Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Yapım şirketleri ve kirli işler

info@haberdukkani.com 03 Temmuz 2011 Pazar

Televizyon yayıncılığına "servis" veren "yapım şirketleri"nin defterleri mercek altına alınıp gerçek anlamda incelenecek olsa, Türkiye büyük bir yolsuzluk bataklığına gırtlağına kadar batmış olduğunu bir kez daha anlayacak ama her nedense bu "soygun" görmezden geliniyor. Acaba neden? Anlayan beri gelsin de biz de anlayalım.

Yıllardır ekranlardan izlemek zorunda kaldığımız ne kadar "tuhaf" ve "yararsız" program varsa bunları üreten yapımcı şirketler "şişirilmiş fatura" keserek birkaç yıl içinde "ihya" oldular. Sözde "yüksek" vergiler ödeyerek de kazançlarını "kutsal"laştırdılar! Sıkıysa bir laf edin, bakın başınıza ne çoraplar örülür.

Bizim başımız "çoraplara" alıştığından kimselerin yazmadığı yazamadığı sürüp gitmekte olan bu soygunu "kamu yararı" gereği dile getirelim dedik.

Adı sanı duyulmamış sözde sanatçılar anlı şanlı ve de yılların sanayici ve işadamlarına parmak ısırtacak vergi beyanlarında bulunur oldular! Çok hayret verici bir durum. Ne üretiyorlar da bunca vergi ödeyebiliyorlar? Ürettikleri sinema filmleri, tv dizileri, zaplanan programlar ile reklamlar ve de müzik klipleri hepsi gözler önünde.. Basına ve beyanlarına yansıyan rakamlara bakılacak olursa astronomik ücretler karşılığı yapıyorlar bu işi. Maşallah! Allah daha da çok versin.

DE, bu işin içinde bir bit yeniği olmasın!

Geçmişlerinde hiçbir ticari başarıları olmamış, adı sanı duyulmamış iki kişi bir yapım şirketi kuruyor, televizyonlara bir iki dizi çekiyor ya da bir program yapıyor ve bırakın yurt içinde yat kat sahibi olmayı bir yana, yurt dışlarında bile malikaneler satın alıyorlar iki günde.. Oh ne güzel. Lüks Hayat Opereti sanki bu adamları anlatıyor.

Havalarda uçuşan rakamlar acaba faturaları şişirmekte kullanılan bir "yalan ortaklığı" olabilir mi? Yapım şirketleri sanatçıları bu kirli işler imparatorluğuna "zorunlu hissedar" haline getiriyor olmasınlar sakın. Aksi halde hiçbir yerde ekmek bulamaz hale gelirler de.. Yapımcı şirketler girdi faturalarını "naylon"larla da "takviye" ederek şişirdikçe şişirip medya devleri ile ortaklaşa büyük bir soyguna altyapı servisi sunan, kirli işler imparatorluğunun çarkları haline gelmişlerse eğer.. Ki; görünen o dur, kulaktan kulağa fısıldanan söylemler bu doğrultudadır. Medya imparatorlarının hizmetindeki bu kirli çarkları kim gözler önüne serecek? Soruşturmacı (!) ya da araştırmacı (!) gazeteciler mi, SIKAR! Hepsi aynı patronların çalışanları değiller mi?

Peki ama ya DEVLET ne yapıyor? Neden bu kirli işler imparatorluğunu görmüyor da hala sokaklarda "kayıt dışı" diye seyyar satıcıları kovalıyor? Kravatlı oligarşik çeteler arasında vergi dairelerinde çöreklenmiş çeteler yok mu? Hükümet bu çetelere de bir el atsa da, tüyü bitmemiş yetimin hakkı yenmese..

Senaristler, sinema emekçileri, yılların namlı sanatçıları ve emektar oyuncularının hali malum öte yanda yeni yetmeler ile Haramzade sözde yapımcılar ve yapımcı şirketler bir Dünya kenti İstanbul'un namlı mahallelerini kapattığını sağır sultanlar bile duydu ama "Maliye Bakanlığı" ile ilgili vergi daireleri ve denetçiler bu soygunları hiç duymuyor. Çok hayret verici..

Beli bükük, yüreği yaralı sade vatandaşın ve de ilgililer ile sorumluların bu büyük soygunlardan haberi olsun istedik.

Maliye Bakanlığı'na duyurulur.

Burada söz ettiğimiz çevrelerin bir başka hallerine de değinmeden geçersek eğer, eksik kalmış olacak hadi onu da kısaca yazalım. Bu arkadaşlar öyle büyük vurgunlar vuruyorlar ki, öyle kolay para kazanıyorlar ki, rüyalarında bile düşleyemeyecekleri kadar parayı bulunca da sapıtıyorlar ve başlıyorlar uyuşturucu bataklığına gömülmeye.. Gelsin kokain alemleri, esrar partileri, swinger alemleri.. Emniyet'in teknik takiplerine hiç mi takılmaz bu yaşamlar? Teknik Takiplere Paşalar takılıyor ama vurguncular, talancılar, soyguncular hiç bu oltaya takılmıyorlar! Acaba neden? Yoksa yıllar yılı danışıklı bir dövüş sürüp gidiyor, herkes bu kumpanyanın ortağı da biz mi anlayamıyoruz?

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük