak gelişmiş ama aynı hızda çoğalamayan bir milyar azınlık sayıca giderek kabarmakta olan bu Ortaçağ dalgasının önünde diz çöker mi?...

Gelişmiş azınlık, 21. yüzyıla kadar sömürerek  yararlandığı geri kalmışlığı kendisi  için yarardan çok zarar getirmeye başladığı anda sorunu sürpriz bir çözümlemeye gittiğinde yandı gülüm keten helva mı, yoksa sınıfsız bir dünya toplumu çıkar mı ortaya?...

İlkelliğin henüz algılayamadığı bir sıçrama 'ileri teknoloji'... Az gelişmişliğin temel nedeni olan 'zaman sömürüsü'ne başkaldırı çabası teknolojik gelişim, dünyayı değiştimeye devam ederken...

Gelişmiş bir dünya teknolojisiyle bütünleşebilmek yerine, diş gıcırdatarak engelleme çabasında olanlar, tarih sahnesinden silinip yok olurlarken...



Köhne Şark'ın siyasal ihtiraslarıyla fokurdayıp duran demagoji çorbalarını kaşıklamaktan usananların sayıları 21. yüzyılda bile azınlığı oluştururlarken...

Dünya hızla Dünyalılar'ın olmaya başladığı 21. yüzyılda, okuduğunu anlayamadığından ötürü hiçbir şey okuyamayanların çoğunluğu oluşturduğu yerlerde yaşamak zorunda kalan bahtsızların vay haline!...

Mutluluğu 'ölümden sonra' aramak yerine yaşarken mutlu olabilmeyi akıl edememenin sancıları çehrelere yansırken...

Ateş çemberine alınmış çaresiz bir akrebi andırıyorken muhafazakarlık, 21. yüzyıl değişimcilerin cenneti, tutucuların cehennemine dönüşürken...

Kapitalist, sosyalist ve liberal ekonomiler 'akılcı ekonomi'de buluşurlarken; bir devlet düşünün ki, hiçbir kurumu evrensel kriterlere sahip değil!...

Uzay boşluğuna yelken açan uzay gemileri ile Dünya'nın çevresinde hiç durmaksızın çalışan yapay uydular...

Siyaset konuşmalarına odaklanmak, modası geçmiş eski bir kasabalı alışkanlığıdır ki; 19. yüzyıl labirentinin çıkmazlarında ömür tüketmektir.



İşin en ilginç yanı şudur ki, burada bir iki sözcükle işaret edilmeye çalışılan konuların hiçbirisinden söz edilmez ne siyasal arenalarda, ne eş dost sohpetlerinde ne de akademik çevrelerde! İşte bu duruma da  en hafifinden az gelişmişliğin kara bahtı, kem talihi deniliyor.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük