Kelepirci 60
Ümit OĞUZTAN
Ümit Oğuztan

Zümrüd-ü Anka ve Kartalın yeniden doğuşu

info@haberdukkani.com 30 Nisan 2018 Pazartesi

ZÜMRÜD-Ü ANKA KUŞU

Eski fakat çok bilinen bir Fars mitolojisi yandıktan sonra küllerinde yenide doğan Zümrüd-ü Anka Kuşu'nu anlatmaktadır. İslâm terminolojisinde "Huma Kuşu" olarak da anılan Zümrüd-ü Anka Kuşu, Yunan mitolojisinde "Feniks" olarak anılmaktadır.

Mitolojinin aktardığına göre, Zümrüd-ü Anka/Simurg, kuşların bilge hükümdarıdır. Herşeyi bilen kuşların efendisi Anka, etekleri bulutların üzerinde olan Kaf Dağı'nın zirvesindeki "Bilgi Ağacı"nın dalları arasındaki yuvasında yaşamaktadır.
Efsaneye göre dünyadaki bütün kuşlar Anka'ya inanmaktadırlar ve onun bir gün gelip kendilerini kurtaracağına inanmaktadırlar. Fakat Anka/Simurg bir türlü çıkıp gelmeyince, kuşlar onun varlığından kuşkuya düşmüşler, giderek umutlarını da yitirmişlerdir. Günlerden bir gün uzak diyarlardan dünyaya gelen bir kuş sürüsü, Anka/Simurg'un kanadından bir tüy bulmuşlardır.  Dünyadaki tüm kuşlar tam da onun varlığından umudu kesmişlerken, gelişen bu olay sonrasında toplanan kuşlar Anka/Sigmurg'un huzuruna çıkıp yardım isteme kararı alırlar.

Dünyada yaşayan bütün kuşlar hep birlikte Zümrüd-ü Anka/Sigmur Kuşu'nun yaşadığı Kaf Dağı'nın zirvesine ulaşmak için havalanırlar. Ne var ki, etekleri bulutların üzerindeki Kaf Dağı'na ulaşabilmek için yedi "dipsiz vadi"yi aşmak gerekmektedir. Günlerce kanat çırpmaktan yorulanlar düşmeye başlarken, bir kısmı da vazgeçerler. Bülbül, aşkının hasretine dayanamayacağını söyleyerek geri dönerken, papağan tüylerinin harap olduğunu baha eder, Baykuş yaşadığı yıkıntıları özlediği için, Balıkçıl kuşu ise bataklığı özlediğinden geri dönmüştür. Yola devam eden kuşların sayıları giderek azalırken, altıncı dipsiz vadi olan "şaşkınlık" ve yedinci dipsiz vadi olan "yok oluş"a ulaşıldığında hemen hemen bütün kuşlar umutlarını yitirmişlerdir. Kaf Dağı'nın zirvesine sadece 30 kuş varabilmiştir.

Zümrüd-ü Anka/Simurg Kuşu'nun "Bilgi Ağacı"ndaki yuvasına ulaştıklarında öğrenilerdir ki; "Si" 30, "murg" ise; kuş demektir. Meğerse, Kaf Dağı'nın zirvesinde bulunan Bilgi Ağacı'nın dallarında yuvası bulunan Zümrüd-ü Anka Kuşu, oraya ulaşabilen 30 kuşmuş.
Bu bilinen Fars kökenli mitolojik ünlü Zümrüd-ü Anka Kuşu'nun öğretici öyküsünün özetidir. Şimdi bir de pek bilinmeyen ve yaşanmakta olan bir başka bilgilendirici öyküyü aktarmakta yarar görüyoruz.

KARTAL'IN YENİDEN DOĞUŞU

Kartal, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. Yetmiş yıla kadar yaşayan kartallar olduğu bilinmektedir. Ancak, bu yaşa ulaşabilmek için, kırklı yaşlardayken çok ciddi ve zor bir karar almak zorundadır.

Kartalın yaşı 40'a dayandığında pençeleri esnekliğini yitirip sertleştiğinden, beslenmesini sağlayan avlarını yakalayıp tutamaz hale gelir. Gagası uzayıp göğsüne doğru kıvrılır. Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır. Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır. İşte bu noktada kartalın bir karar vermesi, iki seçenekten birisini tercih etmesi gerekir; ya ölümü seçip bir kenarda bekleyecek ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. Bu yönde karar verirse, kartal bir dağın zirvesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır.

Uygun yeri bulduktan sonra, kartal gagasını sert darbelerle kayaya vurmaya başlar. En sonunda gagası yerinden sökülüp düşer. Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra, bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söküp çıkartır. Yeni pençeleri çıkınca bu kez de kanatlarının eski tüylerini yolmaya başlar. Beş ay sonra kendisine yirmi ya da daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur "Yeniden Doğuş Uçuşu"na hazır duruma gelir.

Her iki öykü de insan aklı için yeteri kadar öğreticidir. Her zaman ve her koşulda yeniden doğmak imkânsız değildir. Hepimiz yaşamımızda tekrar tekrar "yeniden doğuş" süreci yaşamak zorunda kalabiliriz. Başarı uçuşunu sürdürmek için bizlere acı veren eski alışkanlıklarımız, geleneklerimiz ve anılarımızdan kurtulmak zorundayız. Ancak geçmişin gereksiz safrasından kurtulduğumuzda, deneyimlerimizden yararlanarak, yeniden doğuşumuzun getireceği olağanüstü sonuçlardan tam olarak yararlanabiliriz. Gelişim, değişim ve dönüşüm kendi dinamiği içinde yer alan en keskin gerçektir.

Artık sizler de yandıktan sonra küllerinden yeniden doğan Zümrüd-ü Anka Kuşu efsanesi ile Kartal'ın yeniden doğuş gerçekliğinin öykülerini biliyorsunuz.

Ümit Oğuztan

TÜM YAZILARI

Haber Dükkanı büyük