Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Tahammülsüzler ülkesi Türkiye

info@haberdukkani.com 24 Eylül 2010 Cuma

Havasından mı yoksa suyundan mı bilinmez; Türkiye ,tahammülsüzlükler ülkesi haline geldi. Hiç kimse kendisinden başkasına tahammül edemiyor.

Malum olan şudur ki; insanlar tornadan çıkmıyor. Her insan bir başka, hiç kimse kimseye benzemiyor. Gelin görün ki,
bu gerçeğe karşın, herkes herkesin kendisi gibi olmasını istiyor. Yalnız istemekle kalsa bize ne, nefistir her şeyi isteyebilir. İstesin dursun der, geçeriz. Fakat, durum çok ciddi. İstemenin ötesine geçiliyor ve "dayatma" ile karşı karşıya kalınıyor.

Hani neredeyse insanlar birbirlerini boğazlayacaklar!

Hiç kimse tıpa tıp kendisi gibi düşünmeyene tahammül edemiyor. Hoşgörü gösteremiyor. Hiç saygı duymuyor. Bu tedavisi olmayan, çok feci sonuçlara yol açabilen, dehşet uyandıran, çok tehlikeli bir hastalık.

Baba oğluna, oğul babasına, ana kızına, kızı anasına tahammül edemiyor. Hiç birinin bir diğerine saygısı kalmamış. Aileler ekonomik zorunluluklar ortadan kalkacak olsa derhal dağılıp yok olacak. Aile içinde tahammülsüzlükler giderek tırmanırken, toplumsal yaşamda tahammülsüzlüğün boyutları, intiharlar, insan aklını durduran cinayetler ile gözler önüne seriliyor basın yayın organlarında..

Cinnet toplumu haline dönüşen Türkiye'de bireylerin temel derdi tahammülsüzlük. Hem de her alanda.. Kişinin kılık kıyafetine, kaşına, gözüne, yaşam biçimine, düna görüşüne, inancına, düşüncelerine tahammül edemiyor insanlar.

Sanatçılar, birbirlerinin icra ettikleri sanata tahammül gösteremiyor ve saygı duymayı akıllarından bile geçiremiyorlar! Medyanın kalemşörleri, Türkiye'nin sorunlarını gündeme taşımaları gerekirken, birbirlerine kara çalma yarışına soyunarak sözde toplumu aydınlatıyor, sözde kamu yararına yayın yapıyor, sözde toplumu bilgilendiriyorlar! Oysa yaptıkları iş çok düşük kalibreli, kayıkçı kavgasından başkaca bir şey değil. tahammül edemiyor fikir işçileri bir birlerinin fikirlerine! Tutup birbirlerini ihbar ediyorlar..

İçinde bulunduğu yaşam koşullarına tahammül edemeyenler; irtikap, rüşvet, yolsuzluk, çetecilik gibi alanlarda gırtlaklarına kadar pisliğin içine batmayı göze alarak daha iyi yaşamanın peşine düşüyorlar. Kişiler yetenek, beceri ve kapasitelerinin çok daha iyi yaşam koşullarını hak edip etmediklerine bakmıyor. Her şeyi kendilerine hak görenlerin tahammülsüzlükleri her gün yeni skandallar ile gün ışığına çıkıyorsa da bu kahramanların yerlerini yenileri alıyorlar.

Eşler, nikah dairesinden çıktaktan sonra ancak bir kaç ay güç bela tahammül edebiliyorlar birbirlerine ve koşuyorlar boşanmak için mahkemelere..

Aşıklar ise; ancak bir mevsim tahammül edebiliyorlar, arkalarına bakmaksızın deli divane yeni ilişkilere doğru koşuyorlar.

Tahammülsüzlükler içinde tahammül edilmesi olanaksız bir cehenneme dönüştürülen yaşamın içinde ömürlerini tüketen insanların ülkesi Türkiye ne demokrasiye, ne sandık sonuçlarına tahammül edemezken; askeri darbeler, işkence tezgahları, sigara kuyrukları, Sana yağı kuyrukları, asgari ücret, kalitesiz ve yetersiz eğitime, hastanesiz, susuz, elektiriksiz, okulsuz, kütüphanesiz, faili meçhul cinayetlerle bezeli yaşamlara tahammül ediyor yıllar yılıdır!

Tahammülsüz ülkenin tahammülsüz vatandaşlarının tahammül edebildiği tek şey var: Demokrasiden yoksun yaşam.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük