Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Yaşam koşulları şimdilik yüzde 30 zamlandı

info@haberdukkani.com 04 Ocak 2014 Cumartesi

Cemaat-Hükümet sarsıntıları..17 Aralık Rüşvet ve Yolsuz Operasyonu.. Devlet sırrı yüklü TIR'ın casus filmlerine taş çıkartan maceraları.. Yargı mekanizmasının bağımsızlığı ve benzer sıcak konu başlıklarının kıskacındaki Türkiye, ekonomik verilere göre 2014 yılına yüzde 30 zamlanan hayat pahalılığı ile girmiş durumda..

Yaşam koşulları pahalılaştıkça TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in "Devletin çivisi çıktı" söylemi gerçekleri tüm çıplaklığı ile özetliyor.

Vatandaş geçim derdine düşmüş, neredeyse yoğun bakımda direniyor. Direnerek yaşamaya çalışıyor olmak ise, dünyaya geldiğine bin pişman olmak demektir.

Kredi kartlarına endeksli yaşam sürdürmeye mahküm edilen sade vatandaş, aile kurumunu ayakta tutmayı başaramadığından boşanmalar artış gösterirken, aile içi şiddet, cinayet ve intihar grafiği de gelecek açısından çok karanlık ve içinden çıkılmaz bir dehlizi andırıyor.

Metropol kentler güvenlik kameralarıyla donatıldı, her cadde ve sokakta vızır vızır ekip otoları kol geziyor ama polis hırsızları yakalamayı başaramıyor. Ev ve iş yerleri hırsızların insafına terk edilmiş durumda..

Siyasetin kanlı Roma arenalarını aratmayan gündem başlıklarının gölgesinde kalan vatandaşın "yaşam dramı" ne gazetelere manşet olabiliyor ne televizyon ekranlarında gözler önüne seriliyor. Vatandaş değil, siyasi çekişmeler hep gündem başlıkları! Esasen bu durum, basın sektörü için oldukça tuhaf ve alışılmadık bir işleyiş.

Gazeteciler Başbakan'ın uçağında seyahat etmeyi, onu ağzından çıkan her sözü can kulağıyla dinlemeyi çok seviyorlar ama vatandaşın dertlerini dinlemekten ve yansıtmaktan hiç hoşlanmıyorlar! Gazete sayfaları ile televizyon ekranları yalnızca siyasi demeçleri yansıtıyor. Halkın içinde yer almadığı gazeteler satılmıyor, televizyonlar izlenmiyor.

Halkın gündemi başka siyasilerin derdi başka. Halk nasıl geçineceğim, ailemi insani koşullarda nasıl ayakta tutabilirim, geleceğimi nasıl garanti altına alabilirim, tasasında, siyasiler ise; nasıl iktidarda kalabilirim ya da nasıl iktidara gelebilirim kavgasında..

Vatandaşın içinden sürekli "örgüt" ve "çete" üreten sistem, siyaset ve bürokrasi içinden de yeni yeni çeteler üretmeye devam ediyor. İnsanların aklı karışıyor, çetelerin kaynağı geniş halk kitleleri midir yoksa, bürokrat ve siyaset zemininde mi yeşerip dal budak salar Ankara'nın kravatlı oligarşik çeteleri? Türkiye, bu sorunun yanıtını da çok merak ediyor.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük