CUMHUİYET 97 YAŞINDA
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Toplumsal yorgunluk, bireysel sarhoşluk

info@haberdukkani.com 12 Nisan 2020 Pazar

İdeolojilerini doktrinleştiren, içerideki sorunlarını unutturmak için yabancı düşmanlığını slogan olarak seçen, kararlaştırılmış resmi doğruların tartışılmasını yasaklayan, gerginliği siyasetin ve yönetimin vazgeçilmez aracı olarak benimseyen rejimlerin egemen olduğu ülkelerde, Toplumsal yorgunluk kaçınılmaz bir kader oluyor.

Sonunda en dirençli ve yılmaz beyinler de yoruluyor; "Ya değer mi bu kadar aykırı görünmeye" deyip inzivaya çekiliyorlar, ya da bir batı ülkesinde kendi kararlarıyla vardıkları sürgün hayatına başlıyorlar.

Bu açıdan baktığımızda Türk toplumu yorgun toplumlardan biri olmamalı. Daha doğrusu toplumu yorgunluğa yöneltecek kısır döngüleri kırmak konusundaki kararlılığımızı sürdürmeliyiz.

Sürekli İç ve dış tehdit uyarıları, devamlı tehlike listeleri, kendi hatalarımızdan kaynaklanan başarısızlıkları Dış düşmanlara bağlama alışkanlığı, yasakçılık, siyasi tabular, slogancılık, şovenliğe dönüştürülmüş milliyetçilik, militarizm özlemleri, cami ile kışla arasında sıkışmış tartışmalar, her toplumu yorabilecek, bıktırıcı bir süreci ifade edebilir. Sorunlara çözüm üretmek yerine bunları stoklayıp, her kuşağın önüne bunları temcit pilavı gibi sürmek, toplumları yorar.

 Bunun ilacı demokrasiye, özgür ve özerk düşünceye, hukukun üstünlüğüne, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da sahip çıkmaktır. Tek tip insan modeli, bundan sonra da reddedilmelidir. Kendisi gibi ya da Devlet gibi düşünmeyenlerin de var olması gerektiğini, bunların susturulduğu geçmiş dönemleri ve sonuçlarını hatırlamalı, bilmeliyiz. Gelişmemiş, özgür olmayan, her çeşit rekabete kapalı, başarılardan değil başarısızlıklardan zevk alan toplumların devletleri de gelişmiyor.

Devlet içinde sorumluluk taşıyan bireylerin devlet imkanlarını herhangi bir ad veya hayal mahsulü bir ideal uğruna zaafa uğratmaları; bireylerin devlete olan güvenleri üzerinde de büyük zaaflar meydana getiriyor. Suçluların korunduğu, hırsızların kollandığı, haksızların aklandığı kanaatinin toplum fertleri arasında yaygınlaşması toplumsal linç duygularının tetiklenmesinde rol oynayan en öncül etkendir.

Bu duyguların toplum içinde büyüyüp beslenmesi; fertleri vurdum duymazlığın, neme lazımcılığın ve ben merkezciliğin kucağına itiyor ve toplum içinde bireysel sarhoşluğun hortlamasına yol açıyor.

Rakı pahalı bir Türk içkisi olduktan sonra, Yorgun demokratların "sahte rakı" ile zehirlenme haberleri gazetelerin 3. sayfalarının vazgeçilmez manşet olmaya devam ediyor, "ev imalatı" rakının ise tadı yok! Rakı/balık masaları Facebook hesaplarında "düşman çatlatma modası"na dönüştürülünce "anlamı ve keyfiyeti kaçtı; e bıktırdı, çivisi de çıktı çılkı da... Tıpkı günümüz CHP'si gibi... Kuşkusuz ki, dost acı söyler. Kimse kusura bakmasın ama her sarhoşun sabah ayıldığı gerçeği, hayatın olağan akışıdır.

 

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük