Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Türk basını nasıl kurtulur?

info@haberdukkani.com 18 Haziran 2010 Cuma

Bu soruya en doğru, en gerçekçi, en dürüst yanıtı verecek adamda "mangal" gibi "yürek" olması gerekir.

Neden mi?

Yanıtı çok basit..

Hafızalarınızın albüm sayfalarını geriye doğru çevirecek olsanız, durum kendiliğinden ortaya çıkıverir. Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz basının dolmuşuna binerek geldiler ve aynı dolmuşla da gittiler.. Hiçbirinin gelişi doğal değildi, gidişleri de doğal olmadı.

Demek ki, basın bu kadar etkili ama zinhar güçlü değil. Basının güç olduğu palavrası da yine basının dolmuşudur.

Türkiye'de "güç" dışarıdan esen bir rüzgardır, etki ise içeride şişirilen bir balondur. Türkiye'de iktidarlar güç ve etki ile ayakta dururlar. İki örnek bu çerçeve dışında kalır: Menderes ve Tayyip Erdoğan..

Dışarıdan esen rüzgarın hızı kesilince içerideki balon hava kaçırmaya başlar ve ağır ağır sönüverir.

Demokratik seçimler mi!

Geçiniz, henüz demokratik toplum bilinci oluşmuş değil.

Bu kadar açıklayıcı  bilgi yeterlidir, arif olan anlar. Biz asıl konumuza gelelim.

Türk basınından vatandaş şikayetçi, siyasetçiler hoşnut değil, bürokratlar deseniz onlar da memnun değiller. Aksi olmuş olsa, her kesim her fırsatta basını en ağır şekilde eleştiri bombardumanına tutmaz.

Türk basını nasıl kurtulur?

Türk basını Ercan Arıklı'nın civcivleri bu sektörden dışlanmadıkça kurtulamaz.Bu kesin. Her basın kuruluşunda köşe başlarını tutmuş olanlar Ercan Arıklı'nın yetiştirdiği civcivlerdir. Bunlar şimdilerde kart tavuklar ve kart horozlar olarak "medya"nın yönetim kadrolarını işgal ediyorlar. Köşe yazarları da onlar, televizyon programcıları da.. Gazete ve televizyon yöneticileri de onlar. Bu kadrolar aralarına "yeni aktörler" almazlar, böylece konumlarını korumayı başarırlar.

Ne halt ederlerse etsinler, körlerle sağırlar birbirlerini ağırlasınlar. Tut birinden vur ötekine.. Fakat durum hiç de bu kadar basit değil. Çünkü ellerinin arasında tuttukları dışarıdan esen rüzgarın içeride balonları şişirecek olan "üfürüğü". Bu üfürük içeride "etki" yaratıyor ve işte bela da burada saklıyor kendisini. Olan Türkiye'ye oluyor.

Ercan Arıklının bir zamanlar civcivleri şimdilerin kart tavuk ve horozları, üfürükten yararlanarak sağladıkları etki ile halkı şaşkına çeviriyor. Buna hakları yok. Üstelik "masum" bir durum da değil.

Bu kartaloş tavuklar ve horozlar, yılların deneyimli siyasetçilerinden çok daha siyasetçi, yılların deneyimli bürokratlarından çok daha bürokrat, sanatçılardan çok daha sanatçı, sanayici ve bankacılardan çok daha sanayici ve bankacı olup çıkıyorlar. Bilmedikleri ve uzmanı olmadıkları hiçbir konu yok maşallah! Her konuda otoriteler. Konu futbol olsa haydi neyse.. Konu siyaset, konu ülkenin dış ilişkileri, konu finans, konu sanat, bunlardan kurtulabilmek ne mümkün! Ercan Arıklı'nın kartlaşmış tavuk ve horozları, Dr. Haydar Dümen'in konusunda bile otorite ve uzman kesiliyorlar! Haydar Dümen'in işini elinden alacaklar adam kuru soğana muhtaç hale düşecek neredeyse..

Türk basını Ercan Arıklı'nın Amerika'dan kitaplar ve filmler getirterek yıllarca "ders" verip yetiştirdiği zevattan kurtulmadıkça, daha nice Aydın Doğanlar, Dinç Bilginler, Asil Nadirler gelip geçecek patronaj köşklerinden.. Yazık adamlara acımamak mümkün değil. Halk bu gerçeği bilmiyor. kabak medya patronlarının  başında patlıyor. Oysa ki; medya patronları Ercan Arıklı'nın yetiştirdiği ekibin elinde oyuncak oluyor. Adamlar en sonunda eşşekten düşmüş karpuza dönüyor..

Elbette siyasetçiler de bu gerçekleri bilmiyorlar. Medya patronlarının ümmüğünü sıkıveriyorlar. Değişen bir şey olmuyor. Çünkü aslında ümmüğü sıkılması gerekenler Ercan Arıklı'nın yetiştirmeleridir. Türk basınını bitirenler de bunlardır. Çünkü gazeteciliği hiç bilmezler, onların bütün bildikleri Ercan Arıklı'dan öğrendiklerinden ibarettir.

Ben yazdım halk öğrensin, ilgilisinin gözü açılsın, Türk basını kurtulsun istedim.

Gerisi tarihe kalmış.

Gocunanlara da selam olsun, benim yüreğim mangal gibi..

-ÜMİT OĞUZTAN-

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük