Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Zeus'un oğlu

info@haberdukkani.com 07 Şubat 2010 Pazar

Firavun hanedanlarından sonra, tarih sahnesinde ortaya çıkan ikinci büyük ve sonsuz ihtiras, Aristo'nun öğrencisi genç Makedonyalı Büyük İskender; olağanüstü zaferler kazanıp fetihler gerçekleştirmiş, "Global Devlet" kurmaya çalışmış ve kendisinden sonra gelenlere ilham kaynağı olmuştur.
 
Eğitmeni Aristo'dan bilim, coğrafya, felsefe, gizli bilimler ve tarih dersleri alarak yetişen Büyük İskender, hocasının siyasetle ilgili görüşlerini benimsememişti. M. Ö. 336 yılında tahta çıkan genç İskender, Helenistik Çağı başlatıyordu. M. Ö. 334'de Çanakkale Boğazı'nı geçerek Küçük Asya'nın hakimi olmuştu. Burada Sinoplu Diyojen([1]) ile karşılaşmış, onunla başbaşa yaptığı çok gizli görüşmenin tam 4,5 saat sürdüğü ve içeriği hakkında hiç kimsenin bilgi sahibi olamadığı literatür kayıtlarına geçmiştir.

İskender'in bu görüşmenin etkisi altında kalarak, Hindistan'a değin uzanan fetih rotasını saptadığına karar verilir. Doğu Akdeniz'i bir çember içine almayı planlayan İskender, Suriye kıyılarını egemenliği altına alarak ([2])Kudüs'ü fethetmiş, hemen ardından Mısır'ı istila etmişti. Libya çölünde ilerleyip Amon Vahası'na ulaşınca, burada kendisini Zeus'un oğlu ilan etmişti!... (İlginç bir benzerliktir; Firavun Ra'nın, İsa da Tanrı'nın oğlu olduğunu ileri sürmüşlerdir)

İskender, Nil'i takip ederek geri dönüp İskenderiye kentini kurmuştu. Bu kent, Helenistik Çağ'ın en ilgi çeken kenti olmuştu. Babil'i istila eden İskender'in fetih rotasının doğal koşulları güçleşmeye başlamıştı, M. Ö. 323'de günümüzde Bias olarak bilinen yere vardığında, yorgun düşen askerlerinin durumunu gözönüne alarak, İndus Nehri'ne doğru indi. Hindistan'ın bir bölümünü işgal etmişti ki; (M. Ö.) 13 Haziran 323'de, hastalanarak aniden öldüğünde 32 yaşındaydı.

Hindistan'da Beas nehrini geçmeye uğraşırlarken İskender askerlerine, "Haydi gidelim!" diye başırmıştı. Yorgunluktan bitik askerleri, "Hayır!" diye, karşılık verince; Büyük İskender, o noktada bir hiç olduğunun farkına varmıştı.

Ordusu, en sonunda onun amacının tüm Dünya'yı fethetmek olduğunu anlamıştı. Askerler, bunu istemiyorlardı. Onlar, savaşmaktan bıkmış, yorgun düşmüşlerdi ve artık rahat bir yaşam sürdürebilmek istiyorlardı. İskender'in genç yaşta ölmesinin nedeni olarak askerlerinin onunla aynı amaç çevresinde birleşmemiş oluşu gösterilir.

Büyük İskender, öldüğünde, o güne değin uygarlık tarihinde en çok insan öldüren adamdı. Savaşlarda düşmanlarının üzerine kireç attıran İskender, 'kimyasal savaş'ın öncüleri arasında yer almıştı.

Makedonya ve Yunanistan'da insanlar orantılı vücutlara sahipti, iri adaleli insan yoktu; erkeklerden iri adalelere sahip olmaları İskender döneminde görülmeye başlanmıştı. Makedonyalı Büyük İskender, 'karma bir ulus' yaratmaya çalışmış, Helen ve Helen olmayan topluluklardan oluşturduğu ordusuyla bir "Dünya Egemenliği" kurmak istemişti. Günümüzde iskambil kağıtlarında 'Sinek Papazı' olarak yaşatılmaktadır..

Makedonyalı bir Prens olan Büyük İskender'in babası II. Philip, Yunanlılar'ı öldürmüş, annesi Olympias kocasının bir başka kadından dünyaya gelen küçük çocuğunu ateşte canlı canlı kızartmıştı. Büyük İskender, ergenlik çağlarında astronomi öğretmenini öldürerek genetik özelliğini sergilemişti.

İskender'in hiç kimsenin çözmeyi başaramadığı "Gordion Düğüm"ünü çözemeyince kılıcıyla kestiği için Dünya'yı fethettiği efsanesine inanılırsa da bu yalnızca bir efsanedir. Ama Pers savaşında, 15 bin Persli'yi kılıçtan geçirdiği kesin bir gerçektir.

Büyük İskender'in büyüklüğü biraz da abartılmış bir büyüklüktür. Makedonya tahtına geçtiğinde Dünya'yı fethetmek için toplayıp yola koyulduğu ordusunun toplam asker sayısı, 35 bindir. Bu orduyla katettiği toplam yol 11 bin mil. İskender'in kazandığı zaferlerin sonucunda Yunan kültür ve ticareti Mısır'dan başlayıp Asya'nın Hindistan içlerine kadar yayılabilmiştir.

İskender, çok küçük yaştan başlayarak akademide aldığı üst düzeyde eğitim sayesinde gizli ilimler olarak adlandırılan Okültizm, Alşimizm ve Hermetik sırlardan yola çıkarak; rotasını çizip fetih alanlarını daha yolun başında belirlemişti.

Çağının en büyük filozoflarından akademik düzeyde bilgi edinen, Avrupa kültür birikiminin yanısıra; Antik Mısır'ın Hermetik kültür ve teknolojisi hakkında derinlemesine bilgi sahibi olan Büyük İskender, bu sayede çok genç yaşında çıktığı fetih yolculuğunda büyük başarılara imza atabilmişti.

Şu bir gerçekti ki; Yunan Kültürü olarak adlandırılan ve Mitolojide genişçe yer alan bilgi ve anlatımlar; Antik Mısır'a ait teknoloji ve kültür birikimleri, Hermetik temeller üzerinde yükseltilmişti. Bu durumda "Yunan Kültürü" diye bir şey olmadığını dile getirmek hiç de yanlış olmaz.

Solon, Pisagor, Sokrat, Eflatun, Aristo ve Homer gibi Yunanlılar, bilgilerinin kaynağını Antik Mısır'dan (M. Ö. I yüzyıl) almışlardı. Eski Mısır'ı ziyaret eden Yunanlılar arasında; Orpheus, Homer, Pisagor ve Solon bulunuyordu.

Yunan uygarlığı Mitolojik, Antik Mısır Uygarlığı ise tarihseldir.

Antik Mısır dini inançlarında, "Ebedi Geri Dönüş"e inanılırdı. Bu inancın tüm semavi dinlerde yer alması dikkate değerdir.

Makedonyalı Büyük İskender'in fetih rotası da oldukça ilginçti:

Balkanlar, Anadolu, Ortadoğu, Mısır ve Hindistan.. Bu rota üzerindeki iklimlerde yeşermişti tüm semavi dinler. Ve bu rota üzerinde ayak izlerine rastlanıyordu "Zaman Yolcuları"nın... Okültizm ve Hermetizm'in çok gizli sırlarının bu rota üzerinde seyreden başka boyutların "Zaman Yolcuları"nın ilkel insanlığa yardımları olduğunun çok ciddi kanıtlarına her geçen gün yenileri ekleniyordu...

Türkiye'de de vizyona giren Büyük İskender filmi, çok çabuk belden aşağı indi ve İskender'in eşcinselliği ön plana çıkıverdi. Oysa, üzerinde düşünülmesi ve kafa yorulması gereken konu; çok uluslu/çok inançlı ve tek devlet prensibinin Büyük İskender filmiyle oluşturulması amaçlanan örtülü bir kültür çalışması gerçeği oluşudur.

Filmin Büyük İskender karakterini canlandıran aktör, askerlerini "özgür savaşaçlar" olarak tanımlarken, Pers ordusunun askerlerini Kralları istediği için ölüme giden "köleler" olarak yorumlamakta ve dünyaya özgürlük getirdiğini savunmaktadır.. İlginçtir; ABD Başkanı Bush, Irak Savaşı'nı başlatırken "Irak halkına özgürlük götürüyoruz" demişti.

Günümüz ABD'sinin rotası ile vizyondaki film Büyük İskender'in rotasının da aynı oluşu dikkatlerden kaçmamalıdır. Geçmişte İskender'in öğretmeni Aristo'nun yanlış bilgilerini düzelten, akıl hocası Diyojen olmuştu. W. Bush'un öğretmeni Rumsfeld'in yanlışlarını düzeltebilecek ve ona akıl hocalığı yapabilecek bir Diyojen'i yoktu.

Özetle İskender'in rotası 21. yüzyılda ABD'nin rotasıdır. Bu gerçek bilinsin istedim..

________________________________________
[1] DİYOJEN: Yunan kökenli Sinoplu filozof. M. Ö. 404-323 yılları arasında yaşamış Antishenes'in en ünlü öğrencidir. Diyojen -Diogenes-'e göre, erdem en yüce iyiliktir. Bilim, ün ve zenginlik gibi şeylerin hor görülmesi gereken sahte iyilikler olduğunu ileri sürmüştür. Toplumsal değer yargılarını ve kurallarını geçersiz saymak ve bunlara karşı doğayı öne sürmek gerektiğini savunmuştur. Diyojen'den geriye yazılı belge kalmamıştır. İlkel bulduğu insanları çok küçümsemesiyle ve hiçe saymasıyla da tarihte bir örnek teşkil etmiştir. Büyük İskender'le yaptığı konuşma büyük bir merak konusu ve sır olarak kalmıştır. Bilinen tek şey, 4,5 saatlik bu görüşmede İskender'i eğitmeni Aristo'dan bile daha çok etkilediğidir. Diyojen hakkında bilinmeyen bir gerçek, yamyamlığı ve ensest ilişkiyi savunan oyunlar yazmış olmasıdır.

[2] KUDÜS: Hititler tarafından kurulmuştu.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük