Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Yeryüzü tanrılarından sakının

info@haberdukkani.com 27 Eylül 2013 Cuma

Şu yeryüzü tanrılarıyla hiçbir dönemde barışık olmadı kara bahtım; nedendir bilinmez bu fakiri hiç ama hiç sevmediler. Hep nefret ettiler, bilinsin isterim.

Karanlık güç odakları, çıkar çeteleri, deve yüküyle götürüp deli gömleğiyle yaşayanlar, kaçakçılar, vurguncular, irtikap ve rüşvet çarklarının baronları, mafyatik portreler, medya baronları ve tayfalarının çantacıları ile ayakçılarının bana etmedikleri zulüm, kalmadı.

Karalama kampanyaları, tehtidler, saldırılar, işkenceler, hapishanelerde çürütülen ve de çürütülecek olan yıllar; hepsi bir yana, onca emek vererek kaleme aldığım belgesel romanlarımı da ateşlerde yakarak imha ettiler.

Şu yeryüzü tanrılarının bana yapmadıkları şey kalmadı  da yazdığım romanları neden ateşlerde yakarak imha ettiler hala anlayabimiş değilim doğrusu.. Bu ne kin, bu nefrettir ki; sonu gelmiyor bir türlü.

Mezopotamya'nın yeryüzü tanrılarının hışmına uğramayı hafife almayın sakın.. Mezara girene kadar sonu gelmez türlü belalardan hiç kurtuluş yoktur.

Avusturya, Amerika, Afrika ve Avrupa'daki yeryüzü tanrıları ile yazarların ve bilumum sanat menafilinin arası nasıldır bilemem amma velakin Mezopotamya tanrılarının eline düşürmesin Allah hiç bir kulunu.

Mazallah, bunlarda hiç merhamet yoktur! Zalimliklerinin şiddetini bir tek yaşayanlar bilir, yaşayıp da bilenler, bilmeyenlere anlatsalar da kimsecikler anlamaz, akılları yetmez bi'çarelerin.

Mezopotamya'nın yeryüzü tanrıları ile onların uşaklarından kendinizi sakının. Bu bölgelere yolunuz turist olarak düşmüş olsa bile yeryüzü tanrılarından birisinin dahi gözüne ilişecek olsanız yaşınıza, cinsiyetinize bakmayıp ırzınıza geçtikten sonra; ruhunuzu da azraile zamansız teslim ederler. Gazetelerin 3. sayfaları ile manşetlerini süslüyor nice bahtsız turislerin başlarına gelen dramatik öyküler.

Mezopotamya'nın yeryüzü tanrıları hiç aldırmazlar böyle şeylere, gülüp geçer; "Maksatlı karalama kampanyası" derler, ama bunlardan bazıları sinema filmlerine konu olup uluslararası ödüller kazanıyor.

Eskiden İstanbul'da sırt hamalları vardı. Kalabalık insan yığınları arasında sırtlarındaki yüklerle, ellerinden hiç düşürmedikleri kirli bir mendille yüzlerinden enselerinden yağmur boşanırcasına fışkıran, ter damlacıklarını silerken, kalabalıkta kendilerine yol açabilmek için, gür bir sesle top patlamışçasına bağırırlardı: "Değmesin yağlı boya" Bu sesi duyan yayalar, üstü başı kirlenmesin diye, kenara çekilir, arkalarından gelen sırt hamalına geçip gitmesi için yol açarlardı. Mezopotamya'nın tanrıları sırt hamallarına bile yol açmaz, zavallı garipler ömrü billah, sırtlandıkları yüklerin altında iki büklüm yaşayıp göçüp giderlerdi hakkın rahmetine..

Kemal Kılıçdaroğlu'nun son beyanına bakılacak olursa, Mezopotamya'nın yeryüzü tanrılarının eşcinsel olduğundan habersiz, onları muhatap alan sözler sarf ediyor. Aman ha! Sonra içine yuvarlanacağı çirkeften ne kendisini kurtarabilir ne de kurtaracak birini bulabilir... Mezopotamya'da putları yerle bir eden peygamberler dahi yeryüzü tanrılarından illallah diye yaka silkmişlerdir. Kemal Kılıçdaroğlu, yeryüzü tanrıları arasında homoseksüller olduğu gerçeğini bilmeli ve kendisini sakınmalıdır.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük