Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Tarih ve köleler

info@haberdukkani.com 29 Ocak 2011 Cumartesi

Moritanya, Fas, Tunus, Cezayir, Sudan, Yemen, Lübnan, Ürdün, Umman, Filistin, Arnavutluk ve Mısır.. Tam 12 ülkede ardışık olarak halk sokaklara döküldü.  Libya'da Kaddafi için de çanlar çalıyor demek yanlış olmaz. Peş peşe gelişen bu halk ayaklanmalarının, yönetimlere karşı yükselen halk isyanlarının temel nedeni adaletsiz gelir dağılımı.

Yıllarca baskı altında tutulmuş, sindirilmiş, kötü yönetilmiş ülkelerde halklar sokaklara dökülüyor. Kendi ülkelerini ateşe veriyor. Polis şiddeti, gaz bombaları ve silahlı güç halkın şahlanan öfkesini durdurmaya yetmiyor. Ülkelerini kötü yöneten, kendi halklarını soyan yönetim ilahları aileleriyle birlikte ülkelerini bir hırsız olarak terk etmeye mecbur kalıyorlar.

Yıllar yılı yönetimdeki ilahlarını alkışlayan geniş halk kitleleri, sokaklardan bulvarlara bulvarlardan meydanlara dökülerek linç edecek iktidar sorumluları arıyorlar. Yönetim binalarını ateşe veriyor, yakıp yıkıyorlar.

Bezgin, suskun korkmuş, sindirilmiş ve ezilmiş halklar, gizli bir işaret almışlarcasına sokaklara çıkıp yönetim ilahlarını koltuklarından indiriyorlar.

Rejimler için gerçek tehdidin korku imparatorluklarında posası çıkartılmış halklar olduğu değişmezi bir kez daha su yüzüne çıkıyor.

Ülkelerini babalarından kalmış miras, halkı da köleleri zanneden nice liderin hazin öyküleriyle dolup taşmaktadır tarih anlatımları..

Halkı sokaklara döken adaletsiz gelir dağılımı ve kötü yönetim sonuçlarının yanısıra, gizli güç odaklarının taleplerini sinsi yöntemlerle ülkelerinde yeşertenler eliyle rejimler bir gecede değişmiştir tarihin her döneminde.. Hainler, kalleşler, sinsiler, işbirlikçiler ve çıkar ortakları elele verdiklerinde, "suni" bir kıvılcımla geniş halk kitlelerinin meydanlara dökülmesi sağlanmıştır tarih boyunca..

Ateş, kan, gözyaşı, barut ve kaos fırtınalarının ardından gelen yeni yönetimler, 50 ila 100 yıl sürecek olan yeni bir rejimin heyecanıyla oyalanıp kandırılır halklar. Sistem aynıdır adı değişmiştir. Senaryo aynıdır aslında ama yeni bir versiyonu girmiştir gösterime. Oyun aynı oyundur ama oyuncular değişmiştir. Halklar yoksuldur ama yeni rejim onların büyük heyecanı ve umudu olur.

Kuzey Afrika yeni umutlar peşine düşmüş olsa da halkların kaderi değişmeyecektir. Yeni nesiller enerjilerini büyük umutların peşinde koşarak tüketecekler. Yer kürenin alışık olduğu bir kuraldır bu.. Ne acıdır ki; tarih, halklara hiç bir şey öğretmeye muktedir değildir. Tarihten yararlanmasını bilenler malesef sadece efendilerdir. Ve paranın efendileri, Dünya ekonomisinin düzenekleriyle oynamaya başladıklarında, diledikleri ülkenin rejimlerini gıdıklayabilirler.

Kuzey Afrika ülkeleri ile Mısır halkı, bu gücü ve cesareti nereden aldı?

Başbakan Erdoğan'ın Davos'taki çıkışması ile Mavi Marmara'nın etkileri, Mısır'dan Kuzey Afrika topraklarına ve daha sonra da Asya'ya doğru yeni heyecanlar ve yeni umutlar yaratıyor. Bu durumda Türkiye'yi bekleyen nedir? Sorunun yanıtı için henüz erken. Şimdi nokta koymak gerekiyor. Ama usta gazeteci Alev Çukurkavaklı'nın "VATANSEVERLER (!)" başlıklı yazısını okumanızı ve düşünmenizi öneririm. Böylece paranın efendilerinin nelere muktedir olduğunu çok somut olarak algılamanız mümkün olacak ve Türkiye'nin bugünü ile yarınlarını anlamanız çok daha kolaylaşacaktır.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük