CUMHUİYET 97 YAŞINDA
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Yeşilçam'da kadına düşen fiks rol: Fahişelik

info@haberdukkani.com 25 Kasım 2013 Pazartesi

Yeşilçam'da kadın oyunculara düşen fiks rol fahişeliktir. Bu söze karşı çıkacak olanlar hiç yerli yapım film izlememiş demektir ki; bu durumda itiraz edecek olana söz söyleme hakkı doğmaz.

Bu gerçeğin sorumlusu senaristler olabilir mi? Kesinlikle hayır. Çünkü Yeşilçam senaristleri sipariş üzerine senaryo üretirler. Günümüzde tv dizilerinin senaristleri de sipariş üzerine senaryo yazıyorlar.

Sinemaya gönül, emek ve ömür vermiş, gelip geçmiş onca kadın oyuncunun toplum üzerindeki "imaj" ve "algı" çarpıklığının yüreklerde gizli kalmış, kahramanları tarafından itiraf edilememiş acılarının sorumluları kimlerdir?

Sinema perdesine akseden görüntüler nesiller üzerinde nasıl bir etki yarattı, sorusu oldukça uğraş gerektiren başlı başına bir araştırma yumağıdır.

Yapımcılar, küçük sermayeleriyle, ucuz ve masrafsız film üretirlerken kapalı toplumun kadınsız dünyalarıyla alay edercesine hep fahişe kadın sahneleriyle bezeli senaryoları sipariş ettiler. Bunun sonucu ne evrensel baş yapıtlara imza atılabildi ne de toplum algısında saygınlık kazanan bir kadın aktirist yıldızlaşabildi.

Yeşilçam'da kadına düşen fiks rol hep fahişelik olunca, kadınsız dünyanın erkek toplumları, en küçük bir kuşkuda kadınlarını bıçakla delik deşik edip doğradılar. Tıpkı Türk filmleride olduğu gibi.. Yeşilçam filmleri yüzünden çok kadın kanı akıtı bu ülkede..

Bu feci durumun değişmesi için ise; daha çok zaman var, birkaç kuşak daha kadınları delik deşik edip doğramaya devam edecek; televizyon haber bültenleri ile gazete manşetlerine yaansıyan haberler bu durumu çok daha gerçekçi biçimde gözler önüne seriyor.

Başta kadın örgütleri ile topyekün sivil toplum örgütleri ile siyasiler kadına uygulanan şiddete son verilmesi için çaba harcıyorlar ama aynı siyasileri parlamentoda birbirlerinin ümmüğüne çökümeye devam ederlerken izliyoruz canlı yayınlarda..

Türk sineması ne zaman evrensel ölçekte bir film çeker de kadın oyuncusuna fahişe rolü vermez ise; işte o zaman kadına şiddetin yerini, kadına "güven duygusu" alacaktır. Bu duruma erişilme için de tv dizi yapımcıları ile film yapımcılarının senaristlere kadına saygın roller verilen senaryolar sipariş etmeleri gerekiyor ki; buna da bizdeki yapımcıların bütçeleri el vermez.

Bu feci durumun toplumda uyandırdığı "algı çarpıklığı" nedeniyle eskort kızlar ile daha marjinal uygulamalarda istikbal arayışına yönelen genç kızların durumunu ele almak var ama işin o yüzü çok daha ezer toplumu. Türkiye gerçeğinin bu yüzü de şimdilik eksik kalsın. Bilenler biliyor zaten üniversitede eğitim görürüken bir yandan da eskortluk yapan kızların öykülerini...

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük