Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Yeni bir insan tipolojisi doğuyor

info@haberdukkani.com 01 Nisan 2020 Çarsamba

Kovid-19 pandemisi bizlere dünyanın ve yaşamın değiştiğini tebliğ etti. Artık yeni bir insan tipolojisi doğuyor. Değişen saedece dünya ve yaşam değil; insan da değişti.

İnsanlığın değişimine bağlı olarak değerler de değişti.

Bu değişimi algılamanız ve uyum sağlayabilmeniz yaşınızla doğru orantılıdır. Yaşlılar gerçeklerin farkına bile varamayacaklar, anlatılsa da anlayamayacak ve kabullenemeyecekler.

Özellikle yaşlılar "gerçeklik" duygusunu tümüyle yitirmiş durumdadırlar. Bu nedenle gençler, yaşlıları nezaketen dinliyor, söylenenler hakkında fikir yürütüp yorum yapmıyor, ciddiye almıyorlar.

Artık hiç kimse "Ben söylemiştim" diyemeyecek. Zira söylediklerininin hiç birisi gerçekleşmeyecek. Yaşlılar ne söylerlerse söylesinler oldukça hoş ama boştur.

Kanıt mı istiyorsunuz, hemen birkaç örnek sıralayalım: Tv'lerde boy gösteren onca prof. Dr. sıfatı taşıyan anlı şanlı kişilerin söylediklerini yıllardır dinliyor ve kendi aranızda tartışıp duruyorsunuz, iyi de hangibiri gerçekleşti, doğru çıktı? Hepsi boşa çıkmadı mı? Onca uzman gece gündüz aklınızı karıştırıp, felaket tellallığı yaparak yüreğinizi daraltıyor; peki hangisi gerçeği zımbaladı? Hiç birisi..

Siyaset arenasının anlı şanlı liderleri, muhalefet odakları, sivil toplum örgütlerinin sözcüleri hepsi durmaksızın konuşuyorlar da söylediklerinin hangisi gerçekleşiyor? Hiçbirisi...

Sözü uzatmadan son bir örnekle noktalayalım: Dünya'nın ve Türkiye'nin önde gelen iş insanları, söylevleriyle siyasetçilerle yarışıyorlar da ne oldu? Hangi iş insanının öngörüsü gerçekleşiyor? Hepsi de ekonomi gerçeklerini ıskalamıyorlar mı? En parlak anlarında tam da zirveye tırmanmışlarken iflas bayrağını çekmiyorlar mı?

Haydi, gelin sanatçıları es geçme kabalığından sakınalım. Hangi sanatçının söylemleri yaşamın olağan akışı içinde "gerçeğin sesi" olabildi? Böyle bir sanatçımız var mı? Sanatçıların sözleri de havada uçuşan renkli konfetilerden farksız...Hani sanatçı yaşadığı çağın ilerisinde olandı? Bu da bir püflük canı olan mum parıltısndanı başka bir şey değil.

Bu yazının ne anlattığını
sadece yaşı 20 ile 30 arasında olanlar algılayabilirler. Kimse kusura bakmasın, yaşı 30'un üzerinde olanların burada dile getirilen gerçeği algılamaları mümkün değildir. Biz, onlara FETÖ'yü anlattık, anlayamadılar; ellerimizi ve gözlerimizi bağlayıp karanlık işkence odalarında zulmettiler, yetmezmiş gibi bir de zindanlara tıktılar.

Kovid-19 pandemisi büyük insanlığı "toplum"dan "kitle"ye" dönüştürdü bile; (Emin olun yaşı 30'un üzerinde olanlar toplum ile kitle arasındaki farkı dahi bilmezler) yaşam faşizmin çok daha ötesine süreklenirken, kaçınılmaz olarak yepyeni bir insan tipolojisi gelişip dal budak salmaktadır.

Bundan böyle boyundan büyük laflar etme cüretiyle namdar, magazin bebekliği oldukça eskiyip yıpranmış Müge Anlılar'ın Türkiye de bile dikiş tutturamayacağı bir dünyada yaşanacağı bilinsin istedim. Umuyorum ki, ifadede acze düşmemişimdir.

Son bir şey daha var ki; değinmek zorundayım, sonra "Neden bizi uyandırmadın?" diye suçlayamasınlar: Dolar yada Avro biriktirenler bilmeliler ki, bir sabah tedavülden kaldırıldığı, yerlerini yepyeni para birimlerinin aldığı gerçeğiyle karşıkarşıya kalacaklar. İşte o anda Kovid-19'dan yakayı kurtardıkları için kendilerinin hiçte şanslı olmadıkları gerçeğiyle yüzleşme bahtsızlığını yaşayıp beş parasız kalacaklar. Eh, buna da müzikte kreşendo deniyor birader. Herhalde müzik dinlemesini biliyorlardır. Kreşendolar muhteşem olur!

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük